⛄ Ahmed Er Rufai Ilahisi Sözleri
YARATILANISEVERİZ YARATANDAN ÖTÜRÜ. 11 Aralık 2019 Çarşamba / No Comments. aşk sözleri, yunus emre hayatı, altın sözler, insanlık, sevgi sözleri, sözharmanı, yaratılanı severiz yaratandan ötürü anlamı, yaratılanı severiz Gönderen Söz Harmanı zaman: Çarşamba, Aralık 11, 2019 0 yorum.
Mürşîdi kâmil doğru yol gösterici, terbiye edici, hâl ile eğitici gerçek rehberlerdir. Onlar, nefsini her türlü kötülüklerden arındırmış, mutmaine makamına ulaşmış, zamanın tasarruf sahibi, Hak’kın sıfatları ile sıfatlanmış insanı kâmillerdir. Mürşîd-i kâmil, nefisleri irşada ve ıslaha me’mur olup
İlahibir ihsan olan bu kitaptaki tüm kelimeler, onun kalbine Hak tarafından gelmiştir. Zira Abdülkâdir Geylânî Hazretleri şu sözleri, eserin mukaddimesinde Fütuhu'l Gayb için söylemiştir: "Bu kitap, ilahi bir ihsandır. Bütün kelimeleri kalbime Hak tarafından gelmiştir. Sözlerde benim hiçbir hakkım yoktur. Hepsi hikmettir
Dünyâçürük bir cevizdir, onu uzaktan seyreyle. “Ceviz bak ne güzel!” dersin ama içi çürüktür. Alıp açtın mı içini canın sıkılır cevize benzer içi, yersin bozuktur ceviz zehir gibidir tükürürsün, uzaktan seyret. Onun için Cenâb-ı Peygamber: “Ed-dünyâ secenün mü’min, cennetü’l- kâfir” demiş. Dünyâ, hakiki mü’min için “secen”dir bir nev
Ahmeder-Rifâi Alıntıları - Sözleri - dünyayı muhtaç gördüğüm için, nesi varsa hepsini kendisine verdim. ( Delillerle Marifet Yolu) Kul, Rabbine itaat ettiği zaman marifet pınarının suyundan içmekle nasiplendirilir. Allah onun dilini marifetle konuşturur. Kul, itaati terk ettiğinde ise Allah, marifetini geri almaz.
Durbak burda Geeflow Musab. Anlatır Hâk kitap yalan ve hakikat. Cabası tarikat Âllah hu Âllah. Sana yobaz derler böyle olmaz derler. Onlar gibi düşünmedikçe çoban derler. Biz müslümanız düşüncemiz hüsnüzandır. Bak istediğin güçle saldır biz Rabb’e müptelâyız. İşimde Âllah dilimde Âllah zikrimde Âllah fikrimde
Tıklayınve râh kelimesinin Türkçe - Osmanlıca sözlükte anlamını okuyun. ishak aleyhisselam / ishâk aleyhisselâm Şam ve Filistin ahâlisine (halkına) gönderilen peygamberlerden. İbrâhim aleyhisselâmın ikinci oğlu olup, annesi hazret-i Sâre'dir. İbrâhim aleyhisselâmın dînini insanlara tebliğ etti. İsmi, Kur'ân-ı kerîmde on yedi yerde bildirilmiştir.https://www
Buhadisenin ask ve muhabbetinden Rufai bir sesle: - Benim üzerimi çigneyin, deyince, Orada bulunan Gavs-ul Azam Abdülkadir Geylani Hz.leri: - Ya Ahmed Rufai! Allah'a dua et, yolunun delili olsun der. Rufai Hz.leri hemen ellerini semaya açar, Cenab-i Zül Celal Hz.lerine söyle dua eder: “ Ya Rabbi!
DerQutb Sheikh Ahmad Rifai wurde 1118 in Basra geboren und starb 1181 in Wast. Er ist ein Nachkomme des Propheten Mohammed und verwandt mit dem ebenfalls bekannten Qutb Sheikh Abd al-Qadir al-Dschilani. Sheikh Sayyid Ahmad ar Rifai ging zur Pilgerfahrt mit Sheikh Sayyid Abdulkadir Jilani und 50.000 Schüler nach Medina zum Grab des Propheten Muhammad.
4BRUa. KÜNYE YAYIN İLKELERİ YASAL UYARI ARA İLETİŞİM BİYOGRAFİ Güncel - Son Dakika Haber Din adamı Ahmed er-Rifâi hayatı araştırılıyor. Peki Ahmed er-Rifâi kimdir? Ahmed er-Rifâi aslen nerelidir? Ahmed er-Rifâi ne zaman, nerede doğdu? Ahmed er-Rifâi hayatta mı? İşte Ahmed er-Rifâi hayatı... Ahmed er-Rifâi yaşıyor mu? Ahmed er-Rifâi ne zaman, nerede öldü? Din adamı Ahmed er-Rifâi edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Ahmed er-Rifâi hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Ahmed er-Rifâi hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Ahmed er-Rifâi hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Tam / Gerçek Adı Es-Seyyid Ahmed er-RifâiDoğum Tarihi 1118Doğum Yeri Basra, IrakÖlüm Tarihi 1182Ölüm Yeri Vasit, IrakAhmed er-Rifâi kimdir?Ahmed er-Rifâi Kitapları - EserleriOnların AlemiAşıkların BaharıKurtarıcı ÖğütlerAhmed Er Rufai'den VaazlarHakikat Ehlinin Manevi HalleriMarifet YoluSohbet MeclisleriDelillerle Marifet YoluKorunmuş SırAhmed er-Rifâi Alıntıları - Sözleri- dünyayı muhtaç gördüğüm için, nesi varsa hepsini kendisine verdim. Delillerle Marifet YoluKul, Rabbine itaat ettiği zaman marifet pınarının suyundan içmekle nasiplendirilir. Allah onun dilini marifetle konuşturur. Kul, itaati terk ettiğinde ise Allah, marifetini geri almaz. Kulu, ona hasret kalsın ve türlü sıkıntılarla imtihan olsun diyerek marifeti kalbinde bırakır. Fakat onun dili, artık marifetle konuşamaz olur... Hakikat Ehlinin Manevi HalleriHerşeyi isteyen hepsini kaçırır Marifet Yoluİş sandığınız gibi,yün cübbesi,taç ve elbise giymekten ibaret değildir. Asıl hüner,hüzün cübbesini,doğruluk tacını,tevekkül elbisesini giyebilmekte... Ahmed Er Rufai'den Vaazlar- her gün önümüzden ve arkamızdan ölüm meleği "nerede olursanız olun ölüm size ulaşır" fermanını haykırıyor. kabirlerimizin karanlık çukurları cesedlerimizi bekliyor. biz hâlâ gaflet çukurlarında ve şehvet bataklıklarındayız.. Delillerle Marifet YoluKul, Allah'ın emrine âmâde olursa, her şey de onun emrine âmâde olur... Hakikat Ehlinin Manevi Halleriİmanın hakkı da lisan ile söylemek, kalp ile tasdik etmektir. Kurtarıcı ÖğütlerŞükür, nimeti vereni görmektir, nimeti değil. Kurtarıcı ÖğütlerAllah Teâlâ , ilahî sırlarını ariflerin kalbinde saklar... Onların kalpleri, ilahî nazarın mahallidir... Hakikat Ehlinin Manevi HalleriAkıllı kişilerin bütün amelleri Allah içindir Marifet YoluGafil kimse ancak ölümden sonra, kendisine şu hitap söylendiğinde hakikati görür “Sen bu konuda tam bir gaflet içindeydin, artık gözünden perdeni kaldırdık, şimdi gözün keskindir” Kâf 50/22 Gaflet ehli bunu duyunca şöyle der “Rabbimiz! Gördük ve işittik; bizi geri gönder de salih amel işleyelim" Secde 32/12. “Yapmış olduklarımızdan tamamen başka ameller, salih ameller işleyelim” Fâtır 35/37. Bunun üzerine kendisine şu hitap gelir "Sen bu konuda tam bir gaflet içindeydin, artık gözünden perdeni kaldırdık, şimdi gözün keskindir" Kâf 50/22. Aşıkların BaharıDüşünce ibreti doğurursa o fikir, vaiz ve hikmet olur. İbadetleri tefekkürden sonra sağlam bir temele, amellerden sonra da ahlâkı doğru bir yola dayandırınız. Bunların hepsini de hâlis niyetlerle süsleyiniz. Cömertlik halatlarına tutununuz, çünkü cömertlik zühdün alâmetlerindendir. Hatta ben derim ki zühdün kapısıdır. Bunun da ötesinde cömert kişi, samimi olup serveti arttıkça cömertlik zühdün tamamı olur. Züht ise Allah'a varmak isteyenlerin attıkları adımlarının ilkidir. Kurtarıcı Öğütlerİç âlem, celâl ve cemâlin nuruyla aydınlanır... Hakikat Ehlinin Manevi HalleriKendi nefsinin nasihatçisi olmayana başkalarının vaaz ve nasihati fayda vermez. Kalbi gafil olan bir kimseye nasihat nasıl fayda versin? Aşıkların BaharıAllah Teâlâ, sizin rızkınıza kefil oldu. Siz ise onu elde etmek için hileye başvurdunuz. Allah Teâlâ cennete gireceğine dair hiç kimseye kefil olmamışken, sizler bu dünyada cennetle müjdelenmiş kimseler gibi davranıyorsunuz. Vakitlerinizi eğlence ve Cenâb-ı Hakk'ı unutmakla zayi ettiniz. Günlerinizi gaflet ve günahlarla geçirdiniz. Şakalarınız, kıyamet gününün pişmanlığından emin olmuş kimsenin şakaları gibi! Eğlenceniz, kıyamet gününü hiç duymamış birinin eğlencesi gibidir! Sanki kabirlere bakmıyor, orada konaklamış olanlardan ibret almıyorsunuz. Sizden önce göçüp gitmiş babalarınız ve dedeleriniz neredeler? Sizden daha fazla mal toplayanlar neredeler? Sizden daha fazla cehalet yüklenmiş olanlar neredeler? Allah'ı inkâr mı ediyorsunuz, ya da O'na karşı büyüklük mü taslıyorsunuz? Aşıkların BaharıUzlet ve halvete girdiğinizde, menfaat gözetmeyerek onları temiz tutunuz. Uzlet ve halvet, tamahı açgözlülük terk ederek dünya bağlılarından uzaklaşmak; kişi, cismi ile halk arasında olsa da kalben insanlara karışmamasıdır. Kurtarıcı Öğütler-Dostum yârin ile aran nasıl? -O'nu bildigim andan beri, bir an olsun O'ndan uzak kalamaz oldum. -O'nu ne zamandır biliyorsun? O'nun marifetine ereli ne kadar zaman oldu? -Adım mecnunlar arasına karıştığından beri! Onların Alemi"edna"en yakın demektir,dünya da "Dünüv"kökünden gelme bir isim olup kula pek yakın olmasından dolayı bu isimle adlandırılmıştır. Ahmed Er Rufai'den Vaazlar- seven, sevdiğinin düşmanından uzaklaşmadıkça sevgilisine yaklaşmış olamaz.. Delillerle Marifet Yolu''Hikmet, sıddîkların delilidir.'' Hakikat Ehlinin Manevi Halleri © 2004-2022 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur. ile bir bağlantı kurulamaz, site sorumlu değildir.
İçeriğe atla İntisabım ta ezelden İntisabım ta ezelden Rufai klasikleri / İlahi – Tasavvuf Musikisi. Enes Atlığ İntisabım ta ezelden ilahi sözleri İntisabım ta ezelden dir Cenab-ı Ahmed’e, Varis-i sırr-ı nebi sultan-ı gavs-i emcede, N’ola böyle fahredersem essala aşıklara, Ahmediyem, Ahmediyem, Ahmediyem, Ahmedi. İntisabım Ta Ezelden KUTB-ÜL AKTÂB Seyyid Ahmed Er Rufai Rifâî Tarikatı’nın kurucusu, piri, büyük mutasavvıf Seyyid Ahmed er-Rifâi kuddise Sirruhu, 512-578/118-1182 yılları arasında yaşamıştır. Neseb-i Şerifleri İmam Hüseyin bin Ali ra ya vasıl olur. Ahmed er Rifâî’nin Hazreti Hüseyin Radiyallahu Anh soyundan gelen bir SEYYİD olduğunda bütün kaynaklar birleşir. Babası Seyyid Ali, Annesi ise Ebu Eyyûb el Ensarî’nin torunlarından Fatıma el Ensarî’dir. İlk eşi Hatice binti Ebi Bekir el Vasıt- en Neccavi’den Fatıma ve Zeynep adlı iki kızı olmuş, eşinin vefatından sonra evlendiği ikinci eşi Rabia’dan sonra Salih isminde bir oğlu olmuş ve küçük yaşta vefat etmiştir. Nesli iki kızı ile devam etmiştir. Fatıma’dan İbrahim Azeb 609 ve Ahmed-el Ahdar 645 adlıdevrainde meşhur olan iki Sûfî, Zeyneb’den ise ikisi kız, altısı erkek torunları olmuştur. Bunlardan İzzeddin AHMED Sayyad 574–670 Rurâîye’nin Sayyadiye kolunun kurucusu olup, Rifâî Tarikatının İslâm âlemine yayılmasında tesiri olmuştur. Ahmed-er Rifâi, Şeyh Aliyyül Vasıtî Kuddise Sirruhu’dan hem icazet aldı, hem de hırka giydi. Vasıtî Onun için “Herkes üstadıyla, ben ise talebem Rifâi ile iftihar ederim” demiştir. Eserleri el-Hikemü’r Rufaiyye en-Nizamü’l-Has li-Ehli’l-İhtisas Hadis-i Erbain Şerhi el-Burhanü’l-Müeyyed el-Mecalisü’s-Seniyye el-Eş’ar el-Ahzab ve’l-Evrad Mecalis-i Ahmediyye Kitabü’l Hikem Ahzabu’r Rufaiyye es-Sıratu’l-Müstakim er-Rivaye et-Tarik İlallah el-Akaidü’r-Rufaiyye Şerhü Tenbih Tefsirü Sureti’l Kadir Rahiku’l Kevser Bahçe fi’l Fıkh alıntıdır Telif Hakkı © 2022 Enes Atlığ — GoDaddytarafından tasarlanan Mins WordPress teması
A Sultanım A Sultanım sen var ikenYa ben kime yalvarayım Ya HUAllah Allah Hüve Rabbüna Rahmaniİrham bi fazli Şeyhina Geylaniİsmin gani Settar ikenYa ben kime yalvarayım Ya HUAllah Allah Hüve Rabbüna Rahmaniİrham bi fazli Şeyhina GeylaniYunusu bi nuş eyleyenYa ben kime yalvarayım Ya HUAllah Allah Hüve Rabbüna Rahmaniİrham bi fazli Şeyhina GeylaniTürlü derde huş eyleyenYa ben kime yalvarayım Ya HUYunus Emre Abdülkadir Geylani Abdülkadir el-Geylani züt'tasrifi fi'l-ekvaniYa mevlaye ferda anhü rıdvanen'ala rıdvanıEl kutbül veliyyül-enceb ve'l-gavsüt-tırazül mezhebÜdhul ila hımahü veşreb min hamri's-safa fil haniEl-bazül-aliyyül-eşheb el-gavsüt-tırazül-müshebÜdhul ila himahü veşreb min hamris-bafa fil-haniNadeynahu cüd aleyna şahedna lehü bürhanaVezedna bihi iykana cellellahü zül-insaniYa hadiye'l-matahaya kıf bi inni da'a min kalbiNadi ya hudater-rekbi rüddühü ala vel-haniAhbabi siluni atfen ve'skuni ledeyküm haffenVellahi eta fil-hani ma yedri heva escaniYa Rabbi bi Muhyedini velali me-at-temkiniAtfen li-behaeddini el abdüd daifül fani Açan Çiçeklere Meyva Açan çiçeklere meyvaVerilmiyor MuhammedsizHaktan gelen derde devaBulunmuyor MuhammedsizÇok meşgul ol Kur-an ileSeherlerde figan ileSon nefeste iman ileÖlünmüyor MuhammedsizFakir kulun sana asiSilinmez kalbimin pasıGönüllerde Allah aşkıBulunmuyor MuhammedsizBana senden vazgeç derlerGeçmek kolay olmuyor kiHaktan inen uçurumlarGeçilmiyor MuhammedsizSon ikramdır CemalullahAğlayanlar görür vallahÇünkü böyle diyor AllahGörülmüyor MuhammedsizYunus Emre Açıldı Göklerin Babı Muhammed ahsen-i hulk ile nebîlere bir taç olduBu aşk ile yanıp, kalbinden mâlâyâ'ni ihraç olduAçıldı göklerin bâbı, O Hazrete minhac olduÂnın çün davet-i Mevlâ Muhammed'e mirâç olduÂnın çün gökleri geçti, huzura ilaç olduŞefaat kıl Yâ Resülullah...Beden rahatını gece kendisine çok az ettiGöz yaşı ile Mevlâsına çok niyaz ettiAllah Allah, Allah Allah diye bazen coşkulu avaz ettiÂnın çün davet-i Mevlâ Muhammed'e miraç olduAlıp Cibril sidreye götürdü ancakDedi Cibril; yanarım Yâ MuhammedBen daha yürürsem bir parmakMuhammed dedi; yanayım benGerek aşıklara yanmakSarıldı refref-i aşka olur mu hiç yolda kalmakÂnın çün davet-i Mevlâ Muhammed'e miraç olduÂnın çün gökleri geçti huzura o ilaç olduŞefaat kıl Yâ Resülullah..Sebilci Hüseyin Efendi Affet İsyanım Benim Affet isyanım benimHalim yaman Allah’ımRef et isyanım benimMedet Aman Allah’ımHalim yaman sultanımDefterim dolu siyahAmelim tekmil günahSensin kuluna felahMedet Aman AllahımHalim yaman sultanımÜmmet et habibineGönüller tabibineRahmeyle garibineMedet Aman AllahımHalim yaman sultanımAşıki azad eyleCemalinle şad eyleKulum diye yad eyleMedet Aman AllahımHalim yaman sultanımMuzaffer Ozak Ağla Gözüm Ağla Ağla gözüm ağlaGülmezem gayrıHay HayGönül dosta giderGelmezem gayrıNe gam bu dünyadaBin kez ölürsemHay HayAnda ölüm olmazÖlmezem gayrıTatlı canım yansınAşkın odunaHay HayAksın kanlı yaşımSilmezem gayrıBeni irşad edenMürşidi kamilHay HayYeter bir el dahiAlmazam gayrıYunus bunu söylerAşkın dilinle Hay HayGerçek aşık isenÖlmezem gayrıYunus Emre Ağla Matemdir Muharremdir Bugün Ey şehid-i Kerbela’ya ağlayanAğla, mâtemdir Muharrem'dir bugünÂteş-i hasretle sine dağlayanAğla, mâtemdir Muharrem'dir bugünİnle mâtemdir Muharrem'dir bugünEy “Sezâî” bilmiş ol Şâh-ı HüseynCümleye sevmektir anı farz-ı aynŞeksiz ehlullaha oldu nuri aynAğla, mâtemdir Muharrem'dir bugünİnle, mâtemdir Muharrem'dir bugünHasan Sezai Efendi Ağlatma Dervişleri Tez Gel Efendim Yine arzuladım Sultanım seniAğlatma fakiri tez gel efendimAteşlere atıp yandırma beniAğlatma fakiri tez gel efendimAğlatma dervişleri tez gel SultanımBu acizi mahsun koydun gurbetteNeyim vardı senden gayrı dünyadaFazla düşürme gelde ahu feryataAğlatma fakiri tez gel EfendimAğlatma dervişleri tez gel SultanımHayli oldu sen buradan gideliVarsın şadan olsun Nevşehir iliBütün kardeşlerim bekliyor yolunAğlatma fakiri tez gel EfendimAğlatma dervişleri tez gel SultanımBu güzel Nevşehir nur ile dolsunOrdaki dervişler bahtiyar olsunOrdaki kardeşler bahtiyar olsunYol ver Zül-Celal'im Sultanım gelsinAğlatma fakiri tez gel EfendimAğlatma dervişleri tez gel Sultanımİstanbulu metheyledi Peygamberİçinde toplanmış nice Mürşid varİçinde toplanmış Sultanımda varGecem hayal oldu günüm ahu zarAğlatma fakiri tez gel EfendimAğlatma dervişleri tez gel SultanımGördümki rüyamda Sultanım geldiAşkın zincirini boynuma saldıSeninle gidenler hep geri geldiAğlatma fakiri tez gel EfendimAğlatma dervişleri tez gel SultanımÇok ağladım seni göreyim diyeDuan himmetini alayım diyeRabbim n'olur bizi mahrum eylemeBekliyom yolunu tez gel EfendimBekliyom yolunu tez gel Sultanım Akil Olan Zikreder Akil olan zikrederHer haline şükrederCümle mahluk zikrederLa İlahe İllallahLa mevcude İllallahLa maksude İllallahLa mabude İllallahLa İlahe İllallahHelal lokma yiyelimMevlayı zikredelimAllah Allah diyelimLa İlahe İllallahYaşlar aksın gözümdenNur parlasın yüzündenGayrı çıksın özümdenLa İlahe İllallahGaflet günah arttırırHer masiva tartılırAllah diyen kurtulurLa İlahe İllallah Al Gönlümü Senden Yana Ey cümle halkın maksûduAl gönlümü senden yanaEy külli şey’in mevcuduAl gönlümü senden yanaBudur yüreğim yâresiGitmedi yüzüm kâresiEy bîçâreler çâresiAl gönlümü senden yanaDâim sen ol dilde sözümSeni fikreylesün özümGayrıya bakmasın gözümAl gönlümü senden yanaMustafânın minnetineMurtazâ’nın himmetineŞol birliğin hürmetineAl gönlümü senden yanaÜmmi Sinân der YaradanGötür perdeyi aradanKurtar beni bu yaradanAl gönlümü senden yanaÜmmi Sinan Aldanma Dünya Varına Aldanma dünya varınaGel ey gönül gel ey gönülVer gönlünü AllahınaGel ey gönül gel ey gönülİsyanı cürmü eyleteBatılla hakkı eyle bakTevhidi gönle eyleteGel ey gönül gel ey gönülKuran hadis düstur sanaOl daima haktan yanaAllaha kıl hamdü senaGel ey gönül gel ey gönülZekai Dede Alemlere Rahmet Olarak Geldin Alemlere rahmet olarak geldinÜmmetine şefaat vaad eyledinGüzel ahlakı sen itmam eyledinSalat selam sana Ya RasulallahNe büyük şeref sana ümmet olmakGösterdiğin doğru yola koyulmakKur’ana sarılmak namaza durmakSenin öğündür Ya RasulallahDinimiz islamdır elhamdülillahCanımız fedadır fisebilillahGünahlarımız çoktur bi içtibahBizlere şefaat Ya RasulallahYunus Emre Ali Almış Sancağını Eline Ali almış sancağını elineÇekilip giderler mahşer yerineHasan'ı Hüseyin'i almış yanınaAh ümmetim diye ağlar MuhammedKıyâmet kopacak cânlar uyanırKâmil derviş mürşidine dayanırYüzün yere koymuş Hakk'a yalvarırAh Ümmetim diye ağlar MuhammedYunûs eydür gelin kadrin bilelimFırsat elde iken tevhîd edelimRûhu için çok salâvât verelimAh Ümmetim diye ağlar MuhammedYunus Emre Allah Eyvallah Hakdır Allah’ımMuhammed mahımAlidir şahım EfendimAllah EyvallahAliden hikmetVeliden himmetDervişten hizmet EfendimAllah EyvallahFatıma ZehraHatice KübraNur-i Kibriya EfendimAllah EyvallahAşka burhanımSırrı rahmanımDerde dermanım EfendimAllah eyvallahMünir-i kemterSizden ey serverİsteriz Kevser EfendimAllah eyvallahMünir Baba Allah Yolu Yektir Yek Allah yolu yektir yek La ilahe illallahO birdir bir tektir tek La ilahe illallahGelin gönül diliyle diyelim hep ya AllahRahimde o Rahmanda La ilahe illallahHu Hu Hu Allah Hu Hu Hu AllahHu Hu Hu Allah La ilahe illallahBinbir veren bir alan La ilahe illallahRabbimiz yüce Allah La ilahe illallahAlemleri yaratan can veren cümle kulaKainatın sahibi odur vallah ve billahHer şeyin halıkı o La ilahe illallahAllah yolu nurludur La ilahe illallahHep o yolda yürü dur La ilahe illallahEğer iki cihanın Aydın olsun istersenOna inan ve sığın La ilahe illallah Allahu Allah Ömrün yitirmiş viranemiyemAklın yitirmiş divanemiyemALLAHU ALLAH ALLAHU ALLAHALLAHU ALLAH ALLAHU ALLAHKanat vururum döner dururumYanar kururum pervanemiyemYaşlı gözlerim tutmaz dizlerimYolunu gözlerim mestanemiyemAşka Can feda olsa ne faydaAşk oku yayda kemanemiyemMuzaffer Ozak Allahümme Salli Allahümme Salli Alel MustafaBedi’ul Cemali Ve Bahril VefaVe Salli Aleyhi Kema YenbeğiEssadık Muhammed Aleyhisselam Alma Tenden Canımı Alma tenden canımıAman Allahım amanGörmeden cananımıAman Allahım amanAllah Allah Allah AllahAllah Allah HU HU HUİLLALLAH HUAşıkız MuhammedeOl resulu emcedeKoyma bizi firkateAman Allahım amanBir kez yüzün göreyimPayine yüz süreyimCanım anda vereyimAman Allahım amanYunus Emre Amel Odur Ki Amel o dur ki onda ola ihlasHulus olmayan amali nidersinİç ol zehri ki bal olsun sonundaSonunda zehr olan balı nidersinDerip dünyayı cem etme önündeSeninle kalmayan malı nidersinRiya ile bu halkı gör azıtmaO tacı hırkayı şanı nidersinKuru laf ile maksuduna girmeYürü hal ehli ol pani nidersinNiyazi isteyen hakkı bulurmuşGelin bir işte ihmali nidersinNiyazi Mısri Arşı Azâm Sallanır Arşı azam sallanır derviş Allah dedikçeLevhü kalem allanır derviş Allah dedikçeGelin Allah diyelim kalpten pası silelimAlemler seyredelim derviş Allah dedikçeNerde Tevhid edilir melekler saf saf gelirHepsi tekbir getirir derviş Allah dedikçeZikrullaha başladı ismi Celal hızlandıArşı Alâ sallandı derviş Allah dedikçeİner Hakkın Rahmeti Evliyalar Himmetiİki cihan devleti derviş Allah dedikçeNasırı Allah olur Keramullahı bulurDarül emanda kalır derviş Allah dedikçeNuru Hidayet doğar envarı hikmet yağarAşkullah kalbe doğar derviş Allah dedikçeFevz-i Mevla yar olur Zikrullah dildar olurTarik-i ağyar olur derviş Allah dedikçeZikreyle Hakkı dilde fırsat var iken eldeHakka bulur bu yolda derviş Allah dedikçiLutfi’ye Hakdan kerem derdime buldum merhemFeth ola bab-ı harem derviş Allah dedikçeAlvarlı Efe Aşık Oldum Ben Allah'ın Adına Aşık oldum ben Allahın adına hay medetDoyamadım lezzetine tadınaŞimdi girdim erenler meydanına hay medetBana Allah gerek cihan kar etmezBenim gönlüm didar ister eylenmezDerviş oldum gezdim dağ ile taşı hay medetIrmak oldu aktı gözümün yaşıTerk eyledim ana baba kardeşi hay medetAllah Allah deyup her an ağlarım hay medetAllahı andıkça kalmaz kararımBir oda düşmüşem daim yanarım hay medetBilmez misin Yunus Emre halini hay medetGece gündüz zikreyler cemaliniGörebilsem Allah’ın didarını hay medetYunus Emre Aşıkı Yezdan Aşık-ı YezdanDer Allah AllahTalib-i irfanDer Allah AllahGökte meleklerYerde feleklerSuda sameklerDer Allah AllahHu diyen canlarCanda cananlarAşkla yananlarDer Allah AllahAhmet Kuddusi Baba Aşıkız Muhammed'e Aşıkız Muhammed’eİnandık o sermedeŞanı büyük AhmedeKavuştur Rabbim biziKavuştur Mevlam biziSultanlar sultanınaOl şefaat kanınaDertliler dermanınaKavuştur Rabbim biziKavuştur Mevlam biziDünyada ravzasınaUkbada rızasınaCennete sefasınaKavuştur Rabbim biziKavuştur Mevlam biziCennete girenlereRahmete erenlereCemali görenlereKavuştur Rabbim biziKavuştur Mevlam biziTevfik Çapacıoğlu Aşıkların Eğlencesi Âşıkların eğlencesi zikri zatın Ya RabbenaCânlarının dinlencesi zikr-i zâtın yâ RabbenâÜmmi Sinan fazlın ile gitmek isterler ol ileSen mahrum eyleme hele sırr-ı zatın Ya RabbenaÜmmi Sinan Aşk Bağrına Girsen Eğer Aşk bağına girsen eğerDerdin sana derman olurGüllerini dersen eğerBir katre bin umman olurGönlünü Hak’ka bağlasanİçini aşka dağlasanSular gibi hep çağlasanCanlar sana canan olurMevlasını zikreyleyenAyetini fikreyleyenNimetlere şükreyleyenDil şehrine sultan Kurucu Aşk Bezirganı Aşk bezirganıSermaye canıBahadır gördümCana kıyanıAllah bahadırCan terkin umarKılıç mı keserHimmet diyeniAşık olanınNişanı vardırMelamet olurBelli beyanıMansuru gör kiEnel hak dediBerdar ettilerİşittik anıZinhar ey YunusGördüm deme senOdda yakarlarGördüm diyeniYunus Emre Aşk Meydanında Ahmedim AhmedCeddim MuhammedBulurlar rahmet efendimAşk meydanındaHz. Bekir dilinde zikirHu deyip döner efendimAşk meydanındaHz. Ömer belinde kemerHu deyip döner efendimAşk meydanındaHz. Osman dilinde kur-anDaima iman efendimAşk meydanındaHz. Ali şüphesiz veliAllahın aslanı efendimAşk meydanındaHz. Musa elinde asaGidiyor Tur'a efendimAşk meydanında Aşk Meydanında Saba Makamı Allah Allah Allah AllahAllah Allah Allah AllahHazreti Ahmed Haktır MuhammedCümleye rahmet Efendim aşk meydanındaHazreti Âdem tevbede her demGözlerinde nem Efendim aşk meydanındaHazreti Eyyub dertlere meclubDermana matlub Efendim aşk meydanındaHazreti Lokman dertlere dermanHakimdir her an Efendim aşk meydanındaHazreti Musa elinde asaHaktan bir nida Efendim aşk meydanındaHazreti İsa nefesi devaHastaya şifa Efendim aşk meydanındaMedet ya ilahel âlemin müflisim geldim sadakatle kapına yaMedet Ya İlâhel Alemin Müflisim geldim sadakatle kapına Ya Celil!Nerde Musa, nerde İsa,Nerde Yahya, nerde Nuh?Suçlusun mademki, Sıddık tövbe et Mevlâm Celil!Senin zülfün zincir ise Huu Mevlâm Huu!Divanesi benim daiim Huu Mevlâm Huu!Senin aşkin ateş ise Huu Mevlâm Huu!Pervanesi benim daim Huu Mevlâm Huu!Yeminime yemin olsun Huu Mevlâm Huu!Peymânesi benim daim Huu Mevlâm Huu!Aşkınla bizzat sen oldum Huu Mevlâm Huu!Bîgânesi benim daim Huu Mevlâm Huu!Allahhümme salli alel MustafaBediul Cemali ve Bahril salli aleyhi Kema Sadik Muhammed Aleyhis Selam Aşk Muhammed'in Aşkıdır Gel gör beni aşk neyledi, yaktı yaktı kül eylediDaldım aşkın deryâsına, aşk Muhammed'in aşkıdırGirdim Allah'ın yoluna, mâni olma ey dünyaPeygamberin izindeyim, iz Muhammed'in izidirHer bahçenin gülü kokmaz, kokar râvzanın gülleriDâim durur rengi solmaz, gül Muhammed'in gülüdürMedine her yerden efdâl, zira yatar PeygâmberMedine şehrinden gelen, yel Muhammed'in yelidir Aşkın Aldı Benden Beni Aşkın aldı benden beniBana seni gerek seniBen yanarım dünü günüBana seni gerek seniNe varlığa sevinirimNe yokluğa yerinirimAşkın ile avunurumBana seni gerek seniAşkın aşıklar öldürürAşk deryasına daldırırTecellisini doldururBana seni gerek seniCennet cennet dedikleriBirkaç köşkle birkaç huriİsteyene versen onuBana seni gerek seniDerviş Yunus benim adımGün geçtikçe artar odumİki cihanda maksudumBana seni gerek seniYunus Emre Aşkı Habibin Bizleri Yaksın Aşk-ı Habib’in bizleri yaksınAşkına Mevla’m gönlümüz kansınNarımız nur et gönlümüz fethetBizlere rahmet mucizen olsunDinimle iman virdimdir Kur’anCanımdır kurban yolunda olsunVarlığım Sensin sağlığım SensinKulunum Senin aşkını bulsunHakk’ın Habib’i aşkın tabibiYolun talibi şifayı bulsunAşkınla dolan duruyor kıyamHuzurda her an dopdolu olsunAşkından eser Muhammed'e verSermest olup ger viranen olsunMuhibbî Sefer Efendi Aşkın İle Aşıklar Aşkın ile aşıklarYansın Ya Rasulallahİçip aşkın şarabınKansın Ya RasulallahŞol seni seven kişiVerir yoluna başıİki cihan güneşiSensin Ya RasulallahŞol sevenlere seveneKıl şefaat onlaraMü’min olan tenlereCansın Ya RasulallahAşık oldum dildareBülbülüm şol gülzareSeni sevmeyen nareYansın Ya RasulallahAşık Yunusun canıİlmi şefaat kanıAlemlerin sultanıSensin Ya RasulallahYunus Emre Aşkın Kuluyuz Mevleviyiz Biz Aşkın kuluyuz Mevlevîyiz bizSevgi yoluyuz Mevlevîyiz bizBaşımda sikke kâinât tekkeÇâr cihet Mekke Mevlevîyiz bizGelince vecde eyleriz secdeKurân'a bende Mevleviyîz bizBeş vakit ezan çağırır her anİsmine hayrân Mevlevîyiz bizÂhir ümmetiz ehl-i sünnetizMest-i vahdetiz Mevlevîyiz bizHilkât sebebi Muhammed NebîHakkın habîbi Mevlevîyiz bizHazret-i Sıddık Resûl'e sâdıkYoluna âşık Mevlevîyiz bizHazret-i Ömer Fâruk-ül beşerAdl ile söyler Mevlevîyiz bizHazret-i Osman Şehid-i Kur'ânNe bilsin nâdân Mevlevîyiz bizHazret-i Ali hidâyet Veliİkrâr vereli Mevlevîyiz bizYâ Hazret-i Pîr ol bize dest-gîrEzelden takdîr Mevlevîyiz bizAbd-i rû siyah acısın AllahHer seherde ah Mevlevîyiz bizAbdullah Uysal Aşkın Odu Yüreğimi Aşkın odu yüreğimiYaka geldi yaka giderGarip başım bu sevdayıÇeke geldi çeke giderAyrılık yetti canımaGelsin aşıklar yanımaAşk zincirin dost boynumaTaka geldi taka giderBülbül eder zaru figanAşk oduna yandı bu canBenim gönülcüğüm hemanHak'tan geldi Hakk'a giderAşıklar durur sözüneGayrı görünmez gözümeEşrefoğlu yar yüzüneBaka geldi baka giderEşrefoğlu Rumi Aşkınla Yandır Sultanım Allah Aşkınla yandır sultânım AllahŞevkinle döndür sultânım AllahSensin ilâhım, püşt-ü penâhımAffet günahım, sultânım AllahNefsimi bildir, aslımı buldurÖlmeden öldür, sultânım AllahSensin ilâhım, püşt-ü penâhımAffet günahım, sultânım AllahAl beni benden, kaydı bedendenAyırma senden, sultânım AllahEyle Zekai, hamd-ü senayıDaim duayı, sultânım AllahZekai Efendi Ateş-i Aşkınla Yandır Ateş-i aşkınla yandır kalbimi subhu mesâhÇünkü hayran olmuşum ben bezm-i eleste sanaHubbi dünyadan ayırma kalbimi senden yanaEy habibi kibriyâ ismi Muhammed MustafaTutunur tevfik bu yola arzu halimdir sanaTut elim aktab-ı ebrâr kurb-i ahyâr aşkınaBöylece gelsin hidayet bu yakışır şanınaEy habibi kibriyâ ismi Muhammed MustafaTevfik Çapacıoğlu Ay Dahi Güneş Dahi Ay dahi güneş dahiNurundan Muhammed’inCümle şekerler tadıTadından Muhammed’inDoğdu ümmetim dediÜmmetin kaydı yediMevla ziyaret koyduSinine Muhammed’inMuhammed bir denizdirCümle yerleri tutmuşEvliyalar ördeğiGölünde Muhammed’inEvliyalar geldilerSaf saf olup durdularCanlar feda kıldılarYoluna Muhammed’inYetmiş bin hacı giderMalı mülkü terk ederVarıp ziyaret ederRavzasın Muhammed’inYunus Emre Ay Doğdu Üzerimize Ay doğdu üzerimizeVeda tepelerindeŞükür gerekti bizlereAllah'a davetindeSallallahu ala MuhammedSallallahu aleyhi vessellemSen güneşsin sen aysınSen nur üstüne nursunSen süreyya ışığısınEy sevgili Ey RasulEy bizden seçilen elçiYüce bir davetle geldinSen bu şehre şeref verdinEy sevgili hoş geldinEy Rasul sana söz verdikDoğruluktan ayrılmayızSen ey esenlik yıldızıSenin sevginle doluyuz Baba Bu Yol Nere Gider Baba bu yol nere giderBu yol doğru Dosta giderBen bu yola kurban olamBu yol doğru Hakka giderBu yol doğru Dosta giderBu yola giren şad olurKalbi iman ve nur olurGirmeyenler pişman olurBaba bu yol nere giderBu yol doğru Hakka giderBu yol doğru Dosta giderMedinenin yollarınaBahçedeki güllerineKurban olam hallerineBaba bu yol nere giderBu yol doğru Dosta giderBu yol doğru Hakka giderMedinenin yolu uzunMevlam bana verse izinRavzasına sürsem yüzünBaba bu yol nere giderBu yol doğru Hakka giderBen bu yola kurban olamBu yol doğru Dosta giderPoyrazoğlu yolunu bulSen feyzini şeyhinden alGül için ağlıyor bülbülBaba bu yol nere giderBen bu yola kurban olamBu yol doğru Dosta giderBu yol doğru Hakka gider Bağrımdaki Biten Başlar Bağrımdaki biten başlarMuhammedin aşkındandırGözlerimden akan yaşlarMuhammedin aşkındandırAllah Hu Allah Hu Allah Hu AllahAllah Hu Allah La İlahe İllallahSular gibi çağladığımCiğerimi dağladığımHer seherde ağladığımMuhammedin aşkındandırAllah Hu Allah Hu Allah Hu AllahAllah Hu Allah La İlahe İllallahSeyfullah Nizamoğlu Bayram O Bayram Olur Mevlâ bizi affedeGör ne güzel ıyd olurCürmü hatalar gideBayram o bayram olurMerhamet ede RahîmDermanı veren HekîmLutfede lutf-i KadîmBayram o bayram olurMerhametin kânıdırAffı kerem şânıdırHep ânın ihsânıdırBayram o bayram olurEl tuta kitâbınıDil tuta hitâbınıCan tuta şitâbınıBayram o bayram olurTevhîd ede zevk ileHakkı söyle şevk ileTasdîk inerse dileBayram o bayram olurLutfiye lutfu keremDâhil-i bâb-ı haremDâima Allah diremBayram o bayram olurAlvarlı Efe Ben Bir Yakup İdim Ben bir Yakup idim kendi halimdeMevla'nın kelamı var idi dilimdeAldırdım Yusuf’u Kenan ilindeAğlar Yakub ağlar Yusuf'um deyuYusuf'um hocadan okumaz olduAnın bülbül dili şakımaz olduAlnındaki nuru parlamaz olduAğlar Yakub ağlar Yusuf'um deyuAkardı Yakubun gözünün yaşıAh çektikçe eritir dağ u taşıYusufu kuyuya attı kardeşiAğlar Yakub ağlar Yusuf'um deyuAhmet Uzungöl Ben Bu Aşka Düş Oldum Ben bu aşka düş oldumAşk ateşiyle piş oldumYandım yandım külhan oldum HUAşkından dolanıyorumKülhan gibi yanıyorumAllaha yalvarıyorum HUZincir bana urgan banaBen gidiyorum haktan yanaAşık oldum ben Allaha HUAşkından dolanıyorumKülhan gibi yanıyorumAllaha yalvarıyorum HUUfacık olur oranın taşıDurmaz akar gözümün yaşıCümle peygamberler başı HUAşkından dolanıyorumKülhan gibi yanıyorumAllaha yalvarıyorum HUZincir tutmaz urgan tutmazAşk ateşi hiç candan çıkmazYanar yüreğim dumanım tütmez HUAşkından dolanıyorumKülhan gibi yanıyorumAllaha yalvarıyorum HU Ben Bu Meclislerde Ben bu meclislerde hayretler gördümUyudum uyandım hep ayan gördümHabibin nurunu yanarken gördümBen Hu demeyince eylenemem HuAllah demeyince sabredemem HuSemada melekler Hu diye dönerEle ele vermişler Hakka giderlerHabibin nurunu tavaf ederlerBir çeşme yaptırdım mermer taşındanSuyunu akıttım gözüm yaşındanHiç vefa görmedim dünya işindenErenlerin piri Veysel KaraniEbubekir,Ömer, Osman Ya AliOnlar peygamberin sevgilileriYunus Emre Ben Bu Yolu Bilmez İdim Ben bu yolu bilmez idimAşk gönlüme düştü giderAşk elinden dertli gönülKaynayu ben taştı giderKerim Allah Allah AllahRahim Allah Allah AllahOl Kerime Hu DeyelimHu hu Hu deyip aşka erelimHu Allah Hu Hu Rahman Hu Hu Seddar HuAşk oduna yanmayanlarÖleceğin sanmayanlarGöz açıp uyanmayanlarŞöyle gaflet bastı giderBu aşk bana bir düş idiHak müesser kılmış idiDerviş yunus bir kuş idiHalk içinden uçtu giderYunus Emre Ben Dervişim Diyene Ben dervişim diyeneBir ün edesim gelirSeğirdüben sesineVarıp yitesim gelirSırat kıldan incedirKılıçtan keskincedirVarıp anın üstüneEvler yapasım gelirAltında gayya vardırİçi nar ile pürdürVaruben ol gölgedeBiraz yatasım gelirDerviş Yunus bu sözüEğri büğrü söylemeSeni sigaya çekenBir Molla Kasım gelirYunus Emre Ben Gelmedim Dava İçin Benim bunda kararım yokBen yine gitmeye geldimBezirganım metağım çokAlana satmaya geldimBen gelmedim dava içinBenim işim sevgi işiDostun evi gönüllerdirGönüller yapmağa geldimOl padişah ben kuluyumDost bahçesi bülbülüyümOl hocamın bahçesindeŞad olup ötmeye geldimYunus Emre aşık olmuşMaşukun derdinden ölmüşGerçek erin kapısındaÖmrün harcetmeye gelmişYunus Emre Beni Senden Ayırma Ey Allah’ım beni senden ayırmaBeni senin cemalinden ayırmaSeni sevmek benim dinim imanımİlahi dini imandan ayırmaŞeyhim güldür ben onun bülbülüyemİlahi bülbülü gülden ayırmaEşrefoğlu senin kemter kulundurİlahi kulu sultandan ayırmaEşrefoğlu Rumi Benim Adım Dertli Dolap Benim adım dertli dolapSuyum akar yalap yalapBöyle emreylemiş ÇalapDerdim vardır inilerimDolap niçin inilersinDerdim vardır inilerimBen Mevlâ'ya aşık oldumOnun için inilerimBeni bir dağda buldularKolum kanadım kırdılarDolaba lâyık gördülerDerdim vardır inilerimBen bir dağın ağacıyamNe tatlıyım ne acıyamBen Mevlâ'ya duacıyamDerdim vardır inilerimDağdan kestiler hezenimBozuldu türlü düzenimBen bir usanmaz ozanımDerdim vardır inilerimYunus burda gelen gülmezKişi muradına ermezBu fanide kimse kalmazDerdim vardır inilerimYunus Emre Benim Burda Kararım Yok Benim burda kararım yokBen burdan gitmeye geldimBezirgânım metaim çokAlana satmaya geldimBen gelmedim dava içinBenim işim sevgi içinDostun evi gönüllerdirGönüller yapmaya geldimO hocamdır ben kuluyumDost bahçesi bülbülüyümO hocamın bahçesineŞad olup ötmeye geldimSiz Yunus'tan sorun haberDost kanda ise anda varHaberi gel gör benden alBen onu görmeye geldimYunus Emre Bihamdillah Derim Allah Bihamdillah derim AllahAlıp aklımı fikrullahDilimde zatın esmasıBana üns oldu zikrullahAllah Allah Kerim AllahAllah Allah Rahim AllahAleyke Ya ResulallahAleyke Ya HabiballahBu tevhidden murad olanCemali zata ermektirGörünen kendi zatıdırDeğildir sanma gayrullahŞems-i Tebriz bunu bilirEhad kalmaz fena bulurBu alem külli mahvolurHemen baki kalır AllahŞemsi Tebrizi Bilmem Nideyim Bilmem nideyim Allah AllahAşkın elinden Hay HayKande gideyimAşkın elindenSallallahu ala MuhammedSallallahu aleyke AhmedMeskenim dağlar Allah AllahGözyaşım çağlar Hay HayDurmaz kan ağlarAşkın elindenSallallahu ala MuhammedSallallahu aleyke AhmedYunus’un sözü Allah AllahDoğrudur özü Hay HayKan ağlar gözüAşkın elindenYunus Emre Bir Dem Gelir Hak bir gönül verdi banaHa demeden hayrân olurBir dem gelir şâdân olurBir dem gelir giryân olurBir dem sanasın kış gibiŞol zemheri olmuş gibiBir dem beşâretden doğarHoş bağ ile bostân olurBir dem gelir söyleyemezBir sözü şerh eyleyemezBir dem dilinden dür dökerDertlilere dermân olurBir dem çıkar arş üzereBir dem iner taht-es-serâBir dem sanasın katredirBir dem taşar ummân olurBir dem cehâletde kalırHiç nesneyi bilmez olurBir dem dalar hikmetlereCâlînus u Lokmân olurBir dem dev olur yâ periVîrâneler olur yeriBir dem uçar Belkîs ileSultân-ı ins ü cân olurBir dem varır mescidlereYüz sürer anda yerlereBir dem varır deyre girerİncil okur ruhbân olurBir dem gelir Îsâ gibiÖlmüşleri diri kılarBir dem girer kibr evineFir'avn ile Hâmân olurBir dem döner Cebrâil'eRahmet saçar her mahfileBir dem gelir gümrâh olurMiskin Yunus hayrân olurYunus Emre Bir Gece Muhammed'e Bir gece Muhammed’eÇalap'tan geldi BurakSeni okur zül-celalNe durursun kıl hazırlıkSallallahu ala MuhammedSallallahu aleyhi vessellemKadem bir taşa bastıTaş bile coştu vardıDur Ya Mübarek dediÖyle kaldı muallakNice bin yıllık yolaBir anda vara geleYunus eydür kim olaOl Muhammed’dir mutlakYunus Emre Bir Gün Olur Perdeyi Yâr Kaldırır Bir gün olur perdeyi yâr kaldırırSeyr-i cemal ile seni güldürürBirgün olur nazlı nezaket yaparBirgün olur cam-ı meyi doldururBirgün olur kahr u sitem cevr ederBirgün olur yâr hareme aldırırBirgün olur katline ferman ederBirgün olur la’li ile kandırırBirgün olur darb ile uryan ederBirgün olur buseden usandırırBirgün olur kuyine koymaz seniBirgün olur naz ile uyandırırBirgün olur dare çeker bend ederBirgün olur lütfuna dayandırırBirgün olur serzeniş eyler sanaBirgün olur buyine boyandırırBirgün olur cahe atar lutfi’yiSonra mısır şahlığına aldırırAlvarlı Efe Bir İsmi Mustafa Allah Allah Allah vahid layezalKerimün rahimün şefikul ibadBir ismi Mustafa bir ismi AhmedAllahümme salli ala MuhammedRuzi mahşerde bize eyle mededDerviş musa halis eyle niyetinEmrine intisal eyle hazretinİşte budur doğru yolu cennetinAllahümme salli ala MuhammedRuzi mahşerde bize eyle mededMusa Dede Bir Tahta Yaratmışsın Bir tahta yaratmışsınHalim anda yazmışsınMevlam ne yazdın andaKullar anı ne bilsinKerim Allah…Rahim Allah…Aman Allah…Sekiz cennet yarattınHabibine vaat ettinAna kafirler girmezMü’minlere ne dersinYedi tamu yarattınKafirlere vaat ettinAna mü’minler girmezHazzı olanlar girsinEğer hayır eğer şerEğer avret eğer erYazısında gülmeyenZahir yerde ne gülsünYüzüm kara elim boşBağrım yanık gözüm yaşİnayet eyle mevlamYunus cemalin görsünYunus Emre Bir Yeşil Sancaklı Halet ile bana bir hal göründüBir yeşil sancaklı sultan göründüGözümün gördüğünü söylerim sizeBir yeşil sancaklı sultan göründüSancağını açtı şöyle yürüdüYüreğimin yağı içte eridiMuhammedin nuru arşı bürüdüBir yeşil sancaklı sultan göründüSancağın ak idi döndü yeşileUyandım kendimi dövdüm taş ileEy allahım bir dahi göster düş ileBir yeşil sancaklı sultan göründüYunus Emre Biz Dünyadan Gider Olduk Biz dünyadan gider oldukKalanlara selam olsunBizim için hayır duaKılanlara selam olsunLa İlahe İllallah AllahDerde derman Ya AllahEcel büke belimiziSöyletmeye dilimiziHasta iken halimiziSoranlara selam olsunDerviş Yunus söyler sözünYaş dolmuş iki gözünBilmeyen ne bilsin biziBilenlere selam olsunYunus Emre Bizi Mahrumu Didar Eyleme Ey güzel hüdam sen bizi böyle naçar eylemeCürm-ile aluda kılma hem günahkar eylemeBurada ağlattın bizi ukbada azar eylemeLütfet Allah’ım bizi mahrumu didar eylemeOl kadar çokki günahım haddini fehmeylememRahmetin deryası andan çok büyüktür gam yememYakma Ya Rabbi cehennem ateşine mücrimeLütfet Allah’ım bizi mahrumu didar eylemeCürmümü affeyle Muhammed Mustafa’nın aşkınaHazreti Kübra vü Zehra murtezanın aşkınaOl hasan ile hüseyni kerbelanın aşkınaLütfet Allah’ım bizi mahrumu didar eyleme Bizi Ol Dost Muhammed'den Ayırma Yemmim Nahvel Medine Tera'l-EnvarVagsud himama bina taha'l-MuhtarMeded Allah sana sundum elimiBizi ol dost Muhammed’den ayırmaGayrı kime arz ideyim halimiBizi ol dost Muhammed’den ayırmaYemmim Nahvel Medine tera'l EnvarVagsud himana bina Taha'l-MuhtarEnbiya Evliya çıkar köşküneMest olurlar amber ile miskineHasanı Hüseynin demi aşkınaBizi ol dost Muhammed'den ayırmaYemmim nahvel Merdine teral envarVagsud himana bina taha'l-etvarSinan Ümmi söyler sözü gümansızNiderler cesedi içinde cansızHuri gılman gerekmez bana ansızBizi ol dost Muhammed’den ayırmaÜmmi Sinan Bu Aklı Fikr ile Bu aklı fikr ileMevla bulunmazBu ne yaredir kiDerman bulunmazHay Allah Hay AllahAllah Allah AllahDeryalar içindeSusuz gezerimBeni kandıracakUmman bulunmazAşkın pazarındaCanlar satılırSatarım canımıAlan bulunmazYunus öldü deyuSela verilirÖlen hayvan imişAşıklar ölmezYunus Emre Bu Aşk Bir Bahri Ummandır Bu aşk bir bahri ummandırBuna haddi kenar olmazDelilim sırrı kur-andırBunu bilende ar olmazSüre geldik ezelidenPirim Muhammed AlidenŞarabı lemyez elindenİçenlerde humar olmazEğer aşık isen yareSakın aldanma ağyareDüş İbrahim gibi nareBu gülşende yanar olmazKıyamazsan başu caneBırak dur girme meydaneBu meydanda nice başlarKesilir hiç soran olmazBak şu Mansur’un işineHalkı toplamış başınaEnel hakkın firaşınaDüşenlerde güman olmazSeyfullah Nizamoğlu Bu Cismim Ateşi Aşkınla Bu cismim ateşi aşkınla Yansın Ya RasulallahDü ceşmi hab-ı gafletten uyansın Ya RasulallahHannan Allah Mennan AllahHer dertlere derman AllahSalâtullah SelâmullahAleyke Yâ ResulallahTakıp boynuma zincir varaydım ravza-i pakeGörenler hep beni divane sansın Ya RasulallahBu zalim nefsin elinden deli divaneyi kurtarYeterfisku kabahatler uyansın Ya Rasulallah Bu Dergahta Yananlar Var Yananlar var ey ihvanlarBu dergahta yananlar varHaber verin GeylanimeBu dergahta yananlar varBu dergah ki KuddusidirRufaidir, KadiridirYananların mihrabıdirBu dergahta yananlar varPüryan olur sineleriPürhun olur ciğerleriAhuzar olur gözleriBu dergahta yananlar varSeher vakti diz çökerlerHuu esmasını çekerlerO hasrete yaş dökerlerBu dergahta yananlar varÇalınır neyler, defleriZikir eyler dervişleriSar vurur semazenleriBu dergahta yananlar varCelal Ciriş Bu Dervişlik Yoluna Bu dervişlik yolunaSıdk ile gelen gelsinHak'tan özge ne ki varGönlünden silen gelsinDervişlik dedikleriNihayetsiz denizdirBu payansız deniziMevcimi duyan gelsinDervişin gözü açıkDünü günü uyanıkBu söze mevlam tanıkBakmadan gören gelsinBu Eşrefoğlu RumiDervişliğe geleliNefsindendir çektiğiNefsini bilen gelsinEşrefoğlu Rumi Bu Gönül Şehrini Bu gönül şehrini seyran ederkenDedi bana sırrım seyran içindeDerde düştün niçin derman ararsınAşıklar dert arar derman içindeMihneti rahat bil rahat ararsanRahat mı bulunur rahat içindeAşıklara karış aşık ola görNe gevherler vardır ol kan içindeAç gözünü Eşref Hakkı zikreyleFezkuruni derler Kuran içindeEşrefoğlu Rumi Bu Meydan Ala Meydandır Tarikat Kurbi RahmandırHakikat sırrı SübhandırBu meydan âlâ meydandırBu meydan Özge meydandırMeydana gelen aşıklarCiğeri Hakka yanıklarSeherde hep uyanıklarBu meydan âlâ meydandırMeydana münkir gelemezGelsede can sefa bulmazBurda açılan gül solmazBu meydan âlâ meydandır Budur Esmanın Hası Budur esmanın hasıSiler kalplerden pasıİsmi azam duasıLa İlahe İllallahCennetten çıktı ademDünyaya bastı kademBunu söylerdi herdemLa İlahe İllallahTaştı rahmet deryasıGark oldu cümle asıDört kitabın manasıLa İlahe İllallahŞamda kırklar dağındaErenler ocağındaSöyle gençlik çağındaLa İlahe İllallahGünahım çok nideyimHangi yola gideyimAffetmezsen nideyimLa İlahe İllallahYunus Emre Bugün Matem Habib-i Kibriya ağlarBugün eyyam-ı matemdirAliyyel Murteza ağlarBugün matem bugün matemBugün eyyam-ı matemdirBugün ağla bugün ağlaBugün eyyam-ı matemdirSemavat-ı zemin ağlarBugün alem kara ağlarBugün hayrün-nisa ağlar Bugün Üstadım Geldi Bugün üstadım geldiAşk şarabın içirdiGül cemalin gösterdiBenim güzel efendimAllah’ım seni sevmişBenim dostumdur demişRasulullah mühr etmişBenim güzel efendimGeylanim makam verdiKarani elin verdiRufai sancak verdiBenim güzel efendimBedevi devlet verdiDussuki kucak açtıŞazeli himmet ettiBenim güzel efendimNakşibend meydan açtıMevlana yürü dediMeydan senindir dediBenim güzel efendimBektaşimde gel dediHem Hacı Bayram VeliGel bahçeme gir dediBenim güzel efendimHem zamanın kutbudurDerdimin dermanıdırGönlümün sultanıdırBenim güzel efendim Bugün Üstadımı Gördüm Bugün Üstadımı GördümO gül yüzünü bize döndüÇürük kalbe merhem sürdüHimmet eyle nurlu SultanımYoktur sultanımın eşiZamanımızın güneşiFakirlerin can yoldaşıHimmet eyle güzel SultanımÜstadımda umman olmuşHal dervişler ona dalmışHem Mehdi'ye asker olmuşHimmet eyle nurlu SultanımDergahının önü mermerMiski anber kokar her yerHep dervişler candan geçerHimmet eyle nurlu Sultanım Bunca Yıldır Bir Hiçliğe Bunca yıldır bir hiçliğeGittim sana geliyorumYeter artık döne döneBıktım sana geliyorumALLAH ALLAH ALLAH ALLAHALLAH ALLAH ALLAH ALLAHYeter artık döne döneBıktım sana geliyorumBıraktım öfkeyi kiniOldum bir rahmet ekiniSeni sevmenin zevkiniTattım sana geliyorumAşk tokmağı deydi örseDurmam gayrı dünya dursaDünden kalma neyim varsaAttım sana geliyorumDurdum ve düşündüm deminBaktım bu yol daha eminAyrılmamaya bin yeminEttim sana geliyorum Bülbül Gülün Hayranı Bülbül gülün hayranıAllah dertler dermanıNasip eyle kuranıAllah mahrum eylemeBizi mahsun eylemeBülbül ten kafesindeDağlar inler sesindeOl arşın gölgesindeAllah mahrum eylemeBizi mahsun eylemeBülbül taşta ne gezerKalem kaşta ne gezerŞeyhi kamil olanınAklı başta ne gezer Bülbülden Bir Nida Bülbülden bir nida geldi güllereSefasın sürmeden göçtü gidiyorÜftadeler yalın ayak yollarıAğlayu ağlayu göçtü gidiyorBülbüller kokuyu güllerden alırMecnun dağa çıkar Leylayı bulurLeyla Leyla derken Mevlayı bulurMevlanın aşkıyla yandı gidiyorPirim Abdülkadir giyer yeşiliNur gibi parlıyor yüzü elleriCeddini sorarsan Muhammed nebiBülbül güle hayran bende şeyhimeRufailer giyer pembe kırmızıTacının üstünde nurdan yıldızıEvlatları tutar ateş nar közüBülbül güle hayran ben de şeyhimePirim Nakşibendi giyer beyazıTacının üstünde üç satır yazıEvlatları için eder niyazıBülbül güle hayran bende şeyhimeHazreti Mevlana’da sever dönmeyiDöne döne alır onlar feyziniOnada üstad olmuş Şems-i TebriziBülbül güle hayran ben de şeyhime Bülbüller Nazda Bülbüller nazdaGüller niyazdaSöyle namazdaElhamdülillahYatma seherdeBulasın derdeSöyle her yerdeElhamdülillahOldum halvetiBuldum devletiGeçtim zulmetiElhamdülillahKalbimde imanGönlümde sultanElimde fermanElhamdülillahMuzaffer Ozak Can Ahmed'im olmasaydı Ne sen, ne ben var olurdukCan Ahmed'im olmasaydıYana yana nâr olurdukCan Ahmed'im olmasaydıNe toprak suya kanardıNe fidanlar boy atardıNe arılar bal yapardıCan Ahmed'im olmasaydıSabah, akşam, gündüz, geceIşık ışık, hece heceÇözülmezdi bu bilmeceCan Ahmed'im olmasaydıNe toprakta gül biterdiNede bülbüller öterdiGündüz geceden beterdiCan Ahmed'im olmasaydiCelaleddin Ada Can Ellerinden Gelmişem Can ellerinden gelmişemFani mekanı neyleremOl mülke meylin salmışamBen bu cihanı neyleremAşkın şarabın içmişemDil gülşenine göçmüşemBen varlığımdan geçmişemNamı nişanı neyleremDilden dile bin tercümanVarken ne söyler bu lisanÇün canı dildir her zamanLütfu mekanı neyleremErzurumlu İbrahim Hakkı Can Yine Bülbül Oldu Can yine bülbül olduHar açılıp gül olduMedet Medet MedetGöz kulak oldu her yerHer ne ki var af olduMedet Medet MedetGönül o bahre daldıDilim tutuldu kaldıMedet Medet MedetGirdim anın zikrineAzalarım dil olduMedet Medet MedetVarlık dağını deldimFerhat bugün ben oldumMedet Medet MedetŞirinime varmayaHer canibim yol olduMedet Medet MedetNiyazi Mısri Canı Dilden Aşık Oldum Canı dilden aşık oldumMuhammed’e Muhammed’eMevlam ümmet eyle biziMuhammed’e Muhammed’eHak dergahına girelimBizde murada erelimHer dem salavat verelimMuhammed’e Muhammed’eGökten kur’an inmedimiTaç başına konmadımıHak habibim demedimiMuhammed’e Muhammed’eAkil olan irfan olsunYürek yansın püryan olsunBir canım var kurban olsunMuhammed’e Muhammed’e Can-ı Dil Müştak Oluptur Canı dil müştak oluptur şehrine PeygamberinGözlerim muhtac oluptur nuruna PeygamberinYüzümüzre sürünüp ben varayım Ya RabbenaSürmeye kara yüzümü hakine PeygamberinTa yedi kat göklerin hem arşı seyran eylediİns-ü cin hayran oluptur yüzüne PeygamberinOl Ebubekir-ü Ömer Osman Aliyyel MurtezaCanımız olsun feda dört yarına PeygamberinAsifadır yare ermek ister isen şemsi yarŞartı yarın budurur yoluna PeygamberinAsitanın yar ermek ister isen şems-i yarŞartı yarın budurur yoluna Peygamberin Canım Arzular Seni Arayu arayu bulsam iziniİzinin tozuna sürsem yüzümüHak nasip eylese görsem yüzünüYa Muhammed canım arzular seniYa Muhammed canım pek sever seniBir mübarek sefer olsada gitsemKabe yollarında kumlara batsamNur cemalin bir kez halde seyretsemYa Muhammed canım arzular seniYa Muhammed canım pek sever seniArafat dağıdır bizim dağımızOrda kabul olur bizim duamızMedinede yatar peygamberimizYa Muhammed canım arzular seniYa Muhammed canım pek sever seniAli ile Hasan Hüseyin andaSevdası gönülde muhabbet candaYarın mahşer günü hak divanındaYa Muhammed canım arzular seniYa Muhammed canım pek sever seniYunus medheyledi seni dillerdeDillerde dillerde hem gönüllerdeArayu arayu gurbet ellerdeYa Muhammed canım arzular seniYa Muhammed canım pek sever seniYunus Emre Canım Erenler Yolu Canım erenler yoluİnceden ince imişSüleymana yol kesenŞol bir karınca imişBen dervişim diyenlerHarâmı yemeyenlerHarâmın yenmediğiEle geçince imişDört kitabın manasınOkudum hasıl ettimAşka gelince gördümBir uzun hece imişİki kişi söyleşirYunusu görsem deyuBiri derki ben gördümBir aşık hoca imişYunus Emre Canım Kurban Olsun Canım kurban olsun senin yolunaAdı güzel kendi güzel MuhammedGel şefeat eyle kemter kulunaAdı güzel kendi güzel MuhammedMümin olanların çoktur cefasıAhirette olur zevki safasıOn sekiz bin alemin Mustafa’sıAdı güzel kendi güzel MuhammedYedi kat gökleri seyran eyleyenKürsünün üstünde cevlan eyleyenMiraçta ümmetin hakdan dileyenAdı güzel kendi güzel MuhammedYunus neyler iki cihanı sensizSen peygambersin şeksiz gümansızSana uymayanlar gider imansızAdı güzel kendi güzel MuhammedYa Resulallah Ya HabiballahYa Şefiallah Ya NebiyallahSallallahu Ala MuhammedSallallahu Aleyhi VesellemYunus Emre Cem Olmuş Dervişlerin Cem olmuş dervişlerinPirim AbdülkadirinYolunda sadıklarınPirim AbdülkadirinSana direm ey kişiKalpten çıkar teşvişiOdda yanmaz dervişiPirim AbddülkadirinEvliyalar rehberiHakkın sırra mazharıBaşında kudret gülüPirim AbdülkadirinHak katında uludurİki cihan yoludurEşrefoğlu kuludurPirim AbdülkadirinEşrefoğlu Rumi Cihan İçre Şah Eder Cihan içre şah ederKalpler üzere mah ederVasılı Allah ederLa İlahe İllallahArif sen ar eylemeZikri inkar eylemeYerini nar eylemeLa ilahe illallahNuri dilinde söyleCan ravzasın nuır eyleHak ile huzur eyleZikre sen adet vermeSakın onu azat kılmaGarik ol kendin bilmeLa ilahe illallahZikreyle her nefesteÇağır Allah'ı sesteCan bülbülü kafesteLa ilahe illallahKur'an'da biter işinHep sadıklar yoldaşıÇal yerden yere başınLa ilahe illallahNûri Cihanı Titreten Arslanlar Bizim Allah Allah deyip atılın kuşlarCihanı titreten arslanlar bizimGazamız uğruna yıkılsın burçlarDökülen mukaddes al kanlar bizim!Cahid-i Fillah’a can adamışızKüfrün kâl’asına pençe atmışızSerhat boylarında at oynatmışızKelle verdiğimiz meydanlar bizim!Zindanlar boğamaz inancımızıKurşun durduramaz akıncımızıMevla bilemiştir kılıncımızıYaradan aşkına vuranlar bizim!İman kılıçları kından sıyrılırZincirler mutlaka bir gün kırılırO gün müslümana ced-düğün olurYa şehit ya gazi olanlar bizim! Çağırırım Ey Dost Seni Ey benim sultanım özümHicranım çok gülmez yüzümYakup oldum ağlar gözümÇağırırım ey dost seniŞimdi cismimden cüdayımKurban canım ben fedayımYusuf gibi kuyudayımÇağırırım ey dost seniGezinirim otağındaAteş yanar bu bağrımdaMusa ile tur dağındaÇağırırım ey dost seniYüzüm gülmez bu dünyadaKaldım artık ben sıladaHüseynimle kerbeladaÇağırırım ey dost seni Çün Gönlüm Sana Mübtela Düştü Çün gönlüm sana mübtela düştüDerd ü gam bana aşina düştüZühd ü takva’ya yar idim evvelAşk ile benden hep cüda düştüVaiz eydür gel aşkı terk eyleNideyim sabrım bi-vefa düştüKim seni buldu kendi yok olduVaslına ey dost can baha düştüAşka uşşakın davet etmişsinCan kulağına ol seda düştüBu Niyazi’nin hiç vücudundaZerre komadı hep yaka düştüNiyazi Mısri Dağlar İle Taşlar İle Dağlar ile taşlar ileZikredeyim mevlam seniSeherlerde kuşlar ileZikredeyim mevlam seniGökyüzünde İsa ileTur dağında Musa ileElindeki asa ileZikredeyim mevlam seniDertli sabır Eyyub ileGözü yaşlı Yakup ileOl Muhammed Mahbub ileZikredeyim mevlam seniYunus söyler dilleriyleHakkı seven kullarıylaOl fahri bilenleriyleZikredeyim mevlam seniYunus Emre Daim Solmaz Bir Güldür Ol evlad-ı ResuldürHak katında makbuldürDaim solmaz bir güldür AllahSultan Abdülkadir GeylaniDervişi olsa bir erOl anı candan severNerde çağırsan erer AllahSultan Abdülkadir GeylaniŞeriatın dünyasıTarikatın icadıMuhyeddin oldu adın AllahSultan Abdülkadir Geylani Demedim Mi Demedim Mi Güzel aşık ecrimiziÇekemezsin demedim miBu bir rıza lokmasıdırYiyemezsin demedim miDemedim mi Demedim miGönül sana söylemedim miYemeyenler kalır naçarGözlerinden kanlar saçarBu bir demdir gelir geçerDoyamazsın demedim miDervişlik ulu dernekdirGörene büyük örnekdirYensiz yakasız gömlekdirGiyemezsin demedim miPir Sultan Abdal Derdine Derman İsteyen Gelsin Derdine dermân isteyen gelsinCânına cânân isteyen gelsinMektebimizdir mekteb-i esmâİlm ile irfân isteyen gelsinGeçdik yedi kat arz u semâyıSidre-i seyrân isteyen gelsinMiraca çıktı ümmetim dediVahdete mihmân isteyen gelsinCânını kurbân etmeğe SâmiEmr ile fermân isteyen gelsinSâmi Saruhani Derman Arardım Derdime Derman arardım derdimeDerdim bana derman imişBurhan sorardım aslımaAslım bana burhan imişSağı solu gözler idimDost cemalin görsem deyuBen taşrada arar idimOl cân içinde cân imişSavmü salatı hac ileSanma sakın biter işinİnsanı kâmil olmayaLazım olan irfan imişMürşit gerektir bildireHakkı sana hakkal yakinMürşidi olmayanlarınBildikleri güman imişİşit Niyazi’nin sözünBir nesne örtmez hak yüzünHakdan ayan bir nesne yokGözsüzlere pinhan imişNiyazi Mısri Dervişlik Baştadır Dervişlik baştadır tacda değildirKızdırmak oddadır sacda değildirArarsan mevlayı kalbinde araKudüs'te Mekke'de Hac'da değildirEğer bir mü'minin kalbin kırarsanHakka eylediğin secde değildirKabul et Yunusun erkan sözünüTizcek gelir başa geçcek değildirYunus Emre Dervişlik Dedikleri Dervişlik dedikleri bir acâyip duraktırDerviş olan kişiye evvel dirlik gerektirKulluk eyle erene bakıp Hakk’ı göreneSenden haber sorana koy miskinlik gerektirHak ere benim dedi varlığın erde koduErenlerin himmeti yerden göğe direktirBu dervişlik berâtın okumadı müftilerOnlar ne bilsin onu bu bir gizli varaktırYunus sen ârif isen anladım bildim demeTut miskinlik eteğin âhir sana gerektirYunus Emre Dervişlik Ne Güzel Sultanlık İmiş Hayıf bunca benim geçen ömrümeDervişlik ne güzel sultanlık imişHû dedikçe safâ verir gönlümeDervişlik ne güzel sultanlık imişYa Hay, Hu Allah Hu AllahYa Ya Allah Hay HayBakmaz mısın şu dünyanın hâlinePâdişâhlar çare bulmaz ölümeDerviş Yûnus sen de şükret hâlineDervişlik ne güzel sultanlık imişYunus Emre Didemiz Giryan Sinemiz Suzan Didemiz giryan sinemiz suzanRuhumuz hayran Kadirileriz bizCismimiz püryan derdimiz dermanAşkımız burhan Kadirileriz bizSeyr ile seyran, aşk ile devranEderiz her an Kadirileriz bizÖlmeden öldük, sonra dirildikUçmağa girdik, Kadirileriz bizBizdedir halvet, Dost ile ülfetBulmuşuz vuslat, Kadirileriz bizOn iki Pir’re bendeyiz bendeHak’kın yolunda Kadirileriz bizSami ko halkı, ara bul Hak’kıYoludur aşkı, Kadirileriz bizAbdurrahman Sami Niyazi Dil Hanesi Pür Nur Olur Dil hanesi pür nur olurEnvarı zikrullah ileİklimi dil mamur olurMimarı zikrullah ileHer müşgil iş asan olurDerdi dile derman olurCanın içinde can olurEsrarı zikrullah ileZikreyle hakkı her nefesAllah bes baki hevesKes gayrıdan ümidi kesTekrarı zikrullah ileGamgin gönüller şad olurDem besteler azad olurGümgeşteler irşad olurAsarı zikrullah ileAhmet seni ikrar ederHem zikrini tekrar ederİhlasını işar ederEsrarı zikrullah ileSultan Ahmet Han Dolap Niçin İnilersin Dolap niçin inilersinDerdim vardır inilerim İllallahHU… HU… HU…Ben mevlaya aşık oldumAnın için inilerim İllallahHU… HU… HU…Aşık Yunus eder ahıGöz yaşı siler günahı İllallahHU… HU… HU…Yunus Emre Durmaz Lisanım Durmaz lisanımDer Allah AllahCismimde canımDer Allah AllahDişim dudağımSadrım dimağımLahmimde canımDer Allah AllahHer demde AllahKevneyne ol şahBütün şemsü mahDer Allah AllahÇeşmim kulağımDerdim ayağımYüzüm yanağımDer Allah AllahEtme KuddusiGayr ile ünsiAllah enisiDer Allah AllahAhmet Kuddusi Baba Durmaz Yanar Vücudum Durmaz yanar vücudum AllahBizleride mahrum eyleme AllahSensin benim maksudum AllahBizleride mahrum eyleme AllahKullarını mahsun eyleme AllahHalas eyle narından AllahAyırma didarından AllahCennette cemalinden AllahBizleride mahrum eyleme AllahKullarını mahsun eyleme AllahKandiller yana yana AllahDervişler döne döne AllahŞükür erdik bugüne AllahBizleride mahrum eyleme AllahKullarını mahsun eyleme AllahGül bülbülün harmanı AllahVer derdime dermanı AllahSon nefeste imandan AllahBizleride mahrum eyleme AllahKullarını mahsun eyleme AllahYunus Emre Dü Cihanın Mefhari Dü cihanın mefhariEnbiyalar serveriAşkına ben müşteriKoymuşam can-u seriSultan Burhan Deyyan SübhanYa Hay Ya Hay Ya Hay Allah HuBağı sıdkın bülbülüCiharyarın bir gülüOl Ebubekri veliAşıkan ser defteriBunların aşkıyla senEyle gel mahv-i bedenOl Hüseyn ile HasenŞehidan ser defteriMahfî Ebeda Ya Rab haberin nerden alalımBir kamil mürşide varalımHakkın yoluna kurban olalımBir anda sabah olmaz ebedaGözüme uyku girmez ebedaGönlüm teselli bulmaz ebedaGönül kuşunu eyleyemedimDünyaya mesken bağlayamadımYandı yüreğim ağlayamadımTazedir solmaz Hakkın gülleriMestane gezer saadet kullarıGayet incedir Hakkın yollarıYa Rab Er-Rahim ey lutfü KerimYoluna kurban canım var benimYa Rab sen varken kime gideyim Efendime Götürün Yine bir ateşe düştüm yanarımArşa çıkar oldu ahi ile zanımEfendimin çeşmesinden kanarımAlın benim Efendime götürünAlın benim Efendime götürünMüşkül hallerimi orda bitirinKıtmir diye eşiğine yatırınAlın beni sultanıma götürünGizli gizli aşkın dumanıHer zaman kurbandır aşığın canıAğla gözüm ağlamanın zamanıAlın beni Efendime götürünDertliyim derdimi bilecek odurBiçare halimi görecek odurYarama merhemi sürecek odurAlın benim Efendime götürünVallahi görmüşem efendim siziYüksek makamlara geçiyor nazınKapına kabul et bu kara yüzüAlın benim Efendime götürün El Meded Meded Lî hamseti utfî bihâHa-rel vebâ-il hatımaEl Mustafâ vel MürtezâVe ebna hü mâvel FâtımaEl Meded Meded-il MededYa Resulallah MededYamen latifü lem yezelUtfu binâ fi ma nezelEntel kavi yüneccinâAn kahrıke yövmel halelEl Meded Meded-il MededYa Resulallah MededAbdulkadir Geylani Elestü bi Rabbiküm Hitab Olundu Elestü bi rabbiküm hitâb olundukKâlû belâ dedik Hakk'a kul oldukAllah Allah diyerek huzûra durdukBende-i âl-i abâ Hüseynîyiz bizCân u tenden geçip halkabend oldukAşk-ı Muhammedî'yi Aşkî'de buldukAşkın ile Mevlam bî-karâr oldukBende-i âl-i abâ Hüseynîyiz bizSözlerim doğru lâkin uymaz özümeHâfız kulun aczini vurman yüzüneŞeyhim himmet eyle varam izineBende-i âl-i abâ Hüseynîyiz bizHafız Nezih Tolan Elhamdülillah Bir acep onulmaz derdim var benimDerde derman buldum elhamdülillahVasıl oldum Muhammed Mustafa'yaAğlar iken güldüm elhamdülillahAçıldı sır babı şeyhim yüzündenCan sefalar buldu tatlı sözündenMasiva tozunu gönül yüzündenTevhid ile sildim elhamdülillahBir şehre vardım ki adı bilinmezBir bahre daldım ki merci bulunmazMürde dil oluben geri dönülmezÖlmeden ben öldüm elhamdülillahHakkın dergahına tutmuşum elimGördüğüm halleri şerheyler dilimHiçlik ummanına uğradı yolumFenafillah oldum elhamdülillahYunus Emre’m kamil oldu imanınVasılı illallah oldu bu canınLa mekan şehridir şimdi mekanınBekabillah oldum elhamdülillahYunus Emre Erler Demine Erler demine destur alalımPervaneye bak ibret alalımAşkın ateşine gel bir yanalımDost…Dost…Dost…Dost…Devrana girip seyran edelimEyvah…. demeden Allah diyelimLa İlahe İllallah La İlahe İllallahLa İlahe İllallah HUGünler geceler durmaz geçiyorSermayen olan ömrün bitiyorBülbüllere bak efgan ediyorEy gonca açıl mevsim geçiyorEy yolcu biraz dur dinle beniKervan geçiyor sen kalma geriYusuf denilen dünya güzeliFethetti bugün kalbin seferiTahsine Hanım Evliyanın Huzuruna Evliyanın huzurunaVarmayınca durulur muEsrik eder aşk Adem’iYanmayınca durulur muAşkın yakar kuru yaşıHem ağlatır dağı taşıAşk atına binen kişiHiç usanıp yorulur muGurrap gibi ötmeyinenTembel tembel yatmayınanHelal haram yutmayınanCennet cemal bulunur mu Ey Allah'ım Seni Sevmek Ey Allah’ım seni sevmekNe güzeldir ne güzeldirYoluna canımı vermekNe güzeldir ne güzeldirŞol ismi zatını sürmekVisalin gülünü dermekCemali pakini görmekNe güzeldir ne güzeldirSürüp dergahına yüzlerDöküp yaşı yer gözlerBir olsa gece gündüzlerNe güzeldir ne güzeldirRisalim derdine düşmekYanıp aşk oduna pişmekSonunda sana erişmekNe güzeldir ne güzeldirNiyazi Mevlayı bulmakYanında eğlenup kalmakVrıp bir ile bir olmakNe güzeldir ne güzeldirNiyazi Mısrî Ey Âşıkan Ey Âşıkan Ey âşıkan ey âşıkan illallâhuÂşk mezhebi dindir bana illallâhuGördü gözüm dost yüzünü illallâhuYas kamu düğündür bana illallâhuDost aşkına ulaşanlar illallâhuDünya ahiret bir ona illallâhuEzel ebet sorar isen illallâhuDün ile bugündür ona illallâhuYunus seni din edindi illallâhuDin nedir iman edindi illallâhuÂşka bu gün yarın n’olur illallâhuİşim budur ondan sonra illallâhuYunus Emre Ey Aşıkı Dildade Ey aşıkı dildadeGel nuş idelim badeBir bade gerek anmaKimi içile mevadeCan Allah Canan AllahCanlar sana kurban AllahHay kalbim zikrullahLa ilahe İllallahMuhammedur RasulullahBir kez içen aşıktırAşkında o sadıkdırAşk ona hem layıktırMecnun ile FerhadeBir çeşmenin başınaBir testiyi koyarsanKırk yıl orda dursadaKendi dolası değilTen fanidir can ölmezÇün gitti geri gelmezÖlürse bu ten ölürCanlar ölesi değilİşit bu Sezai’denNe gördü fenaidenDost yüzünü gösterdiMir’ati mücelladeSezaî Ey Dost Cemalin Görenler Sefa geldiniz erenlerKerem kıldınız yarenlerEy Dost Cemalin görenlerYardımcımız Allah olsunSefa kadem getirdinizBizi Hakka yetirdinizMaksuduma erdirdinizYardımcımız Allah olsunDoyamadım hulkunuzaCanar feda olsun sizeSizin gibi dostlar bizeHergün gelsin mihman olsunBizi seven kardeşleriBizde severiz onlarıBizi sevmeyen kardeşlerVarsın Mısır'a sultan olsunAşık Yunus sen yan yürüErenlere yalvar yürüÖp ellerin gir içeruOnlar senden razı olsunYunus Emre Ey Enbiyalar Serveri Ey enbiylar serveriEy evliyalar rehberiEy ins-ü cin peygamberiEhlen ve sehlen merhabaYa Mustafa Ya MüçtebaEhlen ve sehlen merhabaAhmet Muhammed MustafaEhlen ve sehlen merhabaSen canların cananısınDertlilerin dermanısınAlemlerin sultanısınEhlen ve sehlen merhabaAllah’u ekber şanehuGadcaene burhanehuSultanehu subhanehuEhlen ve sehlen merhabaAşık Yunus söyler sözüDergahına sürer yüzüMahşerde sevsinler biziEhlen ve sehlen merhabaYunus Emre Ey Gönül Bakma Cihana Ey gönül bakma cihanaGün gelir seyran giderDurma ağla gözlerim gelBu kafesten can giderSağlığı sen bil ganimetGönlünü Allaha verÇağrılır kabre gidersinSonra bu meydan giderHazır ol mevte KelamiGafil olma bir nefesDost gider düşman giderAğ yar gider ihvan giderKeramî Ey Padişahı Zül Kerem Ey Pâdişâh-ı zü´l-keremFeyz eyle bu bî-çâreye HayCûdun yanında katreyimLütf eyle bu âvâreye HayAçtın inayetten kapuDedin bize lâ taknatu HaySenden ümîd eyler kamuHiç kimse girmez araya HayAciz benim, kudret seninAsi benim, rahmet senin HayHasta benim, şerbet seninSen merhem sür bu yareye Hay Ey Rahmeti Bol Allah Ey Allahım ey AllahSenden gayri yok ilahGünahlarım affeyleEy Rahmeti bol AllahYa Allah Hu AllahEy Rahmeti bol AllahKullar senin kullarınGünahı çok bunlarınRabbi sensin onlarınEy Rahmeti bol AllahBen müflisim ey ganiNedir derdim dermanıVer aşkı MuhammediEy Rahmeti bol AllahMuhibbiyi affeyleBüyük günahlar ileAşkı nakşet gönlüneEy Rahmeti bol AllahMuhibbi Sefer Dal Ey Rahmeti Bol Padişah Ey Rahmeti bol padişahAman AllahCürmüm ile mevlam geldim sanaİsyan ile mevlam geldim sanaAllahBen işledim hadsiz günahAman AllahCürmüm ile mevlam geldim sanaİsyan ile mevlam geldim sanaAllahSenin adın Gaffar ikenAman AllahAyb örtücü mevlam seddar ikenKime gidem sen var ikenAman AllahCürmüm ile mevlam geldim sanaİsyan ile mevlam geldim sanaAllahKuddusi isyanda şedid Aman AllahKullukta bir mevlam battal pelitAllahDer kesmezem senden ümitAman AllahCürmüm ile mevlam geldim sanaİsyan ile mevlam geldim sanaAllahAhmet Kuddusi Baba Ey Rasulullah'ın Dostu Ey Rasulullah'ın dostuYalvarırız imdat eyleKurtar Allah için dostuYalvarırız imdat eyleBu derde düştük düşeliEser her an sevda yeliEy veliden üstün veliYalvarırız imdat eyleKarani Veysel KaraniYalvarırız imdat eyleSen bizim mürşidimiz olNurla dolsun karanlık yolTutmuyor el ayak hem kolYalvarırız imdat eyleGönül kapımızı açtıkCoşup seller gibi taştıkHep o sevdanla dolaştıkYalvarırız imdat eyle Ey Risalet Tahtının Ey risalet tahtının Hurşid-i Mah-ı EnveriVey nübüvvet mazharı ahir zaman PeygamberiHak Senin Şanında Levlâk okudu Ya MustafaYani Sensin nur Muhammed Kâinat'ın rehberiSure-i Şemsi Duha geldi cemalin şanınaAlemi kıldı münevver ba kemalin enveriYa Rasulallah şefaat kıl Gazali hasteyeBir günahkâr ümmetindir hem kamunun kemteri Ey Vâhid ü Ferd ü Samed Ey Vâhid-ü Ferd-ü SamedSenden meded senden mededEy Lem yekun küfven AhadSenden meded senden mededEstağfirullah El ÂzimYâ Resulüm sen rehberimEy katreyi ummân edenEy nutfeyi insân edenEy derdlere dermân edenSenden meded senden mededEstağfirullah El ÂzimYâ Resulüm sen rehberimYâ Rab Hüdâyî derd-mendÂvâre kaldı müstemendVaslından olsun behre-mendSenden meded senden mededAziz Mahmud Hüdayi Eyle Bizi İlahi cennet evineGirenlerden eyle biziYarın anda cemaliniGörenlerden eyle biziYa Hayy u ya Kayyum Samedİhsanına yokdur mededFirdevs bahçesinde ebedKalanlardan eyle biziBu dünyanın cefası çokKimi aç gezer kimi tokŞol mizanda sevabı çokGelenlerden eyle biziMü’minlere rahmet olaMünafıklar mahrum kalaYunus gider doğru yolaGidenlerden eyle biziYunus Emre Gaflet İle Hakkı Buldum Diyenler Gaflet ile hakkı buldum diyenlerEr yarın hak divanında bellolurAhret tedarikin gördüm diyenlerEr yarın hak divanında bellolurKiminin adı sofi kiminin dervişDerviş isen kardeş hak yola çalışGizlice yollardan sen hakka erişEr yarın hak divanında bellolurDevletliğim diye fakire gülmeGülüp gülüp yahu kem nazar kılmaÖlüm vardır kardeş sen gafil olmaEr yarın hak divanında bellolurYunus Emre Gaflet Uykusundan Gaflet uykusundan yatar uyanmazCan gözü kapalı gafilan çokturHak sözü dinlemez asla inanmazKalbi çürük fesad cahilan çokturKur-anla sünnete vermez özünüGaflet uykusundan açmaz gözünüTaştan katı beter söyler sözünüBed ameli cahil münkiran çokturGenç Abdal herkesi dost olur sanmaHer kurban derisi post olur sanmaHer yüze güleni dost olur sanmaİçi kafir dışı Müslüman çokturGenç Abdal Gani Mevlam Nasip Etse Gani mevlam nasip etseVarsam ağlayu ağlayuMedine’de Muhammed'iGörsem ağlayu ağlayuHüccac döner yane yaneCiğerim döndü püryaneŞol zemzemden kane kaneİçsem ağlayu ağlayuÇevre yanı kesme kayaEl kaldırıp amin diyeArafat'taki vakfeyeDursam ağlayu ağlayuTenim yapışsa tenimeLebbeyk öğretse dilimeİhram bezini belimeSarsam ağlayu ağlayuDerviş Yunus der can ileKul olmuşum iman ileDilim zikri Kur-an ileVarsam ağlayu ağlayuYunus Emre Gece Demez Gündüz Demez Gece demez gündüz demezYaktı beni beni aşk ateşiBu aşka düşmeyen bilmezYaktı beni beni aşk ateşiPervaneyim dönüyorumCayır cayır yanıyorumBen o yari arıyoumYaktı beni beni aşk ateşi Gel Gel Yanalım Ateşi Aşka Gel gel yanalım ateşi aşkaŞule verelim Allah ateşi aşkaAşk ehli ölmez yerde çürümezYanmayan bilmez Allah ateşi aşkaEvvel aldandım pek kolay sandımKat be kat yandım Allah ateşi aşkaAşk ehli ölmez yerde çürümezYanmayan bilmez Allah ateşi aşkaEy padişahım affet günahımYanmaktır karım Allah ateşi aşkaAşk ehli ölmez yerde çürümezYanmayan bilmez Allah ateşi aşkaSeyyid Nesimi terk etti resmiYandır bu cismi Allah ateşi aşkaAşk ehli ölmez yerde çürümezYanmayan bilmez Allah ateşi aşkaSeyyîd Nesîmî Gel Gör Beni Aşk Neyledi Ben yürürem yane yaneAşk boyadı beni kaneNe akilem ne divaneGel gör beni aşk neylediGel gör beni beni aşk neylediDerde giriftar eylediGah eserim yeller gibiGah tozarım yollar gibiGah coşarım seller gibiGel gör beni aşk neylediBen Yunus’um biçareyimAşk elinden avareyimBaştan ayağa yaleyimGel gör beni aşk neylediYunus Emre Gel Hakkı Zikredelim Kalbin coşup ürpersinGel hakkı zikredelimİman kemale ersinGel hakkı zikredelimAllahı çok zikreyleAyetini fikreyleNimetlere şükreyleGel hakkı zikredelimİstiğfarla kalbi yuBatıl sevdaları koVarlığından gaye buGel hakkı zikredelimZikir kalbe şifadırAşıklara sefadırNimetlere vefadırGel hakkı zikredelimMehmet Emin Efendi Gel Zikredelim Ya Hû Allah emrin tutalımRahmetine batalımBülbül gibi ötelimGel zikredelim YA HUDerde derman zikrullahAffet bizi YA AllahFezkuruni der AllahGel zikredelim YA HUAllah adı dillerdeSevdası gönüllerdeŞol korkulu yerlerdeGel zikredelim YA HUAllah adı uludurEmrin tutan kuludurDervişlerin yoludurGel zikredelim YA HUMehmet Emin Efendi Gelin Bu Çay Sohbetine Kimselerin aklı ermezÇay sohbeti hikmetineÇünkü ezelden uğramışEvliyanın himmetineLezzetini içen bilirBu meclisten geçen bilirTürlü mercan saçan bilirGelin bu çay sohbetineLezzeti cennet şarabıAbad eder bu harabıGönülde hikmet kitabıDolar bu çay sohbetineMeyhane derdi olmayanGönlü aşk ile dolmayanBir Pire teslim olmayanGelmez bu çay sohbetineHoca Ahmed Yesevi Gelin Ey Aşıklar Gelin Gelin ey aşıklar gelinHu Mevlam HuBu menzil uzağa benzer Hu Mevlam HuNazar kıldım şu dünyayaHu Mevlam HuKurulmuş tuzağa benzerHu Mevlam HuBir pirin eteğin tuttumHu Mevlam HuAna belü deyü ben gittimHu Mevlam HuAh nice yüz bin günah ettimHu Mevlam HuHer biri bir dağa benzerHu Mevlam HuPirime diyemedim heleHu Mevlam HuAramadım doğru yoluHu Mevlam HuGünahım çok yüzüm karaHu Mevlam HuEller yüzü aka benzerHu Mevlam HuAğla derviş Yunus çağlaHu Mevlam HuSen özünü hakka bağlaHu Mevlam HuAğlar isen haline ağlaHu Mevlam HuElden vefa yoğa benzerHu Mevlam HuYunus Emre Gelin Gidelim Efendim Gelin gidelim efendimAllah yolunaFeryat edelim efendimAllah yolunaBir yılı bir gün efendimGelecek ol günSüre gel yüzün efendimAllah yolunaDerdine bakma efendimYolundan şaşmaHiç şerik koşma efendimAllah yolunaYunusun sözü efendimKül olmuş özüKan ağlar gözü efendimAllah yolunaYunus Emre Gelme Benlik İle Ulu Dergaha Gelme benlik ile ulu dergahaAman AllahVarını yoğunu atta gel dervişFenerin mumunu yakta gel dervişErenler bağında koku al kokuAman AllahArif ol kitabı eleste okuMana tezgahında tuğbalar dokuAman AllahBineğin üstüne kalkta gel dervişVarını yoğunu atta gel dervişMürşide teslim ol meftalar gibiAman AllahSükut eyle göz yum ağmalar gibiÇıkmasın sakalın remzi dilindenAman AllahVarını yoğunu atta gel dervişFenerin mumunu yakta gel derviş Gerçek Aşıklara Sala Denildi Gerçek aşıklara sala denildiDertli olan gelsin dermanı buldumAh ile vah ile cevlan ederkenCanımın içinde cananı buldumAkar gözlerimden yaş yerine kanZerrece görünmez gözüme cihanDeryalar nuş edip kanmaz iken canAşıklar kandıran ummanı buldumAşıklar meydana doğru varırlarErenler cem'olmuş verir alırlarCümle evliyalar divan dururlarCevahir bahşolan dükkanı buldumAçılmış dükkanlar kurulmuş pazarCanlar mezad olmuş dellaller gezerOturmuş ümmetin beratın yazarHakk'a mahbub olan sultanı buldumEmir Sultan der ne hoş pazar imişAşıklar meydan edip gezer imişCümlenin maksudu ol didar imişHakk'a karşı duran divanı buldumEmir Sultan Gir Semaya Zikr İle Gir sema'a zikr ile gel yane yane Hû deyuEr safayı aşkı Hakk'a yane yane Hû deyuHep erenler Hû ile kaldırırlar can perdesinAçtılar gözlerin anda yane yane Hû deyuGördüler Hû kaplamış On sekiz bin alemiFeyz alırlar cümle Hû'dan yane yane Hû deyuZat-ı Hakk'ı buldular buluştular Hû deyuDost göründü her taraftan yane yane Hû deyuEy Niyazi gönlüne aşıkların hikmet dolarKünt-ü kenz'in haznesinden yane yane Hû deyuNiyazi Mısrî Göçtü Kervan Kaldık Dağlar Başında Ah nice bir uyursun uyanmaz mısınGöçtü kervan kaldık dağlar başındaÇağrışır tellallar inanmaz mısınGöçtü kervan kaldık dağlar başındaEmir hac göçeli hayli zamandırMuhammed cümleye dindir imandırDelilsiz gidilmez yollar yamandırGöçtü kervan kaldık dağlar başındaYunus sen bu dünyaya niye geldinGece gündüz Hakk’ı zikretsin dilinEvliyaya uğramaz ise yolunGöçtü kervan kaldık dağlar başındaYunus Emre Gönlümün Sultanı Abdullah Babam Aradım her zaman baktığım yerdeTaht kurmuşsun can sultanım gönlümeSelamını aldım aldım esen yellerdenGönlümün sultanı Abdullah BabamBizi kurtardın sen o bataklıktanDayanamam senden ayrı kalmaktanMevlam ayırmasın bizi yanındanGönlümün sultanı Abdullah BabamBu düzlükte belli dağ ile taşlarAğlar hak aşkıyla kurt ile kuşlarYarın kıyamette pişmanlık başlarGönlümün sultanı Abdullah BabamYağmur yağmayınca akmıyor sularO nur cemalinden damlıyor nurlarHer çiçekten bal yapıyor arılarSenin balın daha tatlı sultanım Gönül Hayran Oluptur Gönül hayran oluptur aşk elindenCiğer büryan oluptur aşk elindenNiceler tac-ü tahtı mal-ü mülküKoyup uryan oluptur aşk elindenZüleyha ne gördü Yusuf yüzündenİşi efgan oluptur aşk elindenKoyup ibrahim Edhem tac-u tahtıYeri külhan oluptur aşk elindenYunus Emre bu hasret ile zâriAcep mihman oluptur aşk elindenYunus Emre Görerek Dost Cemalini Görerek dost cemaliniAllah Allah Allah HUGöçer İllallah diyenlerAllah Allah Allah HUKalbine Tevhid nurunuAllah Allah Allah HUSaçar İllallah diyenlerAllah Allah Allah HUHak kullarının hepisiAllah Allah Allah HUFazliyle yapmış yapısıAllah Allah Allah HUYunus cihan değil bakiAllah Allah Allah HUGafil olup olma şakiAllah Allah Allah HUBatılın içinde Hakk'ıAllah Allah Allah HUSeçer İllallah diyenlerAllah Allah Allah HUSekiz cennetin kapısınAllah Allah Allah HUAçar İllallah diyenlerAllah Allah Allah HUYunus Emre Göster Bize Muhammed'i Bu darı dünyada ne kadir mevlamGöster bize Muhammedi görelimZiyaret edelim kabrin evvelaGöster bize Muhammedi görelimGöster bize Can Ahmedi görelimSardı muhabbeti bu cismi canıCan fedadır onun candan kurbanıŞefaatin bağın bahri cihanıGöster bize Muhammedi görelimGöster bize Can Ahmedi görelimDüştü gönlüm bülbül gibi feryadaDağlar deldi şirin için ferhataGöster cemalini onun rüyadaGöster bize Muhammedi görelimGöster bize Can Ahmedi görelimGörürsün gözüme onun hayaliBir tecelli etsin kadrini haliBedr olmuş ay gibi O nur cemaliGöster bize Muhammedi görelimGöster bize Can Ahmedi görelim Göster Cemâlin Şem'ini Göster Cemâlin şem'ini yansın oda pervânelerDevlet değil mi âşıka maşuka karşu yânelerMescid ile medreseyi ısmarladık zâhidlereHakk'a ibâdet etmeğe yeter bize vîrânelerOl hali çok a'lâ güzel yağmaladı gönlüm evinPek bağla aşkın zencîrin boşanmasun dîvânelerBen meye tevbe etmezem ağyâr elinden içmezemKudret eliyle sun bize dolu dolu peymânelerCevr ü cefa etmek ile Şemsî seni terk eylemezSen sanma kim seni seven senden hâşâ usânelerŞemseddin Sivasî Gözlerimden Aktı Yaşlar Gözlerimden aktı yaşlarYaşlar Allah Allah dediDilim zikretti MevlayıDişler Allah Allah dediBurada neler neler vardıÜstadım yaramı sardıGözler yaradına gördüKaşlar Allah Allah dediHaram katmadım aşımaLayık değildir şanımaKırklar uğradı yanımaÜçler Allah Allah dediDerviş olan zikre dalarŞahit olmuştur semalarEvliyalar şühedalarBeşler Allah Allah dediİrşadiyem baksarımaYediler geldi yanımaGidin sorun üstadımaPirler Allah Allah dediİrşadi Baba Gözüm Ki Kane Boyandı Gözüm ki kane boyandıŞerabı neyleyeyimCiğer ki odlara yandıKebabı neyleyeyimAçıldı mü’mine cennetSaçıldı aleme rahmetO günde biçare SaffetHesabı neyleyeyimSaffet Efendi Gül Yüzünü Rüyamızda Gül yüzünü rüyamızdaGörelim Ya RasulallahGül bahçene dünyamızdaGirelim Ya RasulallahAşkınla yaşarır gözlerHasretinle yanar özlerMübarek ravzana yüzlerSürelim Ya RasulallahSensin gönüller sultanıGetiren yüce Kur-anıUğrunu tendeki canıVerelim Ya RasulallahVeda edip masivayaYalvarıp yüce mevlayaŞefaati Mustafa’yaErelim Ya RasulallahKonyalı Hacı Kişi Güldür Gül Gül alırlar gül satarlarGülden terazi tutarlarGülü gül ile tartarlarÇarşı pazarı güldür gülGül olanın aslı güldürPeygamberin nesli güldürSağ oturan erenlerinBezmi visali güldür gülSeyrimde bir şehre vardımGördüm sarayı güldür gülSultanımın tacı tahtıBağı divanı güldür gülÜmmi Sinan gel vasfeyleGül ile bülbül derdiniYine bu garip bülbülünAhu figanı güldür gülÜmmi Sinan Güller Sümbüller Güller sümbüllerÖter bülbüllerYanık gönüllerMevlayı özlerHu diyen canlarCanda cananlarAşk ile yananlarMevlayı özlerZikreden zakirŞükreden şakirAşk-i bu fakirMevlayı özlerHüseyin Sebilci Günahımızı Biz Biliyoruz Günahımızı biz biliyoruzAffetmen için yalvarıyoruzBizi affeyle Aman AllahımAffetmen için yalvarıyoruzYüzümüzün karasına bakmaAtıpda bizi narına yakmaMeydanı arasatta bırakmaAffetmen için yalvarıyoruzAyşe Feyzioğlu Hak Yoluna Gidenlerin Hak yoluna gidenlerinAsa olsam ellerineEr piri vasf edenlerinKurban olsam dillerinTorunuyuz bir dedeninTohumuyuz bir bedeninMünkir ile cenk edeninSilah olsam bellerineBir üstada olsam çırakBir olurdu yakın ırakKemiğimi etsem tarakYar zülfünün tellerineSeyrani kaldır parmağınVaktidir hakka durmanınCennete akan ırmağınKatre olsam sellerineSeyrani Hakka Aşık Olanlar Hakka aşık olanlar zikrullahtan kaçarmıArif olan cevherini boş yerlere saçarmıGelsin marifet alan yoktur sözümde yalanEmmareye kul olan hayra şerri seçermiGerçek bu söz yarenler gördüm demez görenlerKeramete erenler gizli sırrı açarmıSen bir kovuk servisin hemen şöyle durursunSen palaz yavrusun kuş kanatsız uçarmıÜftade yanıp tüter bülbüller gibi öterAşıklara taş atan iman ile göçermiMuhyeddin Üftade Hakkı Seven Aşıkların Hakkı seven âşıklarınEğlencesi tevhîd olurAşk oduna yanıklarınEğlencesi tevhîd olurDurmaz işim sürer diliSorar müdâm doğru yoluGerçek ere diyen beliEğlencesi tevhîd olurMısrî’ye uyan kişininGider çürüğü işininİçindeki can kuşununEğlencesi tevhîd olurNiyazi Mısri Haktan İnen Şerbeti Haktan inen şerbetiİçtik elhamdülillahŞu kudret deniziniGeçtik elhamdülillahŞu karşıki dağlarıYemişleri bağlarıSağlık Safalık ileAştık elhamdülillahKuru iken yaş oldukAyak iken baş oldukKanatlandık kuş oldukUçtuk elhamdülillahBeri gel barışalımYad isen bilişelimAtımız eyerlendiGöçtük elhamdülillahTaptuğun tapusundaKul olduk kapısındaYunus miskin çiğ idikPiştik elhamdülillahYunus Emre Halakayı Zikir Halakayı zikir kurulurCanlar tene vurulurO Allahın rızası umulurLa İlahe İllallahKılıcını boynuna takanlar gelsinBu meydana canını verenlerO Allahın rızasını umanlar gelsinLa İlahe İllallahZikreylediğin zamanCevap verir Hak hemanKomaz gönülde gümanLa İlahe İllallahHakkın metin kalasıNur burcunun balasıZikrullahın alasıLa İlahe İllallah Halimiz Nola Mahşerde Halimiz nola mahşerdeCümle alem düşer derdeO dar günde seni nerdeBulayım ya RasulallahSalatullah selamullahAleyke Ya RasulallahSana geldim yas içindeŞu gönlüm kir pas içindeHep ömrüm iflas içindeNolayım ya RasulallahSana geldim ey Ya SultanLütfeyle derdime dermanUğruna canımı kurbanVereyim ya RasulallahMiskin derviş seni överSeni görmek ister meğerUğruna ölmeye değerÖleyim ya Rasulallah Halkayı Zikiri Halkayı zikiri kurmuş aşıklarToplanmış cem olmuş burada sadıklarGelin Allah deyin bağrı yanıklarYak sultanım yak yakYak kurbanım yak yakO nurlu gözlerinle sen bize bir bakKaynayan kazanlar taşmaya başlarÜstadına aşık olan her yerde coşarMünkir münafıklar bu işe şaşarYak sultanım yak yakYak kurbanım yak yakO nurlu gözlerinle sen bize bir bak Havar Geylani Ez ban dikim Peygambere Zikrederim peygamberiHem seyyidu hem servere Hem seyyidi, hem serveriŞefî-u roze mahşere Mahşerin şefaatçisiHavar Geylâni, Geylâni Havar Geylâni, GeylâniHimmet Geylâni, Geylâni Himmet Geylâni, GeylâniEv bağdate dü parceme O Bağdat ki iki parçaHelik arab-u aceme Bir taraf acem bir taraf arapAbdulkadir pîrê me ye Abdulkadir pîrimizdirHavar Geylâni, Geylâni Havar Geylâni, GeylâniHimmet Geylâni, Geylâni Himmet Geylâni, Geylâni Hay Bahçelerde Hay bahçelerde hay bülbül şakırDaim Hakkın ismin okurYa Hazreti Ebu BekirYardım eyle eyle kıyametteMedet medet medet Ya GeylaniMedet medet medet Ya RufaiHay gökyüzünde hay şemsi kamerGaflette olan gözün yumarYa Hazreti İmam ÖmerYardım eyle eyle kıyametteHay gökten indi hay bize Kur-anTertip etti anı burhanYa Hazreti İmam OsmanYardım eyle eyle kıyametteHay aşıkların hay çoktur yoluBiz onlara deriz veliYa Hazreti İmam AliYardım eyle eyle kıyamette Hay Benim Abdullah Sultanım Ben bu aşkın mecnunuyumHay benim Abdullah sultanımMah cemâline meftunumHay benim Abdullah sultanımSözlerin hep hakikattirTarikin hak şeriattırBilenlere ne nimettirHay benim Abdullah sultanımBen bu aşka düşelden beriGözlerim görmez kimseyiSinemde yaktın ateşiHay benim Abdullah sultanım Hazer Kıl Kırma Kalbini Hazer kıl! Kırma kalbin kimsenin cânını incitme!Esîr-i gurbet-i nâlân olan insanı incitme!Tarîk-i ışkda bîçâre-i hicrânı incitme!Sabır kıl her belâya, Hâne-yi Rahman’ı incitme!Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitme!Günahkâr olma, Fahr-i Âlem-i Zî-Şânı incitme!Gönül âyinesin silmek gerekdir kalb-i âgâheMuhabbet şemsi doğmuşken ne lâzım mihr ile mâheNe müşkil hâcetin varsa heman arzeyle Allâh eDer-i Mevlâ dururken bakma Lütfi başka dergâheFelekde hâsılı insan isen bir cânı incitmeGünahkâr olma Fahr-i Âlem-i zî-şânı incitmeAlvarlı Efe Hiç Bulunmaz Akranı Hiç bulunmaz akranıMahz-ı lütfi YezdanıGavsul Azam GeylaniSultan Abdülkadir'inPirim Abdülkadir'inHAK LA İLAHE İLLALLAHALLAH ALLAH ALLAH ALLAH İLLALLAHHüsnü terket teşvisiHakk'a bırak her işiDervişi ol dervişiSultan Abdülkadir'inHimmetî Hor Bakma Hor bakma sen toprağaToprakta kimler yatırHani bunca evliyaYüz bin peygamber yatuCennette buğday yiyenGaflet gömleğin giyenHem dünyaya meyledenAdem peygamber yatuHırkasıyla kum çekenGözyaşıyla yoğuranKabeye temel kuranHalil İbrahim yatuHayber kalesin yıkanKafiri ona yananŞahinler gibi bakanAli-ül Haydar yatuOl Allahın habibiDertlilerin tabibiEnbiyalar serveriResul Muhammed yatuYunus Emre Hû Allahümme Salli Hu Allahümme salli alel Mustafa,Hu nebiyyürrisale ve bahri safa,Hu çırağı Hu mescidi Hu mihrabı Hu minber,Hu Ebubekir, Ömer, Osman ya HaydarHu Allahümme salli alel Mustafa,Hu nebiyyürrisale ve bahri safa,Hu çırağı Hu mescidi Hu mihrabı Hu minber,Hu Ebubekir, Ömer, Osman ya Haydar Hû Diyor Ya Rabbi Hû Seher vakti can kuşumHu diyor Ya Rabbi HuDivanına durmuşumDilimde edep ya HuBülbüller ses verir HuGüller nefes verir HuDivanına durmuşumDilimde edep ya HuBulutlar nazla uçarİnciyle mercan saçarÇöllerde güller açarNe hoş bir sevgidir Hu Hû Kuşu Hu kuşu bu gece inledi durduHu diye Hu diye Hu diye diyeDertli gönülleri yaktı kavurduHu diye Hu diye Hu diye diyeBilmem ki nedendi ne idi derdiHu idi dilinin değişmez virdiHu kuşu bu gece gönlüme girdiHu diye Hu diye Hu diye diyeHep onu söylemek kolay mı dileYağ gerek sultanım köhne kandileHu kuşu yanarak uçtu menzileHu diye Hu diye Hu diye diye İki Cihan Sultanının Doğduğu Ay İki cihân sultânınınDoğduğu ay geldi yineİlm-u meârif kânınınDoğduğu ay geldi yineGelsün şefâat isteyenBulsun safâ anı sevenOl sâhib-i hulk-i hasenDoğduğu ay geldi yineBedr-i dücâ şems-i duhâVerd-i gülistân-ı HudâHakk’ın habîbi MustafâDoğduğu ay geldi yineBir âşık u sâdık kanıRâhat bula cân u teniSırr-ı hakîkat mahzeniDoğduğu ay geldi yineAnı Hüdâyî kim severMatlûba bulmuştur zaferFahr-ı cihân Hayru’l-beşerDoğduğu ay geldi yineAziz Mahmud Hüdayî İksiri Azamdır İksiri azamdır sırrı ehlullahHaki gevher taşı kimya esrarından agahtır onlarVelakin surete ihva hakaretle dervişanlaraKöhne aba giymiş arifanlaraVarisül enbiya denmiş onlaraMürde gönülleri ihya halinle hali hal eyleKal ehlinden hemen infisa eyleErenleri bulda intisab eyleSeni de vasılı mevla ederlerErzurumlu Emrah İlahi Yâri Kıl bana İlahi yari kıl banaKi senden başka yarim yokNe yüz ile gelem sanaGünahtan başka kârım yokAllah Allah İllallahYa Muhammed ŞeyenlillahAllah Allah İllallahYa Sıddıkı ekber ŞeyenlillahNe dervişem feregattaNe tacı tahtı devletteHemen kaldım mezelletteElimden bir tutanım yokAllah Allah İllallahYa Ömer Faruk ŞeyenlillahAllah Allah İllallahYa Osman Zinnureyn ŞeyenlillahYeni bir menzile erdimNedamet bahrına daldımHayali aşka aldandımSaba gibi kararım yokAllah Allah İllallahYa Murteza ŞeyenlillahAllah Allah İllallahYa Geylani ŞeyenlillahMenem asi yüzüm karaMeğer Üftade bi çareTutuşmuşamki bir haleYanımca bir yanarım yokAllah Allah İllallahYa Rufai ŞeyenlillahAllah Allah İllallahYa Bedevi ŞeyenlillahMuhyeddin Üftade İlham ile Dün Gece İlham ile dün geceSeyrettim Muhammed'iAyine-i kalbimdeSeyrettim Muhammed'iŞerbet sundu MuhammedMest etti beni gayetHak'tan erdi inayetSeyrettim Muhammed'iKatreyim umman buldumDerdime derman buldumDün gece kadre erdimSeyrettim Muhammed'iİmamesi başındaYeşil hülle eğnindeDört yâr ile yanındaSeyrettim Muhammed'iPervaneyim şem'ineŞeyhim azizim bileCümle aşıklar ileSeyrettim Muhammed'iYunus murada erdiZevk ile sefa sürdüAşık maşuğun bulduSeyrettim Muhammed'iYunus Emre İsmi Sübhan İsmi sübhan virdin mi varBahçelerde yurdun mu varBencileyin derdin mi varGarip garip ötme bülbülBilirim aşıksın güleGülün halinden kim bileBahçedeki gonca güleDolaşıp söz atma bülbülA bülbülüm uslumusunKafeslerde beslimisinBencileyin yaslımısınGarip garip ötme bülbülYunus vücudun pak derkenCihandan mislin yok derkenSeher vakti Hak Hak derkenBizide unutma bülbülYunus Emre İstediğim Haktır Benim Gece gündüz döne döneİstediğim haktır benimAllah deyip yana yanaİstediğim haktır benimKo yanayım kül olayımTaşkın akan sel olayımÇiğnet ben yol olayımİstediğim haktır benimMünkirler aşk halin bilmezMünafıklar yola gelmezAğlar bu gözlerim dinmezİstediğim haktır benimSeyyid Nizamoğlu yürüBula gör kendine yariİnleyiben zari zariİstediğim haktır benimSeyyid Nizamoğlu Kabe'nin Yolları Kabe’nin yolları bölük bölüktürBenim yüreciğim delik deliktirDünya dedikleri bir gölgeliktirCanım kabem varsam sanaYüzüm gözüm sürsem sanaEşim dostum yüklesinler yükümüKomşularım helal etsin hakkınıGörmez oldum ırak ile yakınıCanım kabem varsam sanaYüzüm gözüm sürsem sanaYunus Emre Kabre Vardığım Gece Yarab nola halim benimKabre vardığım geceİyi olmassa amelimAllahKabre vardığım geceYa Rabbena eşimdenEşimden hem yoldaşımAklımı alma başımdanAllahKabre vardığım geceYa Rabbena şaşırtmaYüzümüzre düşürtmeZebanileri üşürtmeAllahKabre vardığım geceYa Rabbena hayr eyleMuhammed’e yar eyleYerimizi gülzar eyleAllahKabre vardığım geceYunus Emre Kadiriyem Kadiriyem kanmazamdaBatın nara yanmazamGeylanime söz verdimdeBen bu yoldan dönmezenHay medet ya GeylanidePek tatlıdır erkanıGavsul azam sultanıdaAbdülkadir GeylaniCandada cananımız vardaDerdede yananımız varSon nefeste yetişirdeBizim Geylanimiz varDerviş karalımısındaKalpten yaralımısınNedir sendeki bu haldeYoksa bağdatlımısınArısının balıyızdaBahçesinin gülüyüzGülünün bülbülüyüzdeSultan Abdülkadirin Kahrında Hoş Lütfunda Hoş Cana cefâ kıl ya vefâKahrın da hoş lûtfun da hoşYa dert gönder yahut devâKahrın da hoş lûtfun da hoşHoştur bana senden gelenYa hilat-u yahut kefenYa taze gül yahut dikenKahrın da hoş lûtfun da hoşGelse celâlinden cefâYahut cemâlinden vefâİkiside cana sefaKahrın da hoş lûtfun da hoşGerek ağlat gerek güldürGerek yaşat gerek öldürÂşık Yunus sana kuldurKahrın da hoş lûtfun da hoşYunus Emre Kainatı Döndüren Kainatı döndürenİsm-i celalin Ya HayAğlatıpta güldürenİsm-i celalin Ya HayYeşil yeşil yapraklarRızık veren topraklarAyyıldızlı bayraklarİsm-i celalin Ya Hay Kimi Dosta Gider Kimi dosta gider dosta bend olur Allah AllahKimi nefse uyar kahrolur gider Allah AllahSultanım İllallah Sübhanım İllallahNe verse razıyız Biz elhamdülillahKimi tövbe eder asfiya olur Allah AllahKimi nefse uyar eşkiya gider Allah AllahKimi gülistanda gonca gül olur Allah AllahKimi gonca güle har olur gider Allah AllahKimi Ahmet seni uzaktan tanır Allah AllahKimi yaklaştıkça kor olur gider Allah AllahAhmet Soyyiğit Kuddusiyem Kuddusiyem Kuddûs'a mensûb olmuşamKuddûsîyem KuddûsîyemHem ona mensub olmuşamKuddûsîyem KuddûsîyemTedbîr-i dünyâ bilmezemArzuyu cennet kılmazamAğyare mensub olmazamKuddûsîyem KuddûsîyemKuddusiyi mest etti Olİster O'na her dem vusûlDer bilmezem izan usulKuddûsîyem KuddûsîyemAhmet Kuddusi Baba Mail Oldum Bahçesinde Mail oldum bahçesinde hurmayaTakatım kalmadı asla durmayaOl Medine ravzasını görmeyeGörmeyince alma Ya Rab canımıHak nasip eylese bizde varalımO çöllerinde safasını görelimAyağın tozuna yüzler sürelimSürmeyince alma Ya Rab canımıAşık olan bu faniyi neylesinSalatu selamla gökler inlesinMedineye varıp mesken eylesinVarmayınca alma Ya Rab canımıYunus Emre Meded Allah Sana Meded Allâh sana sundum elimBizi güzel Muhamed'den ayırmaGayrı kime arz edeyim hâlimiBizi o dost Muhammed'den ayırmaEbubekir Ömer Osman Ali'ninBurhânıdır anlar selâm yolununHürmetine Mevlâ'm cümle velîninBizi o dost Muhammed'den ayırmaEnbiyâ evliyâ çıkar köşküneMest olurlar anberine miskineİmâm Hüseyin'in kanı aşkınaBizi o dost Muhammed'den ayırmaÜmmî Sinan söyler sözü gümânsızHûr-ı cennet gerekmez bize ansızN'iderler içinde cesedi cânsızBizi o dost Muhammed'den ayırmaÜmmi Sinan Meded Ya Gavsul Azam Meded Yâ Gavsü'l A'zamPir Sultan AbdülkadirMevhibe-i muazzamPir Sultan AbdülkadirNesl-i pâk-i MustafâHanedân-ı bâ-safâDürr-i yektâ-i vefâPir Sultan AbdülkadirOl sultân-ül-evliyâNüktedân-ül asfiyâHem bürhân-ül etkıyâPir Sultan AbdülkadirMazhar-ı sırr-ı HudâMeşher-i feyz-i atâMeş'ar-i pûş-i hatâPir Sultan Abdülkadirİns ü cin oldu hayranMelekler kıldı devranArşı eyledi seyranPir Sultan AbdülkadirBergüzâr-ı MürtezâRehgüzâr-ı MüctebâGülzar-ı âl-i abâPir Sultan AbdülkadirAşkî kurban yolunaDergahınde bulunaHimmet eyle kulunaPir Sultan AbdülkadirSebilci Hüseyin Efendi Menbaı İlmî Hüdası Menbaı ilmi hüdasıYa Muhammed MustafaDembedem var aşinasıYa Muhammed MustafaŞerbeti valsınla dermanEyle hakkı hasteyeSen kabul eyle ricasınYa Muhammed Mustafaİsmail Hakkı Bursevi Mesneviden Ders Aldım Mesneviden ders aldımOldum Mevlana gibiUçsuz ummana daldımYüzdüm Mevlana gibiSağ elimi kaldırdımSol elimi daldırdımDilim kalbe indirdimDöndüm Mevlana gibiYüceldim döne döneUmudum hep o güneGiderken o düğüneGülsem Mevlana gibiHayraniden aşk versinŞems gibi yoldaş versinCanlar kemale ersinErsem Mevlana gibi Mestu Hayranım Mestu hayranımZaru giryanımHer dem lisanımHu demek isterGözümden yaşlarAkmaya başlarCümle kurt kuşlarHu demek isterGece ol kaimGündüz ol saimEhli hak daimHu demek isterİrfan isteyenİhsan isteyenCanan isteyenHu demek isterHu ismi azamHu desen hocamKuddusi her demHu demek isterAhmet Kuddusi Baba Mevla Görelim Neyler Hak şerleri hayr eylerZannetme ki gayr eylerÂrif ani seyr eylerMevlâ görelim neylerNeylerse güzel eylerBir işi murat etmeOlduysa inad etmeHaktandir o reddetmeMevla görelim neylerNeylerse güzel eylerDeme niçin şu şöyleYerindedir o öyleBak sonuna seyreyleMevlâ görelim neylerNeylerse güzel eylerErzurumlu İbrahim Hakkı Mevlam Sana Ersem Diye Mevlam sana ersem diyeAşka düşen pervaneyimCemalini görsem diyeAşka düşen pervaneyimGöz yaşlarım durmaz akarSeller gibi çağlar coşarVuslat ümidiyle yaşarAşka düşen pervaneyimDerdinle ağlar inlerimArşa çıkar ben inlerimBülbül şakır ben dinlerimAşka düşen pervaneyimKevni temaşa eylerimNevay-ı aşkı dinlerimSensiz cihanı neylerimAşka düşen pervaneyimAli Ulvi Kurucu Mevlam Ver Aşkını Bana Mevlam ver aşkını banaHayranın olayım seninBülbül gibi gülşenindeNalanın olayım seninYandır beni yandır beniAşk meyinde kandır beniSarhoş edip döndür beniMestanen olayım seninAl bende benlik kalmasınKimseler halim bilmesinNamu nişanım olmasınPinhanın olayım seninBu can kuşu sana uçurAşk meyinden bade içirBu tacı hırkadan geçirÜryanın olayım seninSeyyid Nizamoğlu hocamAyırma kendinden yücemHem gündüzüm hemi gecemMihmanın olayım seninSeyfullah Nizamoğlu Mevlayı Buldum Mecnuna sordular Leyla nice olduLeyla gitti adı dillerde kaldıBenim gönlüm şimdi bir Leyla bulduYürü Leyla ki ben Mevla’yı buldumDerviş yunus bu sırlardan açılmazHakkın lütfu görüp gayre saçılmazİnayet Hak olan yerden kaçınmazYürü Leyla ki ben Mevla’yı buldumYunus Emre Milk-i Bekâdan Gelmişem Milk-i bekadan gelmişemFani cihanı neyleremBen dost cemalin görmüşemHuri cinanı neyleremVahdet meyinin cürasıMaşuk elinden içmişemBen dost kokusun almışamMiski amberi neyleremİsa gibi dünya koyupGökleri seyran eyleremMusa’yı didar olmuşamBen lenteranı neyleremMuhammed’em hakka gidemBen tercümanı neyleremİsmail’im hak yolunaCanımı kurban eyleremYunus Emre Mualla Gavsi Mualla gavsi sübhaniMukaddes kutbi rabbaniEmin-i sırrı yezdaniTu Muhyiddin-i GeylaniAlel ya lel ya seyyide ayniAlel ya lel ya seyyide ruhiMedet ya şeyh-i GeylaniKerem ya kutbi rabbaniKi mahrumen me ferdaniTu Muhyiddin-i GeylaniAlel ya lel ya seyyide ayniAlel ya lel ya seyyide ruhiBeved birdir ki hendaniBahaeddin'dir bâniYa Kut'bud-din-i hakanîTu Muhyiddin-i GeylaniAlel ya lel ya seyyide ayniAlel ya lel ya seyyide ruhiBahaeddin Efendi Muhammed Doğduğu Gece Alemler nura gark olduMuhammed doğduğu geceMünkir münafık fark olduMuhammed doğduğu geceGökten yere nur atıldıYediler kırka katıldıKeşişin dili tutulduMuhammed doğduğu geceHuri kızları geldilerMuhammede yüz sürdülerNurdan kundağa sardılarMuhammed doğduğu geceYunus derki ey kardeşlerGözlerimden akar yaşlarSecde etti dağlar taşlarMuhammed doğduğu geceYunus Emre Muhammed Hürmetine Dünya yoktan var oldu, Muhammed hürmetineKalplere iman doldu, Muhammed hürmetineÖnce Âdem babamız, sonra Havva anamızZiynetlendi dünyamız, Muhammed hürmetineAyrıldı kenarından, Nuh kurtuldu tufandanCümle âlem kurtuldu, Muhammed hürmetineYusuf’u aldattılar, bir kuyuya attılarYolcular çıkardılar, Muhammed hürmetineRahim’sin Allah’ım sen, kurtar cehennemindenHisse ver cennetinden, Muhammed hürmetine Muhammed'e Muhammed'e Muhammede MuhammedeCanlar kurban can ahmedeBir canım var kurban olsunMuhammede MuhammedeMuhammed dünyaya geldiMelekler tebliğe indiCihan muradına erdiMuhammede MuhammedeKırk yaşına girdi AhmetPeygamber oldu MuhammedDonandı tam sekiz cennetMuhammede MuhammedeAbdulmuttalip dedesiOğlu Abdullah babasıAmine hatun annesiMuhammede Muhammede Muhammed'in O Gözleri Muhammed’in sağ yanında yarenlerEl bağlayıp huzurunda duranlar duranlarOnu her an ravzasında görenler görenlerMuhammed’in o gözleri sürmeli sürmeliAşık olan rüyasında görmeli görmeliEbubekir sağ yanında otururÖmer Ali sancağını götürür götürürHz. Osman’sa kuranı okur ah okurÖrümcekler ağlarını ördüler ördülerGüvercinler yuvasını kurdular kurdularRavzasında cemalini gördüler gördüler Mübarek Olsun Müminlerin Ramazanı Aşk ile Allah diyelim tenden geçelimOl mevlaya varalım aşk ile Hu diyelimSemalara yücelen zikr-u tesbih çekelimMübarek olsun mü’minlerin RamazanıOn bir ayın sultanı dertlerimiz dermanıKurban edelim canı aşk ile Hu diyelimMuhammed Mustafaya her an salat edelimMübarek olsun mü’minlerin RamazanıYahya Soyyiğit Mürşide Varmazsan Olmaz Gel ey kardeş hakkı bulayım dersenBir kamil mürşide varmazsan olmazRasulün cemalin göreyim dersenBir kamil mürşide varmazsan olmazNiceler gittiler mürşid arayuArayanlar buldu derde devayıBin kez okur isen aktan karayıBir kamil mürşide varmazsan olmazKadılar mollalar cümle geldilerKitapların hep bir yere serdilerSen bu ilmi kimden aldın dedilerBir kamil mürşide varmazsan olmazYunus Emre bunda mana var dediBir kamil mürşide sende var imdiHazreti Musaya Hızra var dediBir kamil mürşide varmazsan olmazYunus Emre Müştakım Yare Müştakım yare yokmu bir çareOldum avare aşkın elindenFirkatim vuslat zilletim izzetMihnetim sıhhat aşkın elindenUğrayan derde ağlar seherdeSöyler her yerde aşkın elindenTerket hayali vehmet kemaliBuldu Visali aşkın elindenVisalî Ne Derviş Ne De Pirim Ne derviş ne de pirimNe vezir ne emirimKapısında kıtmirimBillahi MuhammedinNur-i çeşmim AhmedinKıtmiri olmak benceŞahlıktan daha yüceBeklerim gündüz geceYolunu MuhammedinNur-i çeşmim AhmedinBaksa bir kez yüzümeNur dolardı özümeSürme çektim gözümeTozunu MuhammedinNur-i çeşmim AhmedinCebrail kanat serdiBassın diye yol verdiGök ehli selam durduÖnünde MuhammedinNur-i çeşmim AhmedinMuzaffer Ozak Ne Gam Yersin Ne gam yersin be hey asi günahkarDilde hak kelamı Kur’an’ımız varMahveder isyanı tövbe istiğfarBiz ehli tevhidiz kurban imanımız varKalbimiz mücellâ gümüşten paktırAllah’ımız birdir şüphemiz yokturBiz Muhammed’iyiz dinimiz haktırFirdevs-ü alada kurban seyranımız varSancağı elinde eshab yanındaGahi sırat gahi mizan önündeYarın kıyamette mahşer yerindeŞefaat kanımız Ahmed Mahmud’umuz var Ne Zaman Anarsam Seni Ne zaman anarsam seniKararım kalmaz Allah'ımSenden gayri gözüm yaşınıKimseler silmez Allah'ımSensin ismi baki olanSensin dillerde okunanSenin aşkına dokunanKendini bilmez Allah'ımÂşık Yunus Seni söylerLütfeyle Cemalin gösterCemalin gören âşıklarEbedi ölmez Allah'ımYunus Emre Nevşehir İllerinde Nevşehir illerindeBir güzel Pir yatıyorTürbeye nur yağıyorNevşehir illerindeKadiridir KadiriAşıkları seyraniGönüllerin sultanıAbdullah BabadırMis kokuyor türbesiAşk yağıyor yöresiDuyuluyor nefesiNevşehir illerindeRufaidir RufaiAşıkları seyraniGönüllerin sultanıAbdullah BabadırSırrına akıl ermezFeyizin sonu gelmezBir benzeri görülmezNevşehir illerindeMevlevidir MevleviAşıkları seyraniGönüllerin sultanıAbdullah BabadırBilal Nadiri BabaŞeyhin adı MustafaPirim Abdullah BabaNevşehir illerinde Nevşehir'de Bir Gül Doğdu Nevşehirde bir gül doğduKaranlığı nura boğduÜstümüze nurlar yağdıBir mürşide aşık oldumEfendime aşık oldumİyilik var her sözündeNur damlıyor o yüzündeBinlerce derviş içindeBir mürşide aşık oldumEfendime aşık oldumHu dedikçe dergah inlerAllah diye döner canlarKardeş diyor inananlarBir mürşide aşık oldumEfendime aşık oldumKonuşurken ferah saçarNur yüzünde güller açarŞer kötülük ondan kaçarBir mürşide aşık oldumEfendime aşık oldumBak yüzüne güneş gibiGökte süzülen bir kuş gibiHayal gibi düş gibiBir mürşide aşık oldumEfendime aşık oldumDizini dizime vursamYüzünü yüzüme sürsemDoyamam ki hergün görsemBir mürşide aşık oldumÜstadıma aşık oldum Nevşehir'de Bir Gül Var Nevşehirde bir gül varEtrafa nurlar saçarOrya giden ihvanlarDerya olup coşarlarSultanım Hacı AbdullahÜstadım Hacı AbdullahPiranlar himmet ettiİhvanları methettiDünyamı cennet yaptıHacı Abdullah sultanımBazen gafil olurumBazen aşka dalarımMürşidimin kokusunBen her yerden alırımSultanımın sohbetiMest ediyor herkesiDinlemeye gelenlerOlurlar hep dervişiSultanım Hacı AbdullahÜstadım Hacı Abdullah Nevşehir'de Güller Açar Nevşehir’de güller açarMis kokularını saçarYine uykularım kaçarÖzlüyorum sultanımıÖzlüyorum babacığımıElinde gül gülden güzelBakışların ömre bedelGidiyorum Nevşehir’eGel ey kardeşim sen de gelBahçesinde bülbüller öterGül bülbüle nazar ederCümle dertler orda biterÖzlüyorum sultanımıÖzlüyorum babacığımıŞeyhim efendim sultanımAşkınla doldu her yanımO benim gavsım sultanımÖzlüyorum sultanımıÖzlüyorum babacığımı Nevşehir'den Gelen Katar Nevşehirden gelen katarYollarına kurbanım benSultanımın bahçesininGüllerine hayranım benHasta idim cana geldimCanım kurban olsun sanaİhtiyaç yoktur LokmanaHallerine kurbanım benZülcelalim eylemiş nazarAşık olan dertli yazarDarb vurup dergahta dönerSultanıma kurbanım benSanki Şemsi kamer yüzüSürmelidir iki gözüBinbir hikmet dolu sözüDillerine kurbanım benZülcelalim övmüş yaratmışŞükür bize serdar kılmışDokuz piran himmet etmişYollarına kurbanım ben Neyleyeyim Dünyayı Neyleyeyim dünyayıBana Allah’ım gerekGerekmez masiva’yıBana Allah’ım gerekEhli dünya dünyadaEhli ukba ukbadaHer biri bir sevdadaBana Allah’ım gerekDertli dermanın isterKullar sultanın isterAşık cananın isterBana Allah’ım gerekBeyhude hevayı koHakkı bula gör ya HuHüdai’nin sözü buBana Allah’ım gerekAziz Mahmud Hüdayi Nice Ağlamayem Nice ağlamayım, etmeyim feryatGiriftar-ı aşkın, BinevasıyemLeyli'nindir Mecnun, Şirin'in FerhatBen de Şeyh Nigar'ın, MübtelasıyemNeylerem dünyayı, neylerem malıNeylerem keşmiri, neylerem şalıBen divane oldum, aşkın pamaliServer-i Hüba'nın, bir gedasıyemEy Seyyid Nigari, Ey aşk-ı tuğyanEy âşık-ı şeyda, Ey kâr-ı efganKarûban-ı aşka, benem sarûbanLeyli'nin Mecnu'nun, RehnumasiyemBen de Şeyh Nigar'ın, mübtelasıyemLeyli'nin Mecnu'nun, RehnumasiyemŞeyh Hamza Nigari Noldu Bu Gönlüm Noldu bu gönlüm noldu bu gönlümDerd-ü gam ile doldu bu gönlümYandı bu gönlüm yandı bu gönlümYanmada derman buldu bu gönlümGerçeğe yandı gerçeğe yandıRengine aşkın cümle boyandıKendi de buldu kendi de bulduMatlubunu hoş buldu bu gönlümEl fakru fahri el fakru fahriDemedi mi ki ol alem fahriFahrini zikret fahrini zikretMahv-u fenada buldu bu gönlümBayram'ım imdi Bayram'ım imdiBayram ederler yar ile şimdiHamd-ü senalar hamd-ü senalarYar ile bayram kıldı bu gönlümHacı Bayram Veli On Sekiz Bin Aleme On sekiz bin âleme server olan MuhammedOtuz üç bin ashâba rehber olan MuhammedGarip ile yetime mürüvvetli MuhammedMuhtaç düşse herkese, kifayetli MuhammedAllahümme salli alâ salli alâ MuhammedAllahümme salli alâ salli alâ MuhammedDuaları müstecap, icabetli MuhammedKötülüğe iyilik, kerametli MuhammedMirâc aşıp vardığında şehadetli MuhammedBeş vakit namaz olduğunda imametli MuhammedAllahümme salli alâ salli alâ MuhammedAllahümme salli alâ salli alâ MuhammedArş ve Kürsü pazarı, inayetli MuhammedSekiz cennet sahibi velayetli MuhammedMiskin Ahmet kuluna kitabetli MuhammedYetim fakir garibe sehavetli MuhammedAllahümme salli alâ salli alâ MuhammedAllahümme salli alâ salli alâ MuhammedAhmed Yesevî Peygamber'in İzindeyiz Biz Kur'anın hadimleriPür imanlı ve zindeyizBu yoldan dönmeyiz aslaPeygamberin izindeyizHak Habibim dedi OnaBizden feda can uğrunaAlem şahit olsun bunaPeygamberin izindeyizİslam’ın nurlu gür sesiKaldırdı zülmeti yesiAlemlerin efendisiPeygamberin izindeyizOdur ahir Hak peygamberOna salat selam gönderCihanda en büyük önderPeygamberin izindeyizHayra koşan şerden kaçanBize nurlu yolu açanAlemlere rahmet saçanPeygamberin izindeyiz Pirim Abdülkadir'in Cem' olmuş dervişleriPirim Abdülkadir'inYolunda sadıklarıPirim Abdülkadir'inElim verdim elineKurban olam dilineCanlar feda yolunaPirim Abdülkadir'inArısının balıyımBahçesinin gülüyümBağının bülbülüyümPirim Abdülkadir'inİnkar eden ol eriMürşit eder şeytanıAslıdürür GeylaniPirim Abdülkadir'inSana direm hey kişiKalpten çıkar teşvişiOdda yanmaz dervişiPirim Abdülkadir'inEvliyalar rehberiHakkın sırra mazharıBaşında kudret gülüPirim Abdülkadir'inHak katında uludurİki cihan doludurEşrefoğlu kuludurPirim Abdülkadir'inEşrefoğlu Rumi Pirim Bağdatta Yatar Pîrim Bağdatta yatar yâ Hû yâ HûDört yanı nura batar illâ Hû Mevlâm HûTesbihi arşa çıkar yâ Hû yâ HûPîrim Abdülkâdirin illâ Hû Mevlâm HûTürbede sancak dikilir yâ Hû yâ HûHep dervişler çekilir illâ Hû Mevlâm HûMisk ü amber saçılır yâ Hû yâ HûPîrim Abdülkâdirin illâ Hû Mevlâm HûTürbesinin boyası yâ Hû yâ HûYüzünü de görsem doyası illâ Hû Mevlâm HûPîrim hakkın ulusu yâ Hû yâ HûSultan Abdülkâdirin illâ Hû Mevlâm HûTürbesinin taşları yâ Hû yâ HûPervâz eyler kuşları illâ Hû Mevlâm HûAllahın has dostları yâ Hû yâ HûSultan Abdülkâdirin illâ Hû Mevlâm Hû Rasulümüz Kibriyasın Rasulümüz kibriyasınRufai Seyyid Ahmed'tirAliyyel Murteza sulviRufai Seyyid Ahmed'tirAlim Allah Azim AllahEbul alemeyn şey'enlillahMuhammed'e Ali SeddarHüseynide Hasan HasanNe zaman çağırdınsaRufai Seyyid Ahmed'tir Rufailer Tekkesinde Bir münevver devran gördümRufailer tekkesindeDertlilere derman gördümRufailer tekkesindeYaktı beni Allah sesiGel tövbeye behey asiResulullah silsilesiRufailer tekkesindeŞeyhimin ismi AbdullahNazar etmiş RasulullahAklımı aldı zikrullahRufailer tekkesindeDervişleri şiş vururlarHimmet eylemiştir pirlerÖldürürler diriltirlerRufailer tekkesindeAnlaşıldı dost olduğuHer tekkeden üst olduğuDervişlerin mest olduğuRufailer tekkesindeAşık Ruhsati Rufai'nin Misli Yoktur Rufainin misli yoktur HayHer dem kerameti çoktur HayDaima sözleri Haktır HayGider Hakka Hakka RufailerGider Dosta Dosta KadirilerÇifte sancağın açarlar HayDoğrulup Hakka giderler HayDaima İllallah derler HayAteşte kızar gülümüz HayEbedi yanmaz dilimiz HaySeyyid Ahmet’tir pirimiz HayAteşte kızar saçımız HayEbedi yanmaz başımız HayYarap affet sen suçumuz HayPirimiz ravzaya vardı HayDost Muhammed elin verdi HayMerhaba Ya Ahmed dedi Hay Ruhum Sana Aşık Rûhum sana âşık sana hayrandır efendimBir ben değil âlem sana hayrandır efendimMahşerde nebîler bile senden medet isterRahmet diyen âlemlere rahmandır efendimKıtmîrinim ey Şâh-ı Rusül kovma kapındanAsilere lütfun yüce fermândır efendimUlvî de senin bağrı yanık âşık-ı zârınFeryâdı bütün âteş-i sûzandır efendimAli Ulvi Kurucu Ruy-i Siyahım Rûy-i siyâhım ile dergâheHuzur-ı şeyhe niyâze geldimCürm ü günâhım ile dergâheHuzur-ı şeyhe niyâze geldimEl meded meded, meded SadeddinEne dahilek sultan SadeddinDurmuş kapunda bunca mürîidânSerbende âciz baş açık üryânBirlikte bu muhtar-ı perişânHuzur-ı şeyhe niyâze geldimEl meded meded, meded SadeddinEne dahilek sultan SadeddinŞeyh Ahmet Muhtar Efendi Sadr-ı Cemi Mürselin Sadr-ı cemi'i mürselinSensin Ya RasulallahBedri eflaki yakinSensin Ya RasulallahAllah Ya Allah La İlahe İllallahAllah Ya Allah Muhammed RasulullahNurun siracı velhacAlemler sana muhtaçSahibi tacı miraçSensin Ya RasulallahAyine-i rahmaniNuri paki sübhaniSırrı seb-ul mesaniSensin Ya RasulallahAçan rahi tevhidiBula sırrı tevhidiHüdai’nin ümidiSensin Ya RasulallahAziz Mahmud Hüdayi Salat-ı Kemaliye Allhümme Salli ve Sellim ve Barik Ala SeyyidinaMuhammedin ve Ala Alihi Adede Kema Lillahi ve Kema Yeli Kubi KemalihiAllhümme Salli ve Sellim ve Barik Ala MürşidinaMuhammedin ve Ala Alihi Adede Kema Lillahi ve Kema Yeli Kubi KemalihiAllhümme Salli ve Sellim ve Barik Ala EsadinaMuhammedin ve Ala Alihi Adede Kema Lillahi ve Kema Yeli Kubi KemalihiAllhümme Salli ve Sellim ve Barik Ala HayrulveraMuhammedin ve Ala Alihi Adede Kema Lillahi ve Kema Yeli Kubi KemalihiAllhümme Salli ve Sellim ve Barik Ala ŞemsüddühaMuhammedin ve Ala Alihi Adede Kema Lillahi ve Kema Yeli Kubi KemalihiAllhümme Salli ve Sellim ve Barik Ala BedrüddücaMuhammedin ve Ala Alihi Adede Kema Lillahi ve Kema Yeli Kubi KemalihiAllhümme Salli ve Sellim ve Barik Ala NurülhüdaMuhammedin Abdike ve Habibike ve Resulike Nebiyyun Ümmiyyun ve AlaAlihi Adede Kema Lillahi ve Kema Yeli Kubi Kemalihi Sakın Terk-i Edebden Sakın terk-i edebden kuy-i Mahbub-i Hüdadır buNazargah-ı ilahidir makam-ı Mustafadır buMüraat-ı edeb şartiyle gir Nabi bu dergahaMutaf-ı Kudsiyadır bu segah-ı enbiyadır buUrfalı Nâbi Seher Vakti Bülbüller Seher vakti bülbüllerNede güzel öterlerAçınca tüm çiçeklerBirlikte zikrederlerAman Allah illallahDertlere derman AllahGönüle şifa verenLailahe illallahAkşam olur giderlerBoyun büker çiçeklerKim bilir ne söylerlerFeryad eder bülbüllerSen rıza kapısındaAman Allah’ım dersenO alemler sultanıLebbeyk kulum demez miSen Allahı seversenAllah seni sevmez miEmrince hizmet etsenHak ecrini vermezmiAşık Yunus ne söylerSöyler de kimler dinlerBu yollar hakka giderGidenler rahat ederYunus Emre Seher Vaktinde Zikrullah Acep lütfun seherindeAcep lütfun seherindeSeher vaktinde zikrullah AllahSeher vaktinde zikrullahBilene hoş ibadettirBilene hoş ibadettirRasulün armağanıdırHu aşıkların canıdırSeher vaktinde zikrullah AllahSeher vaktinde zikrullahBu bir yoldur katı inceLayıktır kocaya genceYeter Yunusa eğlenceSeher vaktinde zikrullah AllahSeher vaktinde zikrullahYunus Emre Sen Derviş Olamazsın Dervişlik der ki banaSen derviş olamazsınGel ne diyeyim sanaSen derviş olamazsınYa mevlam Hu mevlamAşkın bize ver mevlamAşkın bize ver mevlamDerviş bağrı taş gerekGözü dolu yaş gerekKoyundan yavaş gerekSen derviş olamazsınDövene elsiz gerekSövene dilsiz gerekDerviş gönülsüz gerekSen derviş olamazsınDerviş Yunus gel imdiUmmanlara dal imdiUmmana dalmayıncaSen derviş olamazsınYunus Emre Sema Safa Cana Şifa Dinle sözümü sana direm özge edadırDerviş olana lazım olan aşk-ı hüdadırAşıkın nesi var ise maşuka fedadırSema safa cana şifa ruha gıdadırEy sofu bizim sohbetimiz cana şifadırBir curamızı nuşedegör derde devadırHak ile ezel ettiğimiz ahde vefadırSema safa cana şifa ruha gıdadırAşk ile gelin talib-i cuyande olalımZevk ile safalar sürelim zinde olalımHazreti Mevlanaya gelin bende olalımSema safa cana şifa ruha gıdadır Semaver Semaveri koydum düzeŞeyhim himmet etsin bizeEhli tarik cümlemizeYan semaver dön semaverSende bir hal var semaverHer dem ağla dön semaverSemaveri kuruyorumKarşısında duruyorumŞimdi çayı umuyorumSemaverin rengi aldanGetir sağdan götür soldanDerviş kalkmaz çay almadanSemaverin üstü çiçekGetirin çayları içekÇay yok ise buradan göçekSemaverin suyu inlerAnlarmısın neler söylerDaima hakkı zikreylerSemaverin kulpu ikiKaynadıkça çeker zikriİçek çayı edek şükrüSemaverin suyu duruBardakları nurdan arıBirer bardak verin bariSemaverin musluğu varÇoban gibi ıslığı varDervişlerle dostluğu varYan semaver dön semaverSende bir hal var semaverHer dem ağla dön semaverTahir Karagöz Sen Hiç Sevdinmi Resulü Sen hiç sevdin mi ResulüSevdin mi mis kokan gülüSusturma öten bülbülüÖtsün resul diye diyeYa Muhammed diye diyeOturupta bir köşedeYandın mı hiç MuhammedeAğladın mı bu alemdeAğla resul diye diyeYa Muhammed diye diyeMuhammedi çok sevdin miHiç selavat getirdin miYanıp yanıp erdin miEri resul diye diyeYa Muhammed diye diyeVardın mı hiç ravzasınaKapıldın mı sevdasınaUyudun mu rüyasınaUyu resul diye diyeYa Muhammed diye diye Sen Seni Bil Sen Seni Bilmek istersen seniCân içte ara cânıGeç cânından bul ânıSen seni bil sen seniKim bildi hak haliniOl dedi sıfâtınıAnda gördü zâtınıSen seni bil sen seniBayram özünü bildiBileli anda bulduBulalı kendi olduSen seni bil sen seniHacı Bayram Veli Seni Ben Severim Seni ben severim candan içeruYolun vardır bu erkandan içeruŞeriat tarikat yoldur varanaHakikat marifet ondan içeruSüleyman kuş dili bilir dedilerSüleyman var Süleymandan içeruBeni bende deme ben bende değilemBir ben vardır bende benden içeruKesildi takatim dizde derman yokBu ne mezhep imiş dinden içeruYunusun sözleri hundur ateştirKapında kul var Sultandan içeruGördüğüm düşmüdür yoksa hayalmiDelilsiz gidilmez yollar haramiDelilim Kur'andır pirim GeylaniUyuma der bana Mevlam Sultan EvliyaHiç yatma der bana mevlam Sultan EvliyaYunus Emre Serveri Ser Bülendimiz Serveri ser bülendimizHazreti pir efendimizŞahidi şah levendimizHazreti pir efendimizYa Sadettin Ya CibaviEdrikni Şey’enlillahAllah Allah Allah AllahHak La İlahe İllallahFahri cihan o serverinVarisi oldu hayberinBendesidir MuhammedinHazreti pir efendimizCezbe-i Mustafa ileSaldı cihana velveleAnda okur mukabeleHazreti pir efendimizSâdi Bey Settar Allah İllallah Hidayete ermişiz rabbimizdir bir AllahHuzurunu bulmuşuz rabbimizdir bir AllahSettar Allah illallah Gaffar Allah illallahLa ilahe illallah Muhammed ResulullahŞirke karşı koyarız küfre karşı koyarızAşkullahla doyarız rabbimizdir bir AllahRasulünü görmüşüz rabbimizi sevmişizMuhibbi ehli şevkiz rabbimizdir bir AllahMuhibbi Sefer Dal Sevdim Seni Mabuduma Sevdim seni mabudumaCanan diye sevdimBir ben değil alem sanaHayran diye sevdimEvlad-ı yalden geçerekRavzana geldimAhlakını met etmedeKuran diye sevdimMahşerde nebiler bileSenden medet isterGül yüzlü melekler sanaHayran diye sevdimKurbanın olam şahı RasulKovma kapındanDidarına müştak olacakYezdan diye sevdimCemalî Sevgi Baht Olmuş Sevgi baht olmuş ezelden bizeSizde bir türlü bizde türlüHayAlaca düşmüş gördüğümüzeSizde bir türlü bizde bir türlüHayDonandı dağlar bahar oluncaGölgem kayboldu gönlüm doluncaHayAllah’ı sevmek ömrün boyuncaSizde bir türlü bizde türlüHayİstemem versen cihan varınıGönlüm nakşetti güle yarınıHayHer yüzde görmek dost didarınıSizde bir türlü bizde türlüHayEy oğul birdir kap değişse suVarlık bir gölge benlik bir pusuNe diyelim ki Rabbin duygusuSizde bir türlü bizde türlüHayİbrahim Yurtören Seyreyle Güzel Seyreyle güzel Kudret-i Mevlâ neler eylerAllah’a sığın, Adl-i Taalâ neler eylerMeyl eylemezem gayrisine Hazreti Hak'tanŞol yüzleri dost özleri düşmandan usandımKuddûsî’ye vahşet gölüben cümle sivadanDer her ne ki ağyar var ise andan usandımAhmet Kuddusi Baba Seyreyleyüb Yandım Seyreyleyüb yandım mah cemalineNur kundak içinde yatar MuhammedCanımın cananısın ya MuhammedKevser dudakları bilmem ne söylerHulusi kalbiyle hakkı zikreylerDaha tıfıl iken ümmetin dilerNur kundak içinde yatar MuhammedCanımın cananısın ya MuhammedFehmi derki canda cananımız varPeygemberi ahir zamanımız varGönüller derdine dermanımız varFehmî Solmadan Bağın Solmadan bağınGeçmeden çağınYakıp çerağınYandır ocağınAllah ya AllahMabudum AllahGözün aç ey canHakkı gör ayanAşk oduna yanArtırıp dağınEy can bülbülüBula gör gülüLa mekan iliOlsun durağınNur olup zahirGeldi mezahirHakkı’ya ahirHakdır durağınİsmail Hakkı Bursevi Sordum Sarı Çiçeğe Sordum sarı çiçeğe annen baban var mıdır?Çiçek eydür derviş baba annem babam Lâ İlâhe İllallah Allah Lâ İlahe İllallahSordum sarı çiçeğe evlat kardeş var mıdır?Çiçek eydür derviş baba evlat kardeş Lâ İlâhe İllallah Allah Lâ İlahe İllallahSordum sarı çiçeğe niçin boynun eğridirÇiçek eydür derviş baba özüm Hakka doğrudurHak Lâ İlâhe İllallah Allah Lâ İlahe İllallahSordum sarı çiçeğe niçin benzin sarıdırÇiçek eydür derviş baba ölüm bize yakındırHak Lâ İlâhe İllallah Allah Lâ İlahe İllallahSordum sarı çiçeğe size ölüm var mıdır?Çiçek eydür derviş baba ölümsüz yer var mıdır?Hak Lâ İlâhe İllallah Allah Lâ İlahe İllallahSordun sarı çiçeğe sen kimin ümmetisinÇiçek eydür derviş baba Muhammed ümmetiyimHak Lâ İlâhe İllallah Allah Lâ İlahe İllallahSordum sarı çiçeğe sen beni bilir misin?Çiçek eydür derviş baba sen Yunus değil misin?Hak Lâ İlâhe İllallah Allah Lâ İlahe İllallahYunus Emre Sultan Abdülkadir'in Aşk ile ol AşıkıSıdk ile ol sadıkıMatlubu sultanidirSultan AbdülkadirinHak La İlahe İllallahDevlet dilersen devletİzzet dilersen izzetEşiğinde pür hizmetSultan AbdülkadirinHak La İlahe İllallahAşık olan ülfeteUzak demez Bağdat’aKadri piri ziyaretSultan AbdülkadirinHak La İlahe İllallahEşrefoğlu RumiDervişlerin mahremiEvliyalar serveriSultan AbdülkadirinHak La İlahe İllallahEşrefoğlu Rumi Sultanım Kurbanım Seherlerde öten bülbülSultanıma selam götürYanıyorum ben aşkıylaNolur bir haber getirSultanım AllahSultanım kurbanımBen sana hayranımSeherlerde esen rüzgarSultanıma haber götürBitti tükendi dertlerimNolur bir haber getirSultanım AllahKervan kervan giden yolcuSultanıma selam götürHimmet etsinde geleyimBuralarda durulmuyorSultanım Allah Sultanul Evliya Sultanul EvliyaAhmeder RufaiVarisul EnbiyaAhmeder RufaiGünahkar kullarızAcı halimizeLütfeyle sen bizeAhmeder RufaiMeşrebimdir benimMezhebimdir benimSultanımdır benimAhmeder RufaiSıdk ile Ol demdeAğla seherlerdeYetişir her yerdeAhmeder Rufai Şema Yanan Pervaneler Şema yanan pervanelerGelsin beraber yanalımDerde düşen divanelerGelsin beraber yanalımGelsin bir hoşça dönelimGel gardaş gel gel sende yanYaş yerine dökelim kanHak cemalin isteyen canGelsin beraber yanalımGelsin bir hoşça dönelimYanmaktır bizim karımızMahfeyleriz hep varımızDervişlerdir yarenimizGelsin beraber yanalımGelsin bir hoşça dönelim Şem'a Yanan Pervaneler Şem’a yanan pervânelerGelin beraber yanalımAşka düşen divânelerGelin beraber yanalımYanmaktır bizim kârımızHarcedelim hep varımızPervâneler yâranımızGelin beraber yanalımGel şehzade gel sende yanYaş yerine dökelim kanHak cemalin isteyen canGelin beraber yanalımTariklerin kıtmiriyemÂlimlerin ben ömriyemSadık Baki KadiriyemGelin beraber yanalımSadık Baki Şem’a-i Nûr-i Ahmed’e Şem’a-i Nûr-i Ahmed’eCibrîller pervâne dönerNur Cemâl-i Muhammed’eKudsîler pervâne dönerZikret Allah-u Ekber’iYâd eyle gel peygamberiRehber eyle sen Hayder’iDervîşler pervâne dönerAbdülkadir’in devletiNakşibendiler himmetiMollâ-yı Rûm saltanatıSâlikler pervâne dönerFeyzi Muhammed’den almışDeryâ-yı Tevhîd’e dalmışZevk ile hayrette kalmışHayrânlar pervâne dönerLutfî kalbe inci ekerEmtâr-ı hikmeti dökerGüneş gurub fecri sökerYıldızlar pervâne dönerAlvarlı Efe Şeyhimin İlleri Şeyhimin illeri uzaktır yollarıAçılmış gülleri dermeye kim gelir Ya HûŞeyhimin özünü severim sözünüMübarek yüzünü görmeye kim gelir Ya HûŞeyhimin ilinde asası elindeŞeyhimin yolunda olmaya kim gelir Ya HûŞeyhimin şem'ine, bu canım pervaneSaladır aşıklar yanmağa kim gelir Ya HûAh ile vefalar zevk ile sefalarBu yolda cefalar çekmeye kim gelir Ya HûAh ile gözyaşı yunusun haldaşıZehr ile şol aşı yemeye kim gelir Ya HûYunus Emre Şeyhin Şahı Cihan Banı Şeyhin şahı cihan banı risale şahı zi unvanMuhammeddir Muhammeddir Muhammeddir MuhammeddirsavMuhammeddir Muhammeddir Muhammeddir MuhammeddirsavCihar yar-ı Ebu Bekr-u Ömer Osman Ali hergahMuhammeddir Muhammeddir Muhammeddir MuhammeddirsavMuhammeddir Muhammeddir Muhammeddir Muhammeddirsav Şol Benim Şeyhimi Şol benim şeyhimiGörmeye kim gelirZevk ile sefalarSürmeye kim gelirŞeyhimin illeriUzaktır yollarıAçılmış gülleriDermeye kim gelirŞeyhimin özünüSeverim sözünüMübarek yüzünüGörmeye kim gelirŞeyhimin ilindeAsası elindeMübarek yolundaÖlmeye kim gelirYunus Emre Şol Cennetin Irmakları Şol cennetin ırmaklarıAkar Allah deyu deyuÇıkmış İslam bülbülleriÖter Allah deyu deyuSalınır tuba dallarıKur’an okur hem dilleriCennet bağının gülleriKokar Allah deyu deyuYunus Emrem var yanınaKoma bugünü yarınaYarın hakkın divanınaVarsam Allah deyu deyuYunus Emre Şu Benim Divane Gönlüm Şu benim divane gönlümYine hubdan huba düştüMah cemalin şulesindenÇalkalanıp göle düştüAh ben nidem şeyhim nidemYaralıyam kime gidemYa halim kime arz edemFelek bir gün cana kıyarSizi kabtan kaba koyarKimi atlas libas giyerŞükür bize aba düştüKul yusufundur bu demlerAkıttım dideden nemlerBenim çektiğim sitemlerYardan bana caba düştüKul Yusuf Taleal Bedru Aleyna Taleal bedru aleynâMin seniyyâti-il vedâVecebe’ş-şükrü aleynâMâ deâ lillahi dâ’Eyyühel meb’usü fînâCi’te bi’l-emri’l mutaCi’te şerrafte’l- MedîneMerhabâ yâ hayra daEnte şemsun ente bedrunEnte nûrun âlâ nûrEnte misbe hassüreyyaYa habîbi ya Rasul Taştı Rahmet Deryası Taştı rahmet deryasıGark oldu cümle asıDört kitabın manasıLa ilahe illallahErenlerin durağıYakın eder ırağıArşın kürsün direğiLa ilahe illallahGönülleri bol eylerDağı taşı yol eylerSultanları kul eylerLa ilahe illallahYunus bunu der idiYanar dilde aşk oduMevlanın güzel adıLa ilahe illallahYunus Emre Tedbirini Terk Eyle Tedbirini terk eyleTakdiri HüdânındırSen yoksun o benliktenHep vehm-i gümânındırAşıkta keder neylerGam halkı cihanındırKoyma kadehi eldenSöz piri müganındırBirden bire bul aşkıBu tuhfe bulanındırDevrân olalı devrânErbâb‐ı safânındırAlçağa akar sularPây-i hümâ düş mest olPür cûş olayım dersenGâlip gibi ser-mest olŞeyh Galip Dede Tende Canım Tende canım canda cananımdırAllah hu diyenDilde sırrım sırda subhanımdırAllah hu diyenDesti kudretle yazılmışYüzüne agahı hakGönlümün tahtında sultanımdırAllah hu diyenGeceler ta subh oluncaİnletir bu dert beniGönlümün tahtında sultanımdırAllah hu diyenYere göğe sığmayanBir mü’minin kalbindedirKatremin içinde ummanımdırAllah hu diyenHer kişiye kendindenYakın olandır zatıdırEy Niyazi dilde mihmanımdırAllah hu diyenNiyazi Mısri Tesbih Elimde Tesbih elimde elimdeZikir dilimde dilimdeMahşer yerinde de AllahAllah isterimAllah isterimBir yol gösterinCenneti alada AllahCemal isterimTesbihim beyaz beyazEderim niyaz niyazYatmaz uyumaz AllahAllah isterimTesbihim kare kareEylerim nare nareDerdime çare AllahAllah isterim Tevbe Ettik Zenbimizle Tevbe ettik zenbimizleTövbemizi kabul eyleTut Allahım elimizdenTövbemizi kabul eyleDurmadık hiç sözümüzdeDil utanır ağzımızdaYaş kalmadı gözümüzdeTövbemizi kabul eyleŞerri atıp hayra geldikDurduk gayrı sana geldikHuzuruna böyle geldikTövbemizi kabul eyleGünahımız hadden çokturSırtımızda ağır yüktürSenden gayrı ilah yokturTövbemizi kabul eyle Tevbeye Gel Tevbeye Gözünü aç imdi uyanTevbeye gel tevbeyeGaflet uykusuna yanTevbeye gel tevbeyeEşrefoğlu Rumi senNefsine ver tevbeyiNefsin eyle MüslümanTevbeye gel tevbeyeEşrefoğlu Rumi Tevhid Etsin Dilimiz Tevhid etsin dilimiz illallah huPak olsun hem kalbimiz illallah huSırlar görsün gözümüz illallah huLa ilahe illallah hu La ilahe illallahDervişler tevhid eder illallah huKalbin pasını siler illallah huErenler yolun güder illallah huTevhid iman tapusu illallah huGider narın korkusu illallah huAçar cennet kapusu illallah huNureddinin yolunda illallah huFahri her an kapında illallah huGece gündüz dilinde illallah huMuhibbi Sefer Dal Tevhide Gel Tevhide Buyruğun tut Rahmânın tevhide gel tevhideTâzelensin imanın tevhide gel tevhideSen seni ne sanırsın fâniye dayanırsınHoş bir gün uyanırsın tevhide gel tevhideYaban yerlere bakma canın odlara yakmaHer gördüğüne akma tevhide gel tevhideHüdâi'yi gûş eyle aşka gelip cûş eyleBu kevserden nûş eyle tevhide gel tevhideAziz Mahmud Hüdayi Tevhidin Kapısı Tevhidin kapısınıAçar derviş olanlarTevhid nurun gönlüneSaçar derviş olanlarİmanlı gönülleriKur-an okur dilleriGüzeli çirkinleriSeçer derviş olanlarŞeref ile şan ileHakka bağlı can ileAhrete iman ileGöçer derviş olanlarSonsuz hayat oradaNail olur muradaŞol firdevsi aladaYaşar derviş olanlarMehmet eren ne dediHaktan iste medediŞol cennette ebediYaşar derviş olanlar Uçun Kuşlar Uçun kuşlar MedineyeYa Muhammed diye diyeSelam götürün NebiyeYa Muhammed diye diyeYürü gönlüm MedineyeCan olur Şeyda bülbüleGetir aşkını sen dileYa Muhammed diye diyeBulut geçer katar katarİçlerinde gözyaşım varVarıp medineye yağarYa Muhammed diye diye Uyur İdik Uyardılar Uyur idik uyardılarDiriye saydılar biziKoyun olduk söz anladıkSürüye saydılar biziSürülüp kasaba gittikKanarayı mesken tuttukCanı Hakka teslim ettikÖlüye Saydılar BiziHalimizi hal eyledikYolumuzu yol eyledikHer çiçekten bal eyledikArıya Saydılar BiziYürüdük yola dizildikBal olup şerbet ezildikİnce elekten süzüldükDoluya saydılar biziDerviş Yunus o dünyadaKeramet vardır insandaO dünyada bu dünyadaDervişe saydılar biziYunus Emre Uyurken Seyrimde Uyurken seyrimde kalktım ağlayuHakkın divanına elim bağlayuŞeyhime varsam ağlayu ağlayuYeşil alem ile gelir MuhammedAllahümme salli salli ala MuhammedHurmadan nalini var ayağındaTaze güller açmış al yanağındaRasulü Allah’ım göster rüyamdaYeşil alem ile gelir MuhammedAllahümme salli salli ala MuhammedYunus Emre der ki dünya yalandırGüvenme malına malın talandırSeherde dervişe uyku haramdırYeşil alem ile gelir MuhammedAllahümme salli salli ala MuhammedYunus Emre Vakti Seherde Vakt-i seherdeDüştüğüm yerdeAçılır perdeDerman sendedirDüşmüşüm kaldırAğlarım güldürMinnetim oldurDerman sendedirBenim biçareYürek pür pareKaldım avareDerman sendedirNefs-i zalimiSundum elimiGözle halimiDerman sendedirDerviş Himmet'eDerdi firkateÇare vuslataDerman sendedirBolulu Aşık Himmet Varıp Dergahına Varıp dergahına selam vereyimKabul eder ise bende gireyimManevi murada orda ereyimSultanlar sultanı benim efendimGidemem gayriya bağlandı bendimVarıp dergahına olayım talipHasta gönlümüze olsun ol tabibBizden razı olsun ol Rasul HabibSultanlar sultanı benim efendimGidemem gayriya bağlandı bendimVarıp dergahına diyelim AllahÜstadımın adı Hacı AbdullahŞefaatin kesme Ya RasulallahSultanlar sultanı benim efendimGidemem gayriya bağlandı bendimVarıp dergahına sereyim postuGönül arzuluyor sevgili dostuHakka vasıl etmek ihvanı kastıSultanlar sultanı benim efendimGidemem gayriya bağlandı bendim Vasılı Feyzi Hüdayız Vasıl-ı feyzi HüdayızHalveti Uşşakıyız,Hak-i pay-i MustafayızHalveti UşşakıyızMekteb-i irfandan aldıDers-i aşkı tıflı dilEhl-i aşka pişüva'yızHalveti UşşakıyızHazreti Pirin eşiğineHakine yüz süreliHamdülillah pür safayızHalveti UşşakıyızSebilci Hüseyin Efendi Veysel Karani Hakkın Habibinin sevgili dostuYemen illerinde Veysel KaraniSöylemez yalanı yemez haramıYemen ilerinde Veysel KaraniAnasından doğdu dünyaya geldiMelekler altına kanadın yaydıResulun hırkasın tacını giydiYemen illerinde Veysel KaraniAnasından destur aldı durmadıKabe yollarını geçti boyladıVardı ol resulu evde bulmadıYemen illerinde Veysel KaraniElinde asası hurma dalındanEğninde hırkası deve yünündenAsla hata gelmez onun dilindenYemen ilerinde Veysel KaraniPeygamber mescitten evine geldiVeyisin nurunu kapıda gördüSordu Fatımaya eve kimYemen illerinde Veysel Karani Ya imamer Rusli Ya imamerrusli ya ya ya senediEnte Babullahi mutemediFebi dünya ya vel AhiretiYa Resulallahi Huz biyediMêraet Aynü’l Ve LeysetteraBi’settahe Fîl Verâ BeşerahHayru Men fevkas Serais’seraTâhirul Ehlaki VesşiyemiVe salatullahi lem teseliLeke tuhteme deake veliNazraten ekremmerusuliNebtekillahi vel ebedi Ya Rabbi Aşkın Ver Bana Ya Rabbi aşkın ver banaHu diyeyim döne döneAşkın ile yane yaneHu diyeyim döne döneDerde düşdüm eyyüb gibiÇaha düştüm Yusuf gibiAğlayayım Yakub gibiHu diyeyim döne döneSeyyid Nizamoğlu kuldurİster ağlat ister güldürAşkın ile gönlüm doldurHu diyeyim döne döneSeyyid Nizamoğlu Yâ Seyyid Ahmed Bedevi Şeribtü bi ke'si üns ünsi, min tin ül hamretiAh Ya sakin tanta ya Seyyid ya Ahmed,Ya Hu ya Bedevi, Aman ya Bedevi,Ya şeyh el arab ya Seyyid ya Ahmed,Ya Hu ya Bedevi…Ente Ahmed, ül Bedevi, Bedevi,Kutb ül Kutb ül, bilâ hâfaAh ya sakin tanta ya Seyyid ya Ahmed,Ya Hu Ya Bedevi, Aman ya Bedevi,Ya şeyh el arab ya Seyyid ya Ahmed,Ya Hu ya Bedevi… Yâ Vâsi'al Mağfiret Yâ vâsi'al mağfiretHâlime senden mededYa sabıkal merhametHalime senden mededKapuna geldim garipMaksudun eyle nasipEnte semial mücibHalime senden mededGayri kapu bilmezemSırrı ayan kılmazamKapundan ayrılmazamHalime senden mededHakkı'yı red eylemeYolunu sed eylemeLafzını ad eylemeHalime senden mededErzurumlu İbrahim Hakkı Yalvar Kul Allah'a Yalvar Canı gönülden seversenYalvar kul Allaha yalvarMaksuda ermek istersenYalvar kul Allaha yalvarHak Ya RabYalvar kul Allaha yalvarYalvara hep gör yalvaraVarmayasın yüzü karaÜmmet isen Muhammed’eYalvar kul Allaha yalvarGeceler uykudan uyanGizli sırlar olsun ayanMahrum kalmaz Allah diyenYalvar kul Allaha yalvarTanı sen kendini tanıNiçin yarattı hak seniDüşünüben hatimeniYalvar kul Allaha yalvarYunus zikredip Hak deyuYürü maksudun dileyuHem inleyu hem ağlayuYalvar kul Allaha yalvarYunus Emre Yan Yüreğim Yan Yan yüreğim yanGörki neler varBu halk içindeBize gülen varKoy gülen gülsünHak bizi bilsinGafiller bilsinHakkı seven varBu yol uzundurMenzili çokturGeçidi yokturDerin sular varHer kim pervaneGelsin meydaneKıyamaz caneKimde hüner varYunus sen burdaMeydan istemeMeydanlar içinde canımMerdaneler varYunus Emre Yardım Eyle Kıyamette Ya Rabbena Ya RabbenaYardım eyle kıyametteVağfirlena zünübenaYardım eyle kıyametteŞu dünyada yoktur vefaGelen çeker cevr-ü cefaEy Hak Habibi MustafaYardım eyle kıyametteYunus Emre Yel Esmeyince Yel esmeyince kar erimezÜstad olmayınca derviş gülmezAğlıyor kalbim niçin gülmezGarip gönlüm seni arzularBugün seni göremedimHatam nedir bilemedimCemalin görmeye geldimGarip gönlüm seni arzularCemaline aşkla daldımKendimi ummanda sandımHayali aşka aldandımGarip gönlüm seni arzularBilal babamın cananıİlmü ledünün irfanıGariplerin tek sultanıGarip gönlüm seni arzular Yeşil Kubbe Görünür Yaklaştıkça yeşil kubbe görünürKubbeyi görenler yere serilirÇağrışarak selat selam verilirMerhem sürülmedi kardeş yaram sızılarHasta gönlüm Medineyi arzularBugün Hüccac Medineye derilirHacı beratları ele verilirRavzayı Muhammed şimdi görülürMerhem sürülmedi kardeş yaram sızılarHasta gönlüm Medineyi arzularAşıklara Bağdat uzak olurmuHayır kervanına tuzak olurmuDuyulurda gayrı durmak olurmuMerhem sürülmedi kardeş yaram sızılarHasta gönlüm Medineyi arzular Yol Üstünde Oturur Yol üstünde otururYola giren dervişlerAhretten haber verirYola giren dervişlerAsaları elindeHimmet kuşağı belindeRabbin yâdı dilindeAllah diyen dervişlerGünahım çok yol vermezDostlar dermansız bulmazGözde yaşı kurumazYaşı akan dervişlerSırrı ile söylerlerDile hikmet düzerlerAşk ile can gezerlerRengi sarı dervişler Yunus Diye İçimde bir dertli bülbülÖter Yunus Yunus diyeSöz bahçemde her gün bir gülBiter Yunus Yunus diyeYunus Yunus Yunus YunusYunus Yunus Yunus YunusGündüz bir dert gece bir dertBilemedim ah nice bir dertSol böğrüme ince bir dertBatar Yunus Yunus diyeEy dost artık ne dersen deGeldim bu dergaha ben deŞol başaklar yel esendeYatar Yunus Yunus diyeYunus Emre Yusuf Gibi Kuyulara Yusuf gibi kuyularaDüşer oldum, Düşer oldumYunus gibi “Hu Hu!”larlaPişer oldum, Pişer oldumKanatlandı gönül kuşumÜstadıma vurulmuşumBen Mevlaya yol bulmuşumGider oldum, Gider oldumAşk oduyla yana yanaVarsam Hakk’ın huzurunaBengisuyu kana kanaİçer oldum. İçer oldumZeynel gitti kaldı huyuMevla’yadır gayri sonuMuhabbetle sevda gülüDerer oldum, Derer oldum Yüzün Nurun Hüdadır Yüzün nuru hüdadır Yâ MuhammedSana canlar fedadır Yâ MuhammedEbubekir"i görenler olur aşıkÖmer zahir hüdadır Yâ MuhammedBu resm ile okur Kur-an"ı Osmanİlimkân-ı hayadır Yâ MuhammedKudret katar eden küffara gazaAli El-Mürteza"dır Yâ MuhammedNesimi ümmetin eyle şefaatKapında bir gedadır Yâ MuhammedNesimî Yüzünü Gördüm Dedim Elhamdülillah Yüzün gördüm dedim ElhamdülillahBoyun gördüm okudum KulhüvallahMüselsel zülfünü gördüm muammerMukavves kaşların, Nasrun minallahCemâlin görmüşüm ayrılmağım yokEğer inanmazsan Vallahi billahBenim gönlüm sana hayran olupturNe kim Cebbar kılır Elhükmü lillahOtuz iki huruf oldu visâlinVisâlindir visâlindir eyvallahNesîmî kıldıysa bir kat-i tövbeNasuhî tövbesi Tübtü illallahNesimi Ali Paşa Mh. Veziri Cd. Bezirci Sk. No9 Tahtakale Osmangazi/BURSA
H. Recep 512 21 Ekim 1118’de Bağdat’la Basra arasında kalan Batâih bölgesinde Ümmüabîde köyünde doğdu. Atalarından Rifâa el-Hasan el-Mekkî’den dolayı Rifâî nisbesini aldı. Ahmed er-Rifâî’nin Hz. Hüseyin soyundan gelen bir seyyid olduğunda bütün kaynaklar birleşirler. İmam Mûsâ el-Kâzım’ın oğlu İbrâhim el-Murtazâ neslinden olan ceddi Rifâa el-Hasan el-Mekkî, Karmatîler’in sebep olduğu kargaşa ve isyanlar sırasında Mekke’den İspanya’ya hicret ederek İşbîliye’ye yerleşti. Torunlarından Seyyid Yahyâ, ailesiyle birlikte İşbîliye’den tekrar Hicaz’a dönmüş 450/1058, daha sonra Basra’ya gitmişti. Ahmed er Rifâî’nin babası olan Seyyid Ali bu zatın oğludur; annesi ise Ebû Eyyûb elEnsârî’nin soyundan Fâtıma el-Ensârî’dir. Seyyid Ali, Batâih’e dönerken Bağdat yakınlarında vefat etmiştir 519/1125. Babası öldüğünde yedi yaşında olan Ahmed er-Rifâî’yi, devrin büyük sûfîlerinden dayısı Şeyh Mansûr el-Batâihî, annesi ve kardeşleriyle birlikte himayesine aldı. Kur’an öğrenimini ve hıfzını tamamladıktan sonra, devrin âlim ve mutasavvıflarından Şeyh Ebü’lFazl Ali el-Vâsıtî ve diğer bazı âlimlerden İslâmî ilimleri öğrendi. Ebû İshak eş-Şîrâzî’nin Şâfiî fıkhı ile ilgili Kitabü’t-Tenbîh’ini okudu. Bu kitaba yazdığı şerh Moğol istilâsı sırasında kaybolmuştur. Vâsıtî ona icâzet verdi 1144 ve hırkasını giydirdi. “ Herkes üstadıyla ben ise talebem Rifâî ile iftihar ederim” diyen Vâsıtî, zâhir ve bâtın ilimlerine sahip bir âlim ve sûfi olduğunu belirtmek üzere O’na Ebü’l alemeyniki bayrak sahibi unvanını verdi. 1147 yılında babasının tekkesinin bulunduğu Karye Hasan’a geldi. Şöhreti her tarafa yayılmıştı. Ahmed er-Rifâî , Vâsıti’nin ölümünden sonra dayısı Şeyh Mansûr el Batâihî’nin terbiye ve irşad halkasına girdi. 1145’te Rifâî’ye hilafet ve şeyhü’ş şüyûh şeyhler şeyhi unvanını vererek kendisine bağlı bütün tekkelerin şeyhliğini de tevdi eden Batâihî, Ümmüabîde’deki tekkeye yerleşip müridlerin irşad ve terbiyesiyle meşgul olmasını istedi. Müridlerinin sayısının artması, o bölgede şeyhlerin haset ve kıskançlığına sebep oldu. Rufâi kaynakları müntesiplerinin sayısının aştığını, vefatında cenazesine erkek ve kadının katıldığını yazmaktadır. Ancak birçok iftira, itham ve hakaretlerle karşılaşmasına rağmen, büyük bir sabır ve tevâzu göstererek irşad vazifesine devam etti. Kendisini çekemeyenler Halife Müktefi’ye erkek ve kadın müridlerini aynı zikir meclisinde bir arada bulundurduğu iddiasıyla şikâyet ettiler 1155. Durumu yerinde araştırmakla görevlendirilen memur, kanaatlerini halifeye, “Bu seyyid ve müridleri sünnet yolunda değillerse yeryüzünde sünnet üzere hareket eden hiç kimse kalmamış demektir” şeklinde açıkladı. Bunun üzerine Halife, Ahmed er-Rifâî’ye, yaptırdığı tahkikattan dolayı özür dileyenbir mektup gönderdi. 1160’ta bazı yakınları ve müridleriyle birlikte hacca gitti. Dönüşte Medine’yi ziyaret etti. Medine uzaktan görününce devesinden inip yürüyerek Ravza-i Mutahhara’ya girdi. Rifâî’nin bu ziyaret sırasında zuhur ettiği ileri sürülen bir kerametiyle ilgili menkıbe oldukça meşhurdur. Rivayete göre, Hz. Peygamber’in kabri önüne gelince “es-Selâmü aleyke yâ ceddî!” Selam sana olsun Ey Dedem! diyerek selam vermiş, orada bulunanlar Hz. Peygamber’in “Aleyke’s-selâm ya veledî!”Selam sana olsun Ey Evladım! sözüyle selâma karşılık verdiğini duymuşlar; cezbeye gelen Rifâî diz çöküp; “Fi hâleti’l bu’di rûhi küntü ursilühâ Tukabbilü’l – erda anni ve hiye nâibeti Ve hêzihi devletü’l – eşbâhı kad hadarat Femdüd yemîneke key tehzâ bihe şefeti” “Uzaktayken gönderirdim ruhumu, Öperdi O. Benim yerime, mübârek yeri. Şimdi ise, mukaddes varlığının görüldüğü andır. Uzat, mübârek elini de, dudağım onu öpme şerefine ersin !…” mânasına gelen meşhur şiirini okumuş; bunun üzerine Hz. Peygamber’in kabrinden dışarıya nûrânî bir el uzanmış ve Rifâî bu eli öpmüş; aralarında Hayyât b. Kays el-Harrânî ve Adî b. Müsâfir gibi zatların da bulunduğu büyük bir topluluk hadiseye şahit olmuşlardır. Ahmed er-Rifâî’nin biyografisini yazan müellifler pek çok şahit ismi sayarak bu menkıbeyi mütevâtir bir haber şeklinde değerlendirirler. Gayetü’t-tahrîr müellifi Abdülazîz ed-Dîrînî, selama karşılık vermesinin ve kabrinden dışarıya nûranî bir elin uzanmasının mümkün olduğu hakkında devrin kadısına ait bir fetvayı da zikreder. Celâleddin es-Süyûtî bu haberi incelediği eş-Şerefü’l-muhtem adlı risâlesinde hadisenin tevâtür derecesine ulaştığını söyler. Rifâî şeyhlerinden Ebü’l-Hüdâ es-Sayyâdî de bu menkıbe hakkında kâleme aldığı “el-Kenzü’l-mutalsem fî meddi yedi’n-Nebî li-veledihi’l-gavs er – Rifâ’î” adlı eserinde bu menkıbeye yer veren pek çok kitap ve müelliften iktibaslar yapmıştır. Rifâî’ye saygısı ve bağlılığı olanların bu menkıbeyi mütevâtir haber olarak gösterme gayretlerine rağmen, bizzat Rifâî, prensip olarak keramete önem vermemiştir. Abbâsî Halifesi Müstencid, Ahmed er-Rifâî’ye bir mektup göndererek kendisine nasihat ve tavsiyelerde bulunmasını istedi. Rifâî’nin cevabî mektubunu beğenen halife ona ve dervişlerine birçok hediye gönderdi, bir sene sonra da sarayına davet etti. Halife, maiyetindekiler ve Bağdat şeyhleri ona büyük bir saygı ve ilgi gösterdiler. İrşâdü’l-müslimîn müellifi Fârusî, halifenin onu ikinci ve üçüncü gün yalnız başına saraya davet ettiğini, babasının kabri civarında icra ettiği zikir meclisine kendisinin de katıldığını anlatır. Bu ve benzeri kayıtlardan onun Abbâsî halifelerinden hürmet gören, devrinin tanınmış ve itibarlı bir sûfisi olduğu anlaşılmaktadır. Ahmed er-Rifâî, şiddetli bir ishal hastalığı sonunda 22 Cemâziyelevvel 578 23 Eylül 1182tarihinde vefat etti. Türbesi Bağdat’ın güneyinde Vâsıt yakınlarındadır. Ahmed er Rifâî, hem baba hem de anne tarafından sûfî ve Abbasi devletinde “nakiplik” yapan seçkin bir aileye mensuptu. Baba ve dedesinin Batınî ve Şiî gruplara karşı sünniliği korumakla görevli olmaları, O’nun sünni bir ortamda yetiştiğini göstermektedir. Seyyid Rufâi önce Şeyh Mansur el Batâihi’nin kardeşi Ebubekir el Vasıtî’nin kızı Hatice en Neccârî ile evlendi. İlk eşinden Fâtıma ve Zeyneb adlarında iki kızı, O’nun 1158’de vefatından sonra evlendiği ilk eşi Hatice’nin kızkardeşi Râbia’dan Sâlih adlı bir oğlu olmuş, ancak Sâlih evlenmeden 17 yaşında vefat ettiği 1174 için nesli kızları ile devam Fâtıma’yı kızkardeşinin oğlu Seyyid Ali ile evlendirdi. Bu evlilikten İbrâhim el-A’zeb ve Ahmed el Ahdâr adlarında devirlerinde meşhur iki sûfi torunu oldu. İkinci kızı Zeyneb’i ise ilk kızı olan Fâtıma’nın kocası Ali kardeşi Seyyid Abdurrahim ile ikisi kız, altısı erkek olmak üzere on torunu torundan İzzeddin Ahmed es-Sayyâd Rifâîyye’nin Sayyâdiyye kolunun kurucusu olup tarikatın Irak, Hicaz, Yemen, Mısır ve Suriye’de yayılmasında tesiri olmuştur. Dedesi Ahmed er Rifâî ve Rifâiyye tarikatından bahseden el Maârifü’l Muhammediyye fi’l Vezâifi’l Ahmediyye adlı bir eser kaleme almıştır. Ahmed er-Rifâî’nin nesli günümüze kadar devam etmiştir. Rifâî aileler Suudi Arabistan, Irak, Suriye, Mısır, Lübnan gibi ülkelerde bulunmaktadır. Damadı Seyyid Ali v1188 Ahmed er Rifâî’nin vefatından sonra Ümmüabide’deki tekkenin ilk halifesi olmuştur. İkinci halifesi ise diğer damadı Seyyid Abdurrahim ve üçüncüsü ilk damadından torunu Seyyid İbrahim A’zeb Bütün kaynaklar pek çok müridi olduğunu, tekkesine hergün binlerce kişinin geldiğini, sabah akşam bunlara yemek verildiğini yazar. Tekkesinin vakıf, hediye ve bağış yoluyla çok büyük geliri olduğu da ifade edilmektedir. Kaynaklar onu âlim, muhaddis, Şâfiî fakihi ve müfessir bir sûfi olarak tanıtırlar. Ahmed er-Rifâî’nin menkıbe ve eserlerinde görülen tasavvuf ve tarikat anlayışı Kitap ve Sünnet’e tamamen uygundur. Buna göre İslâm, “zâhir” ve “bâtın”ı ile bir bütündür. Bâtın zâhirin özü, zâhir bâtının zarfıdır; zâhir olmasa bâtın da olmazdı. Kalp cesetsiz olmaz, kalbi olmayan ceset ise çürür. Tasavvuf bâtın ilmidir. Tarikat şeriat demektir. Derviş olmak için toplumdan uzaklaşmak gerekmez. Müridler dünyevî meşguliyetlerini terketmeksizin, helâl ve harama dikkat ederek ve gafletten uzak kalmak suretiyle hak yolunda ilerleyebilirler. Tasavvuf baştan sona “edep”ten ibarettir ve bütün edepler Hz. Peygamber’in sünnetine tâbi olarak elde edilebilir. Kaynakların zül, meskenet, fakr, inkisar ve tevâzu sahibi olarak tanıttıkları Ahmed erRifâî, Allah’a bu faziletlerle vâsıl olduğunu, bunları tasavvufi yolunun birer esası olarak tercih ve tesbit ettiğini söyler. Menkıbeleri içinde onun fevkalâde tevâzuunu gösteren birçok hikâye yer almaktadır. Menâkıbnamelerin, birkaç keramet istisna edilirse hemen hemen daima onun ahlâkını ve insanî münasebetlerdeki tevâzuunu gösteren hikâyelere yer vermeleri dikkat çekicidir. Bu menkıbeler ve eserlerinde ifade edilen fikirler, onun sûfi şahsiyeti ve tarikat pîrleri arasındaki özelliklerini ortaya koyan ana çizgilerdir. Dört büyük kutubdan biri kabul edilen Ahmed er-Rifâî’nin kutbiyyet makamına Abdülkadir-i Geylâni’den sonra yükseldiğini kaynaklar yazar. Gavsiyyet ve kutbiyyet âleminden kendisine daha önce de teklif edildiği, ancak bu vazifeden affedilmesini istediği, bunun üzerine aynı vazifenin Abdülkâdir-i Geylânî’ye verildiği, onun ölümünden sonra tekrar kendisine tevcih edilince kabul ettiği ve on altı sene bu makamda bulunduğu kaydedilmektedir. Prof. Dr. Mustafa TAHRALI ÜNVANLARI 1- Ebü’l alemeyn iki sancak sahibi 2- Gavs-ı âzam 3- Kutb’ül aktab dört kutuptan biri 4- Kutb’ül evhâd biricik kutup 5- İmâmü’l evliyâ velilerin önderi 6- Bahru’ş şerîâ şeriat denizi 7- Şeyhü’l ureycâ topal küçük kızın şeyhi 8- İmâmü’l ulemâ velilerin imamı 9- Şerîf Hz. Hasan soyundan 10-Men tâat lehü’l esved ve’l efâi arslanların, kara yılanların Kendilerine râm olması 11- Semmâre’l efâî 12- Kutbü’l ârifin ariflerin kutbu 13- Gavsü’l vâsılîn 14- Kutb-ı kevneyn 15-Mür’ibü’l efâî yılanları ürküten 16- Kutbü’l meşrikayn ve’l mağribeyn iki doğunun ve iki batının kutbu 17- Gavsü’s sekaleyn insanların ve cinlerin gavsı 18-Muhyi’l milleti veddîn din ve milleti canlandıran 19- Alemü’ş şehîr tanınmış bayrak Baba tarafından NESEB-İ ŞERİFLERİ 1- Hz. Ali – 661 Necef’te 2- Seyyid Hz. Hüseyin şehid – 680 Kerbela’da 3- Seyyid Hz. Zeynel Âbidin Ali – 713 Medine’de 4- Seyyid İmam Muhammed Bakır -733 Medine’de 5- Seyyid İmam Câfer-i Sâdık -765 Medine’de 6- Seyyid İmam Mûsâ Kâzım -799 Bağdat’ta 7- Seyyid İmam İbrahim el Murtazâ Bağdat’ta 8- Seyyid Mûsâ Sâni Bağdat’ta 9- Seyyid Ahmed Salih el Ekber Bağdat’ta 10- Seyyid Hüseyin Abdurrahman Rıza Bağdadî Bağdat’ta 11- Seyyid Hasan Kâsım Ebu Musa Mekke’de 12- Seyyid Ebu’l Kâsım Muhammed Mekke’de 13- Seyyid Mehdî Mekkî Mekke’de 14- Seyyid Hasan Rufâa Mekkî Mekke’den İspanya’ya hicret etti ve Sevilla’da 943 yılında medfun oldu 15- Seyyid Ali İşbilî Sevilla’da 16- Seyyid Ahmed Murtaza İşbilî Sevilla’da 17- Seyyid Ali Hâzım Ebu’l Fevaris İşbilî Sevilla’da 18- Seyyid Sâbit İşbilî Sevilla’da 19- Seyyid Yahya Mağribî 1058’de Hicaz’a döndü, Basra’ya hicret etti, 1067 yılında medfun 20- Seyyid Ebul Hasan Ali Mekkî 1066-1125 Bağdat’ta 21- Seyyid Ahmed er Rufaî 1118 – 1182 Basra-Arrufaa Annesi Seyyide ve Şerîfe Fâtımatu’l-Ensâriyye Hazreti Pîr’in anneanesinin babası tarafından NESEB-İ ŞERİFLERİ 1. Seyyid Ahmed er-Rufâî 2. Vâlide-i muhteremeleri Seyyide ve Şerîfe Fâtıma Ensâri 3. Vâlide-i muhteremeleri Seyyide Râbia 4. Pederleri Seyyid Abdullah et-Tâhir 5. Seyyid Ebû Ali Sâlim 6. Seyyid Ebû Ya’lâ 7. Seyyid Ebu’l-Berekât Muhammed 8. Seyyid Ebu’l-Feth Muhammed 9. Seyyid Emîr Muhammed el-Ester 10. Seyyid Ubeydullah es-Sâlis 11. Seyyid Abdullah 12. Seyyid Ali Sâlih 13. Seyyid Ubeydullah el-A’rec 14. Seyyid Hüseyn el-Asgar 15. İmam Hüseyn Şâh-ı Şühedâ 16. Hz. Fâtıma Zehra ve 17. Hz. Muhammed Mustafa Annesi Seyyide ve Şerîfe Fâtıma Ensâriyye’nin Babaanneleri tarafından NESEB-İ ŞERİFLERİ 1. Seyyid Ahmed er-Rufâî 2. Vâlideleri Seyyide ve Şerîfe Fâtıma Ensâri 3. Babaanneleri Şerîfe Alevî 4. Pederleri Şerîf Hasen 5. Şerîf Muhammed 6. Şerîf Yahyâ 7. Şerîf Huseyn 8. Şerîf Kayyîm 9. Şerîf İbrahim Tabataba 10. Şerîf İsmail 11. Şerîf İbrahim 12. Hüseyn Müsenna 13. Hz. Fâtıma ve 14. Hz. Muhammed Mustafa Hazreti Pîr’in Annesinin babası cihetinden NESEB-İ ŞERİFLERİ 1. Seyyid Ahmed er-Rufâî 2. Vâlideleri Seyyide ve Şerîfe Fâtıma Ensârî 3. Pederleri Şeyh Yahyâ Neccârî 4. Şeyh Mûsâ Ebû’s-Sa’îd 5. Şeyh Kâmil 6. Şeyh Yahyâ Kebîr 7. Şeyh İmam Sûfî Muhammed b. Ebû Bekr Vâsıtî 8. Mûsa b. Muhammed 9. Muhammed b. Mansûr 10. Mansûr b. Hâlid 11. Hâlid b. Zeyd 12. Zeyd b. Mutt Eyyûb 13. Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensâri EYYÛB SULTAN ESERLERİ 1. el-Hikemü’r-Rufâiyye Terceme Yaman Arıkan UYANIŞ YAYINEVİ-1985 Tasavvufla ilgilidir. Müridlerinden Abdüssemi el Haşimî’ye ithafen yazılmıştır 1885 Beyrut. Muallim Naci de şerh ederek bastırmıştır İstanbul 1304. Bu eser şeyh ve mürid adayları konusunda oldukça önemli bir risaledir. Mahmud es Samarrai tarafından tahkik edilmiş ve yayınlanmıştır. Urduca’ya da tercemesi yapılmış ve 1914 yılında Pakistan’ın Belahur şehrinde basılmıştır. 2. el-Burhânü’l-Müeyyed Rufâiyyenin temel eserlerinden birisidir. Hz. Pîr’in tasavvuf anlayışının esasları bu eserde detaylı anlatılmaktadır. Terceme Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz-ERKAM YAYINLARI-1985 Sohbetlerinden derlenmiştir. Kitabın ana muhtevası “Tasavvuf” ismiyle kendilerini tanıtan bidatçilerden ve onların bâtıl itikatlarından gerçek tasavvufun uzak olduğu konusudur. Muhtelif baskıları olan bu eserin İstanbul1301 Türkçe’ye ilk tercemesi Kutsizade Kadri tarafından yapılmış İstanbul 1313, son yıllarda DELİLLERİYLE MARİFET YOLU / Hasan Kamil YILMAZ adıyla yayınlanmıştır. 3. el-Mecâlisü’s-Seniyye Terceme Dr. Ali Can Tatlı ERKAM YAYINLARI-2003 Menakıbnamelerde nakledilen meclislerin sonradan Mustafa Reşit er Rifâi tarafından derlenmiş şekli olup, 7 meclis ihtiva eder. Meclisler tasavvufî sohbetlerden ibarettir. Eser Kutsizade Kadri tarafından terceme edilmiştir İstanbul 1313. 4. Hadîs-i Erbaîn Şerhi 40 hadis. Hz. Pîr hadisleri; âyetlerle, kıssalarla şiirler ile şerh etmiştir. Terceme Yaman Arıkan-UYANIŞ YAYINEVİ-1985 40 hadisi kendisinden itibaren Hz. Peygambere kadar ulaşan bir senetle vermektedir Şam. Risaledeki hadisler Kütüb-ü Sitte ve meşhur hadis kitaplarında mevcuttur. 5. en-Nizâmü’l-Hâs li-ehli’l-İhtisas Terceme Yaman Arıkan-UYANIŞ YAYINEVİ-1985 Bu eser tasavvuf ve ahlakla ilgili bir kitaptır. Hindistan ve Şam’daki baskıların dışında Süleymaniye Kütüphanesinde el yazması mevcuttur. Rufâi Hazretleri bu eserin manevî halleri yaşayıp, tattıktan sonra kaleme almıştır. Türkçeye ilk tercemesi Mehmet Nâzım tarafından yapılmıştır İstanbul 1328. 6. el-Eş’ar Hz. Pîr Efendimizin şiirlerini ihtiva eder. Ebul Hüda es Sayyadi’nin Kılâdetü’l Cevâhir adlı geniş biyografik eserde bir araya getirilmiştir. Kenan RİFÂÎ’nin Ahmed er Rifâî kitabında yayınlanmıştır / 1340 İstanbul 7. el-Ahzâb ve’l-evrâd Tasavvufla ilgili 663 hizbi toplamıştır. Bu hizibler “el Seyru ve’l Mesai fil Ahzâbi es Seyyid Ahmed er Rufâi” adıyla basılmış olup, halen mevcuttur. 8. Besmele-i Şerif manası kayıp eser 9. el Akâidü’r Rufâîyye Yazma eser Yakub b. Kerraz’ın talebi üzerine Rufâi Hazretlerinin akâid ile ilgili yazdığı kitaptır. 10. Şerhu’t Tenbih Şafi fıkhına ait 6 ciltlik eser 11. Rahiku’l Kevser Beyrut 1887 / Muhammed Siracettin er Rifâi, 12. El Fecru’l Münir İstanbul 1300 / Ebul Hüda Es Sayyadi 13. Kitabu Külliyâtü’l Ahmediyye Kahire 1316 / Ebul Hüda Es Sayyadi 14. El Behçe fi’l Fıkh 15. Er Rivâye kayıp eser 16. Tefsiru sureti’l Kadr kayıp eser 17. Ahzabü’r Rifaiyye kayıp eser 18. Et Tarik ilallah kayıp eser TARİKAT SİLSİLESİ 1- Hz. Muhammed 571 – 632 2- Hz. Ali 600 – 661 3- Hz. Hasan-ı Basrî 642 – 728 4- Hz. Habib-i Acemî – 748 5- Hz. Davud-i Tâi – 781 6- Hz. Mâruf el Kerhî – 816 7- Hz. Serîes Sekâtî 772 – 865 8- Hz. Cüneyd-i Bağdadî – 909 9- Hz. Ebubekir Şiblî 10- Hz. Ali Acemî 11- Hz. Ebu Ali Rudbârî 12- Hz. Ebu Ali Gulâm b. Tevkân 13- Hz. Ebu’l Fazl b. Kâmih Vâsitî Bağdadî 14- Hz. Ebu’l Feth Aliyyü’l Kâri Vâsıtî Kureyşî – 1145 15- Hz. Pîr Seyyid Ahmed er Rufâî 1118 – 1182 HZ. PÎR’İN HALÎFELERİ 1- Hz. Şeyh Seyyid Ali b. Osman ? – 1188 2- Hz. Şeyh Seyyid Abdurrahim b. Osman ? – 1207 3- Hz. Şeyh Seyyid İbrâhim A’zeb ? – 1212 4- Hz. Şeyh Seyyid Ebu’l-Hasen Ali Harîrî 1153 – 1247 Şam 5- Hz. Şeyh Fethüddîn-i Mekkî 6- Hz. Şeyh Ömer Ebu’l-Ferec-i Fârisî yed-i Resulullah’ı gördü 7- Hz. Şeyh Hayat bin Kays Harrânî 8- Hz. Şeyh Seyyid Mücerred Ekber Türkistan kutbu 9- Hz. Şeyh Yakûb b. Kerrâz Enes b. Mâlik gibi hayatını Hz. Pîr Efendimizin hizmetine adamıştı 10- Şemseddin Ahmed el Müsta’cil 11- Seyyid Abdussemî el Hâşimî El bürhân-ül Müeyyed kitabını bizlere nakletti. 12- Şeyh Seyyid Yunus eş Şeybânî Sadeddin Cebâvî’nin babası 13- Şeyh Abdulmelik b. Hamit Musûlî Ahmet Gazali’nin şeyhi 14- Seyyid İmaduddin Zencî Horasan kutbu 15- Şeyh Seyyid Ali b. Naîm BağdadîHalifesi Şeyh Berrî, Ahmed Bedevî’nin şeyhi, Bağdat kutbu 16- Seyyid Mahmud Hayrânî Rûmî – 1269 Akşehir-Konya 17- Şeyh Arslan Dımışkî Hz. Pîr’e en fazla hizmet edenlerden 18- Şeyh Ebu Bedr Akîl el Menbücî HZ. PÎR’İN NESEBİNİN BÂZI BÜYÜKLERİ VE MEŞHUR HALÎFELERİ Şeyh İzzeddîn Ahmed el-Fârûsî el-Vâsıtî en-Nefhatu’l-Miskiyye adlı kitâbında diyor ki Seyyid Ahmed er-Rufâî hazretleri Şeyh Mansûr er-Rabbânî’nin kardeşi Yahyâ en Neccârî el Ensârî’nin oğlu Ebûbekir hazretlerinin muhterem kızları Seyyide Hadîce hazretleriyle evlenmişlerdi. Ondan Seyyide Fâtıma ve Seyyide Zeyneb hazretleri doğmuşlardır. Seyyide Hadîce vefat ettikten sonra Hadice’nin kız kardeşi zâhide ve ibâdet eden kadın Sitti Râbia hazretlerini almışlar, ondan Seyyid Sâlih doğmuştur. Seyyid Salih hazretleri hiç evlenmemiş ve babasının hayâtında vefat ederek, atası Yahyâ en-Neccârın türbesine defn olunmuştur. Hz. Pir Seyyide Fâtıma’yı kızkardeşlerinin oğlu ve amcalarının oğlunun oğlu olan Seyyid Ali b. Osman ile evlendirmiş, ondan İbrahim A’zeb ve Seyyid Ahmed el-Ahdar doğmuştur. Bunların doğumundan sonra Seyyide Fâtıma vefat etmişler ve bu iki çocuğundan başka bir çocuk bırakmamıştır. Muhterem eşleri Seyyid Ali b. Osman ise, Hz. Fâtıma’dan sonra Seyyid Muhammed b. el-Kâsımiyyenin kızı Nefiseyi almış; ondan Seyyid İsmâil, Seyyid Osmân, Seyyide Âişe, Seyyide Zeyneb, Seyyide Hadîce ve Seyyide Fâtıma doğmuştur. Hz. Pîr kızı Seyyide Zeyneb’i Seyyid Abdürrahîm b. Osmân ile evlendirmiş, ondan Seyyid Şemseddîn Muhammed ve Seyyid Kutbeddîn Ahmed ve Seyyid Ebu’l- Hasan Ali, Seyyid İzzeddin Ahmed, Seyyid Ahmed Ebu’l-Kâsım, Seyyid Ebu’l-Hasan, Seyyide Âişe ve Seyyide Fâtıma doğmuştur. Bu sûretle altı erkek ve iki kız olmak üzere sekiz evlâtları olmuştur. Seyyide Zeyneb oğlu Şemseddin Muhammed’i, Seyyîd Ali b. Osmanın kızı Seyyide Hadîce ile evlendirmiş, ondan Seyyîd Ahmed gelmiş; o da büyümüş, evlenmiş, ondan Seyyid Ebu’l-Kâsım, Seyyide Hadîce ve Seyyid Abdullah dünyâya gelmiş, sonra Seyyid Kutbeddîn Ahmed b. Zeyneb evlenmiş, ondan Seyyid Necmeddîn Yahyâ ve SeyyideFâtıma gelmiş, Seyyide Zeynep’inüçüncü oğulları Ali el-MuhsinSeyyid Ebu’l-Hasan evlenmiş. Ondan Seyyid Şerefeddîn Ebûbekir, Seyyid Ali Ebu’l-Hasan ve Seyyide Âbide doğmuş; sonra Ebû Bekir’den Seyyid Ahmed ve Seyyid Ahmed’den Seyyid Ali gelmiş. Seyyid Ali Ebu’l-Hasan b. Es-Seyyid Abdülmuhsin Basra civarında Harîr kasabasında mekân tutmuş, oradan Şam’a göçerek orada evlenmiş ve birçok soyu olmuştur. Seyyide Zeyneb’in dördüncü oğulları Seyyid İzzeddîn Ahmed es-Sagîr evlenmiş, ondan Seyfeddîn Osmân’dan başka çocuğu olmamıştır. Beşinci oğulları Seyyid İzzeddîn Ahmed es-Sayyâd, Irak’tan Hicâz’a ve sonra Yemen’e, oradan da Mısır’a giderek Melik Efdal âilesinden biriyle evlenmiş, ondan Seyyid Ali gelmiş. Onu dayılarının yanında bırakıp, Şam’a göçmüş ve nihayet Haleb kasabalarından Metkîn denilen kasabada vefat edinceye kadar kalarak, orada da evlenmiş, Seyyid Mûsâ, Seyyid Sadreddîn Ali, Seyyid Şemseddîn Muhammed ve Seyyid Ahmed Ebû Bekir dünyâya gelmiştir. İzzeddîn Sayyâd, Seyyid Abdürrahîm adındaki oğlunu Irak’ta bırakmıştır. Şam’da Ahmed İzzeddîn es-Sayyâd hazretlerinin lakapları Ebû Ali, Yemen’de Ebu’l- Hayrdır. Hz. Zeyneb’in altıncı oğulları Seyyid Muhammed Ebu’l-Hasan Ümmü Abîde’de evlenerek, ondan Seyyid Şemseddîn Mııhammed ve ondan da, Seyyid Taceddîn ve SeyyidAhmed Ebu’l-Hüseyn gelmiş ve bunların da çocukları olmuştur. 1. SEYYİD ALİ B. OSMAN Pîr efendimiz bekâ âlemine göç buyurduklarından sonra, yüce makâmlarına muhteşem imâm, yüksek erdemlerin sâhibi muhterem yeğeni ve damadı Seyyid Ali b. Osmân hazretleri geçmiştir. Seyyid Ali ulu ahlâklı, kerim elli, herkesi içine alan cömertlik sahibi idi. Kendilerine yoksullar geldiği vakit, “Allah’ın ahbâbı ve ahbâbımız geldi, kalkınız, onlardan ve meclislerinden ve bereketlerinden ganîmet olarak alalım” der ve onlarla lezzet alır ve onlara yemekler getirip, türlü türlü tatlılar yedirir ve bizzat hizmetlerinde bulunarak kalplerine sevinç ilhâm ederlerdi. Buyururlardı ki “Üç şey göze cilâ verir, kuruntuyu giderir, hikmeti arttırır. Onlar da Kur’ân-ı Kerim’e, ana ile babaya ve yol kardeşlerinin yüzüne bakmaktır.” Yoksullara ve yol kardeşlerine gizli açık nafaka vermeyi severdi ve “İnsandan üç şey sorulmaz” derdi ” Bunlar da Evindeki ailesi, yol kardeşleri ve Allah için verdiği nafakadır.” Seyyid Ali’nin alçakgönüllülüğü, merhamet etmesi, ihsânı ve latifliği çoktu. Kederi, gamı, fikri, hüznü ve acı çekmesi sürekliydi. Hz. Pîr efendimiz, kendilerine buyurmuşlardır ki “Ey Ali, zengin on rekât namaz kılsa ve yirmi dirhem sadaka verse, yoksul da iki rekât namaz kılsa ve bir dirhem sadaka verse, üstünlük yoksuldadır. Ey Ali dünyâ işleri ve içinde olan şeyler senin indinde önemsiz olmalı ki, işleri sana kolay olsun. Beni Hakk’ın huzûrunda utandırma!” Seyyid Ali hazretlerinin huzûruna bir gün imtihan için bir fıkıh âlimi geldi. Seyyid Ali fıkıh âlimine “Mâdemki sohbet etmek istiyorsunuz, birbirimizden sual soralım, yararlanalım.” dediler. Fıkıh âlimi “Sen âlim ve fıkıh âlimi değilsin, ben senden ne sorayım?” deyince “Canım zararı yok, sen sor, belki soruna cevap veririm.” dedi. Bunun üzerine fıkıh âlimi İnne’l-mülûke izâ dahalû karyeten efsedûhâ ve ce’alû e’izzete ehlihâ ezilleten Neml, 34. Yâni “Pâdişâhlar bir şehre dâhil olduklarında ol köyü harap ve azizlerini alçaltır ve esir ederler] âyetini tefsîr et.” dedi. Seyyid Ali; “Bizim tefsîrimiz üzerine mi, yoksa sizin tefsîriniz üzerine mi tefsîr etmemi istiyorsunuz?” sorusunu sorunca, hukuk âlimi “Acâyip! Bizim tefsîrimizle sizin tefsîriniz arasında fark var mıdır?” dedi. Seyyid Ali “Evet, vardır” dedi. Fıkıh âlimi “Öyle ise sizin tefsîrinizi istiyorum.” dedi. O vakit buyurdular ki “El-Melik, büyüklük sâhibi Allah’tır, köy kalptir, orada yer tutmuş olan vatandaşlar da iki yüzlülük, ara bozuculuk, kötü ahlâk, yalan dolan, iftirâ, fesat, azgınlık, kısacası Allah’ın rızâsı aksine olan kötü şeylerdir. İnilecek yeri ifsat ettiler. “Eizze”den murat bu şeytanların şerridir ki, onları melik aşağıladı ve onlara ihanet etti” dedi. Fıkıh âlimi bu açıklamayı işitince, büyük bir hayret ve utançla doğruladı. Halîfelik süreleri beş sene bir ay devam edip, 584 / 11 Nisan 1188 Çarşamba öğle namazından önce Femüddin’de bekâ evine göç ettiler. Seyyid Yahya Türbesine defnedildiler. Ölüm hastalığında kardeşi oğlu Şemseddîn Muhammed hazırdı. Kendilerine bir iki söz söylemelerini rica etti. Seyyid Ali de; “Yâ Muhammed, Ebû Bekir es-Sıddîk efendimiz, Peygamberimiz hazretlerine nasılsa, sen de bana öylesin.” dediler. Seyyid Muhammed “Bu habere kim şâhit oluyor?” deyince “Baban Abdürrahîm, amcan Abdüsselâm ve dervişlerden müteşekkil başka bir topluluk!” dedi. Orada bulunan dervişler şahit oldular. 2. SEYYİD ABDURRAHÎM b. OSMAN Büyük kardeşlerinin ölümünden sonra halîfeliğe büyük şeyh, irfan sâhibi Hz. Pîr’in damadı Seyyid Abdürrahîm hazretleri geçti. Kendileri güzel ahlâk ve yüksek iç yapı sâhibiydi. Her halde, Allah’ın hukûkunu gözetir ve dayısının hasletlerine uyardı. Yetimler için şefkatli baba ve dullar için elif gibi doğru eş idi. “Ferah ve kazancım miskin ve yetim ferahlandığı vakittir.” derdi. Yüksek himmet sâhibiydi ve dünyâlıktan elinde olanı ödünç bilirdi. Yoksullara hizmet edenleri özellikle gözetirdi. Güzel ve hazin sesliydi. Şaşkınlık ve şiddetli arzudan doğan iniltisi, göz yaşları çoktu. Kalbi Hak’tan başkasına boşaltılmıştı. Keşfi açık ve huyu yüksekti. Pek çabuk öfkelenen ve râzı olandı. “Yoksul kendi irâdesinden yorulur da bütünlüğü Hak için olursa, Hak da onun için olur. Hakk’a itâat eden kimseye, her şey itâat eder.” buyururlardı. Kendisine “Sen basîret sahibisin!” diyen kimseye cevap olarak “Benim basîretim yoktur, lâkin ben de bir kalp vardır ki, her ne murat ederse, Allah’a âit irâdedir,” dedi. Halifelik süreleri yirmi iki yıldır. Bu süre içinde üç kez sefer ettiler; sonra seferi terk ettiler. Seferi niçin terk ettikleri sorulduğu vakit “Hak’tan izin almayınca sefer edemem.” dedi. 606 / 12 Nisan 1210 Çarşamba günü sabahı vefat etti. Kendilerini Şeyh Abdülcebbâr ile Şeyh Ebu’ş-Şücâ’ yıkadı ve kardeşi Seyyid Abdüsselâm’ın tekkesine gömüldü. 3. SEYYİD İBRAHİM A’ZEB Velilerin şeyhi Seyyid Ebû İshak İbrahim A’zeb mübarek amcalarından sonra, halifeliğe geçtiler. Beğenilen ahlâk ve güzel yüz sâhibiydiler. Utanması o derecedeydi ki, kırk yıl başını göğe kaldırmamıştı. Dünyâ yaşayışında aza kanâat eder ve leziz yemeklerden ve nefis içeceklerden nefsini yasaklardı. Fakirdi, hiçbir zaman iki gömleği olmadı. Sarığının uzunluğu bir arşın veya daha azdı. Dulları ve yetimleri korur, gariplerle sürekli olarak sohbet ederdi. Hz. Pîr Rufâî’nin eserleri ile yetinir, seçimi cömertlik ve utanma, sünneti alçak gönüllülük ve sükûnetle boyun eğme, âdeti alçak gönüllülük ve kanâattir. Şeyhlere ve körlere saygı gösterir, dünyâ ehlinden her kim olursa ayağa kalkmazdı. Belli zamanlarda okuduğu duâsı geceleri ağlamaktı. Kendilerinden şan sâhibi bir Peygamberin veya şânı yüce bir ermişin hallerinden sorulsa, söylerdi. Bir gün Hz. İbrahim soruldu. Sıfatını ve niteliğini tarif eyledi, toplantıda bulunmakta olan ilim sahiplerinden bir fakîh “Biz bu söylediğini kitapta bulmadık ve işitmedik.” demesi üzerine şeyh gülümseyerek, eliyle karşıya işaret etti; fakîh işâret olunan yere bakınca bir sayha eyleyip yüzü üzere düştü. Baygınlığından iyileştikten sonra, fakîhlere Hz. İbrahim gördüğünü söyledi. İbrahim el-A’zeb hazretleri buyurdular ki “Kabul edilmiş tövbe, kulun Allah’ından utanarak tövbe etmesi; alçak gönüllülük, hal ve hakikati kimden olursa kabul eylemesi; sabır, belâ ile güzel edep üzere bulunması; rızâ Cenâb-ı Hakk’ın isteyerek seçtiğine kalp ile nazar kılmasıdır.” İbrâhîm el-A’zeb hazretlerinin elli bin mürîdi vardı. Hilâfet müddeti 7 sene idi. Ümmü Abide’de 610 / 22 Nisan 1212 Pazartesi günü Hakk’a yürüdü ve Hz. Pîr’in türbesine defnedildi. 4. SEYYİD ŞEMSÜDDİN MUHAMMED Rufâî seyyidlerin babası Seyyid Şemsüddîn Muhammed b. Abdurrahim hazretleri, amca oğullarından sonra halîfe oldular. Kendileri hayâ kaynağıydılar. Asla kerâmet göstermez ve “Kerâmet göstermek derece derece yükseltip sonra felâkete uğratmadır.” derlerdi. İbrâhim A’zeb hazretleri kendileri hakkında “O bir denizdir ki, sâhili yoktur, onu Allah’tan başkası bilmez.” derlerdi. Hz. Pîr göç buyurdukları vakit, ev halkından her biri mübârek olduğuna inanarak şerefli hırkalarından birer parça aldılar. Seyyid Muhammed’e hissesini almaları teklif olunduğu vakit cevap olarak “Ben atamdan bir parça hırkaya râzı değilim, ben atamın huyunu isterim.” dedi. Bağdat’ta kendisinden büyük atalarının menkıbelerini sıfatlandırmalarını ricâ edenlere cevap olarak “Ben dalı olduğum bir ağacı nasıl vasfa güç bulabilirim?” derdi. Hilâfet süreleri yedi yıl bir ay devam edip, 619 / 25 Ağustos 1222 Çarşamba günü vefat ettiler. Kendilerini Nakîb Muhammed yıkadı ve ikindi vaktinde mübârek atalarının şerefli türbesine defn olundu. 5. SEYYİD KUTBUDDİN ALİ Seyyid Muhammed’in vefatından sonra Seyyid Abdurrahim oğlu Seyyid Kutbuddin Ali postnişin oldu. Kendileri muhaddis, âlim, müftü, vâiz, takvâ sâhibi, sînesi selim, kalbi tertemiz, hastalıklar ve dertler, acılar ve elemler sâhibi olup, belâyı nîmetten sayardı. Şerefli âdetleri kazâ ve kadere teslim olmaktı. Hüznü sürekli, ağlayışı çoktu. Yalnız kalmayı sever, tatlı sözlü, güzel yüzlü, hazin sesli ve yanık kalpliydi. Gurur duyması efendisinin kapısında hizmet etmekti. “Ben şeyh değilim, sadece hâdimim” derdi. Halîfelik süreleri on altı yıl bir ay olup, 630/ 23 Aralık 1238 Perşembe günü vefat etti. Kendilerini Şeyh Ahmed b. Abdurrahman b. Ya’kub el-Kürâz ve Şeyh Hüseyin b. Abdülcebbâr yıkadı. Mübârek atalarının şerefli türbesine defn olundu. 6. SEYYİD NECMEDDİN Seyyid Necmeddin amca oğullarından sonra halîfeliğe getirildi. Dünyânın teki, yüzyılının eşi olmayanıydı. İleri gelenler, şeyhler, irfan sâhipleri ve gerçeği bilenlerin büyüklerine karşı alçakgönüllülükten seccâdeye oturmazdı; ve “Ben kimim ve neyim ki ârifler sultanının seccâdesinde oturayım?” derdi. Aile ve akrabalarından çok eziyet görürdü. Aile efradı O’na muhalefet ederdi. Dervişler O’nun himmet kanatlarının altında mutluydular. Halîfelik süresi beş yıl bir ay olup, 641/1243 Şâban ayının on dördüncü cuma günü bu dünyâdan göç buyurdular. Kendilerini Nakîb şeyh Mahbûb yıkadı. 7. SEYYİD İSMAİL KEYYÂLÎ 1204-1258 Büyük şeyh İsmâil el-Keyyâlî b. Seyyid İbrâhîm el-Belhî el-Hüseynî hazretleri yüksek tarîkatı Şeyh Necmeddîn er-Rufâî’den aldı. O da babası Şeyh Kutbeddîn’den, o da babası Şeyh Şemseddîn’den o da amcası Seyyid İbrâhim el-A’zeb’den, o da şeyh Abdürrahîm’den, o da kardeşi Seyyid Seyfeddîn Ali er-Rufâî’den, o da dayısı ve babasının amcası oğlu Seyyid Ahmed er-Rufâî aldılar. Seyyid İsmâil Keyyâl Halep’te Ternebe Köyünde otururdu. 1258 târihlerinde orada vefat eyledi. Seyyid Ahmed İzzeddin es Sayyad Türbesi 8. SEYYİD AHMED İZZEDDİN SAYYAD 1178-1271 Ondan sonra kutbu’l cevâd Seyyid Ahmed es-Sayyâd hazretleri halifelik makamına geçti. Irak’tan Hicaz’a, Yemen’e, Mısır’a ve oradan Şam’a gitti. Mübarek yaşları kırk sekize gelince, büyük dedeleri Hz. Peygamber Hazretlerini ziyaret için Medine’ye gitti ve Medine’den çıktığı yıl halîfe Ebû Abbâs Nureddîn vefat etti. Hz. Peygamber’i ziyaretten sonra haccını yaptı. Yine Medine’ye dönüp, dokuz yıl kadar mücavir kaldı. Orada Sakîfetü’r-Rasâs’a yakın “Ribât-ı Rifâî” adıyla tanınmış olan tekkeyi yaptırdı. Medine’nin hâkimi İbn Nemîletü’l Hüseynî ve imâm Abdülkerîm Muhammed er Râfiî el Kazvînî ve şeyh A’lemüddîn Ali b. Muhammed es Sencâvî ve Tâceddîn el Ebîderî ve diğerleri kendilerinden tarîkat eli aldılar. Sonra manevî işaret üzerine tarîkati yaymak için Yemen’e gittiler. Şeyh Ebû Bekîr el Adenî ve Şeyh Ebû Şükeyl el-Ensârî ve Şerîf Muhammed Alevî ve Şeyh Ebû Bekîr Dincâî ve diğerleri orada kendilerinden tarikatı ahz eylediler. Orada da pek çok tekke yaptırdıktan sonra Mısır’a döndüler. Mısır’da Hüseynî Mescidinde yedi yıl kaldılar. Âlimler, şeyhler ve ileri gelenlerden çok kimseler kendilerine bağlandılar ve zikir halkalarında ve toplantılarında Cemâleddîn Ebû Amr b. el-Hâcib bulundu. Sibâ mahallesinde bir tekke yaptırıp iki yıl da orada kaldıktan soma Şam’a geldiler. O yıl da meşhur halîfe Ebû Ca’fer el-Mansûr Melik-i Âdil vefat etti. Orada biraz oturduktan sonra Humus’a gittiler. Humus’ta üç yıl kadar oturup, bir tekke yaptırdılar. Orada da birçok zat kendilerinden tarîkatı ahz ettiler. Hattâ bunlar arasında olan şeyh Cemâleddîn b. Muhammed el-Emîr, kendilerinden sonra Humus’ta tekkenin şeyhi oldular. 643/1245 târihinde oradan Metkîn’e gidip büyük bir tekke yaptırdı ve orada gömülmüş oldular. Şeyh Hazretlerinin hüzün, hayâ, gönül alçaklığı ve ağlayışı çoktu. Az söz söylerdi. Güzel sesi vardı, okuduğu vakit dinleyiciler ağlamaktan kendilerini men edemezlerdi. Seyyid İzzeddin Ahmed es Sayyâd Hazretlerinin meşhur duaları, pek çok hizipleri vardır. Halktan ve şöhretten çekindiği halde, iki yüz bine yakın müritleri vardı. Eşi irfan sahibesi, iyi hâtûn Hazrâ Ümmü’l-Hayr’dan Seyyid Sadreddîn Ali, Ali Seyyid Şemseddîn, Seyyid Ahmed Ebû Bekir, Seyyid Mûsâ adlarında dört erkek çocuğu oldu. Soyları Şam’da, Irak’ta, Halep’te ve Bâdiye’de yayılmıştır. Efendimiz Ahmed es-Sayyâd 670/1271’de vefat ettiler. Doksan altı yıl yaşadılar. Şeyh hazretleri atası er-Rufâî Hazretlerinin göçüşlerinden az önce icazet almışlarsa da, yaşları daha o vakit pek küçük olduğundan, temiz ve yüce soylu ağabeyleri Ebu’l Hasan Abdülmuhsin hazretlerinden kemal buldular ve şeyh Abdülmünim el-Vâsıtî’den İslâm hukuku tahsili görüp tefsir ve hadîs ilimlerini öğrendiler. Sayyâdlıkavcılık’la tanınmış olmalarının sebebini şöyle rivayet ediyorlar Acem Meliki bir gün kendilerini ziyarete gelmişti. Hallerine şaşırarak “Sizin sanatınızın ve çalışıp kazanmanızın olmadığını işittim; aile ve dervişlerinizin geçimleri için şânınıza yakışacak surette size bir şey tahsis etmek istiyorum.” dedi. Sayyâd ise cevap olarak “Benim sanatım yok değildir, avcıyım.” dedi ve derhal elini hırkasının altına sokup, ortaya hurma lifleriyle birbirine bağlanmış iki arslan yavrusu attı. Ve“İşte efendim ben bunları şimdi yüksek dağlardan avladım.” dedi, bununla şöhret buldu. Şöhret kazanmayı hiç arzu etmediklerinden Vâsıt’tan ayrılış sebepleri de bu oldu. 9. SEYYİD SALİH Onlardan biri de Seyyid Ahmed er-Rufâî’nin oğlu dînin kutbu Sâlih hazretleridir. Hazin sesli, sızlanışı şevkli, kerim huy ve selim kalp sâhibiydi. Güzel konuşmasıyla tanınmış, cömertliği ve eli açıklığıyla şöhret kazanmıştı. Babasının sağlığında genç yaşta vefat etti. Hz. Pîr dedi ki “Salih gibisi nerede? Yâsîn ve Tebâreke sûrelerini okumadan bir gece geçirmezdi” Yine buyurdu “Hiç bir kadın, Salih gibi bir oğulun vefatı ile musibetzede olmamıştır.” Vefatından 5 ay sonra Hz. Seyyid “ Yaşasaydı benimle aynı seviyede olacaktı” *** Hz. Pîr, Seyyid Salih’in annesi muhtereme zevcesi Sitti Rabia’ya Sittü’l Fukarâ dervişlerin hanımefendisi ve Ümmü’l Fukarâ dervişlerin annesi lakabını vermiştir. “Dervişlerin senin görüşlerine uymaları vaciptir” *** Hz. Pîr Efendimizin kızı Sitti Zeynep geniş elbise giyerdi. Lezzetli yemek ve içecekleri terk etmişti. Sürekli ibadet ve Kur’an okumakla meşguldü. Terazu yolunu tutmuştu. Seferlerde çok ağlardı. Hz. Seyyid, O’nun hakkında “İnsanlar benden geriye bir kız kaldığını düşünüyorlar. Oysa benden geriye bir erkek kalmıştır.” *** Seyyid Muhammed’in hilafeti döneminde Hz. Pîr Efendimizin zevcesi Sittül Fukâra Rabia 613 20 Ocak 1217 de Cuma günü gece yarısı vefat etti. O’nu eşinin yanına defnettiler. 10. SEYYİD ABDUSSELÂM b. ABDURRAHÎM Onlardan biri de yüksek himmetler ve temiz nefis sâhibi Seyyid Abdüsselâm Hazretleridir. Abdusselâm hâllerini ve sırlarını herkesten saklardı. Hiçbir hastaya gitmezdi ki, Allah’ın izniyle o hasta şifâ bulmasın. Çok Kur’an okurdu. Hz. Pîr, O’na “dürre-i yetîme nadir bulunan inci” lakabını vermişti. Seyyah dervişler, Hz. Pîr Efendimizden Seyyid Abusselam’ı yol arkadaşı olarak görevlendirmesini rica ettiler. Hz. Pîr onların isteğini kabul etti. Ancak Seyyid Abdurrahim ise çocuğunun kendisinden uzak kaldığı için Hz. Pîr’e gidip ağladı. Efendimiz de Abdusselâm’ı seyyah dervişlerle gitmekten men etti. 680/8 Ağustos 1281 tarihinde kardeşleri Seyyid Ali’nin halîfeliklerinde bu dünyâdan göç eylediler. 11. SEYYİD İZZEDDİN AHMED Seyyid Abdusselâm’dan sonra çok büyük şeyh Seyyid İzzeddîn Ahmed b. Seyyid Abdürrahîm hazretleri halîfe oldu. Kendileri cömert huy, büyük azim ve selim kalp sâhibiydi. Güler yüzlü ve güzel huyluydu. Dünyanın onun yanında hiç kıymeti yoktu. Kur’an okurken ve musikî dinlerken çok neşeli olurdu. İnsanlar O’nu çok severlerdi. Mübârek atalarının şerefli türbelerine defn olundu. 12. SEYYİD SADREDDİN ALİ Yüce kutup Seyyid Sadreddîn Ali b. Seyyid İzzeddîn Ahmed es-Sayyâd hazretleri çok vakarlı ve heybetlidirler. Heybetinden yüzüne bakılamazdı! Rengi esmer, başı büyük, alnı geniş, boyu orta, söyleyişi tatlı ve yumuşaktı. “Kerâmet, istikâmettir. Ömür, bulunduğun saattir. Cehâlet lokması zehirdir. Câhilin kederi, karnıdır. Kerâmet gösterme hastalık ve gizlemesi sırdır. Günlerin en güzeli, Allah adını zikrederek oturduğun ve şükür eden olarak kalktığın ve râzı olarak uyuduğun gündür. Bunun da en güzeli, senden Hakk’ın râzı olmasıdır.” sözleri, yüce hikmetlerdendir. 695/1295’te bu âlemden göçtüler. Ve babalarının karşısında şerefli türbesine defn olundu. 13. SEYYİD ŞEMSEDDİN MUHAMMED 1374-1407 Yüce eren Seyyid Şemseddîn Muhammed b. Seyyid Sadreddîn Alî es-Sayyâdî er- Rufâî, büyük babasından sonra Sayyâdiyye zâviyesinin şeyhiydi. Babaları kendisini bıraktıkları vakit on sekiz yaşındaydı. İlmi ve tarîkati babasından aldı ve meslekine sâlik oldu. 810/1407 târihinde otuz üç yaşında iken vefat etti. Vefâtı temiz atalarının ziyâretine gittiği vakit Basra’nın Vâsıt’ında, Betâyıh’da oldu. 14. SEYYİD ŞEMSEDDİN ABDULKERÎM SAYYADÎ Seyyid Şemseddîn Abdülkerîm es-Sayyâdi el-Vâsıtî b. Seyyid Sâlih Abdürrezzâk b. Seyyid Şemsî Muhammed b. es-Seyyid Sadreddîn Ali es-Sayyâdiyyü’l-kebîr Abdülkerîm hazretleri, 723/1323’te doğdu. Zamânının en fakîhi, çok bileni ve üstünüydü. Halîm, kerîm, selîm, müstakîm, azimli, eli açık, takvâ sâhibi, temiz ve kısaca zamânının bereketi ve sâhibiydi. 769/1367’de vefat etti. Femüddeyr’de eşinin kabrinde defn olundu. 15. SEYYİD SİRÂCEDDİN SAYYÂDÎ Sirâceddîn es-Sayyâdî, anneleri Sitti Sa’diyye binti Abdurrahmân el-Mahzûmî sebebiyle “Mahzûmî” demekle tanınmış olup 766/1364’de doğdu. Buyurdu ki “Şeyh Muhyiddîn Arabî hazretlerinin sözlerinden birini inkârdan sakınınız. Çünkü evliyâ eti zehirlidir. Tasavvuf âlimlerinden birini inkâr etmeyiniz! Kendinizden vazgeçip Hakk’a yönelmeniz başkasından vazgeçmenizden daha uygundur; kendinizle bilişmeniz başkasıyla bilişmeden daha zararlıdır.” Doksan iki yıl ömür sürdükten sonra, 885/1480’de Bağdat’ta vefat etti. 16. SEYYİD EBU’L HASAN ALİ HARÎRÎ 1153-1247 Hz. Pîr’in kızı Seyyide Zeynep’in oğludur. Şeyh Ali Ebu’l-Hasan el-Harîrî b. Seyyid Abdülmuhsin ebi’l Hasan Ali b. Seyyid Abdürrahîm el-Kebîr er Rufâî Basra’da Harîr kasabasında otururdu. Oradan Şâm’a hicret ettiler. Doksan yedi yıl yaşadıktan sonra Şam’da vefat etti. * * * Bunlardan Şeyh Muhammed el Hadîdî er-Rufâî, 900/1494’te vefat etti. * * * Bunlardan Seyyid Receb er-Rufâî el-Kebîr, 690/1291’de Basra’da doğdu. Şeyh Tâceddin b. Seyyid Şemseddîn Muhammed er-Rufâî el-Kebîr’in küçük kardeşi olup, Ümmü Abîde’de otururdu. Rivâk’ı Ahmedî adı verilen tekkenin şeyhi oldu. * * * Bundan sonra Muhammed Saîd Efendi b. Seyyid Tâlib er-Rufâî ve Ebû Bekir el- Kebîr er-Rufâî gelir ki, Şâm ve Halep şehirlerinde olan Sayyâdiyye icâzetlerinin hepsi ona kavuşmuş olur. * * * Onun bu âlemden göç etmesinden sonra seccâdesine oğlu Seyyid Şeyh Muhammed Hayrullâh Evvel geçti. Ondan sonra oğlu Şeyh Muhammed ve sonra oğlu Şeyh Muhammed Hayrullâh Sânî, sonra kardeşi Seyyid Şeyh el Hâc Ali geldi. O da vefat ettikten sonra, yerine oğlu Şeyh Muhammed Hayrullâh geçti. * * * Bunlardan Şeyh Sadreddîn er-Rufâî’nin kardeşleri Şemseddîn Muhammed b. Aclân hazretleri ki, Şâm’da soyu mevcût olup, nakibü’l-eşrâflıklar orada kendilerine babadan oğula ve büyükten büyüğe geçmektedir. * * * Bunlardan âriflerin imâmı Seyyid Hüseyin Burhâneddîn b. Seyyid Abdüsselâm kardeşleri Seyyid Ali ve Seyyid Muhammed ile Irak’tan Şâm beldelerine hicret ettiler. Seyyid Hüseyin Burhâneddîn 1096/1684’de doğup, 1146/1733’de vefat etti. * * * Bunlardan fazîletli şeyh Ebu’l-Berekât Muhammed b. Hüseyin es-Süveydî Bağdâdî ve Şeyh Abdurrahmân b. Ferec el-Mevsılî ve Şeyh Abdullah b. İsmâil en-Naîmî ve Şeyh Ali et-Tufeyh er-Rehâvi ve Şeyh Ebû Muhammed Artuk el-Hâbûrî ve büyük şeyh Cisrî ve sâlih erenlerin şeyhi “Derviş” denmekle tanınmış Muhammed el-Besâmisî ve şerefli âlim, Şeyh Muhammed el-Ârî el-Erîhâvî b. Seyyid Ahmed ve Şeyh Ahmed es-Sayyâdî el-Melsî ve başkaları da Rufâîye halîfelerindendir. Seyyid Hüseyin Burhâneddîn’in tanınmış kardeşi Seyyid Ali el-Huzâm idi ki, Numan Köyünden Hıyş’de gömülmüştür. * * * Seyyid Ali Şam civarında Havran’da otururdu. Seyyid Hüseyin hazretleri kardeşlerinin ziyâretini özlediğinden ziyâret için yola çıktı ise de, kardeşine kavuşamadan, kardeşleri Seyyid Ali vefat etti. Kardeşinin evine ulaşınca, kendilerinde de mide rahatsızlığı hâsıl olup 1177/1763’de kardeşinden birkaç gün sonra ölümle sonuçlanan dizanteriye tutularak ve şehit olarak göç etti, kardeşinin yanına gömüldü. * * * Bunlardan Ebu’l-Berekât Seyyid Muhammed Bahâeddîn Mehdî er-Revâs 1805- 1870 1839 târihinde Mekke-i Mükerreme’ye gidip bir yıl ve bundan sonra Medine-i Münevvere’de iki yıl kalıp Mısır’da Câmi-i Ezher’e gitti. On üç yılda orada kaldıktan sonra Irak’a gelip Seyyid Abdullah er-Râvî ile buluştu; ondan tarîkat ve hilâfet aldı. Sonra yine seyahate çıkıp Hind, Horasan, Acem ve Türkistan’a gittikten sonra Irak, Şâm, İstanbul, Rumeli, Anadolu ve ondan sonra Hicâz, Yemen, Necid ve Bahreyn’e gitti. Cenâb-ı Hak kendilerini büyük velîlik, ulu menkıbeler, övülecek huylar ile saygı değer kılmıştı. İlim, amel, zühd ve edep olarak vaktin imâmıydı. RUFÂİYYE TARİKATI’NIN MEŞHUR KOLLARI Harîrîyye Pîr Seyyid Ebul Hasan Ali Harirî 1153 – 1247 Şam Sayyâdiyye Pîr Seyyid Ahmed İzzeddin Sayyâdî 1178 – 1171 Hama İmâdiyye Pîr Seyyid İmâdeddin Ekber Keyyâliyye Pîr Seyyid İsmail Meczub Keyyâlî 1204 – 1258 Halep Cendeliyye Pîr Cendel b. Muhammed Rufâi -1277 Şam Aziziyye Pîr İzzeddin Abdülazîz b. Ahmed Dîrînî 1216-1295 Kahire Atâiyye Pîr Şeyh Muhammed Atâiyye Rufâi Kudüs Katnâniyye Pîr Seyyid Hasan Katnânî -1347 Nûriyye Pîr Nureddin Habîbullah Hadîsî İzziyye Pîr Ebul Feyz Hüseyin İzzi Mısrî Bürhâniyye Pîr Burhânettin İbrahim b. Ömer b. Ali Fazlıyye Pîr Seyyid Cemâleddin Muhammed b. Fazlullah Hindî 1535-1620 Bürhanpûr Hindistan Cemâliyye Pîr Şeyh Cemâleddin Irakî Sebsebiyye Pîr Seyyid Süleyman Sebsebî
ahmed er rufai ilahisi sözleri